GeriDünya Ban Ki-Mun Dünya Kupası'nda, şehitlerimizin kanları kurudu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ban Ki-Mun Dünya Kupası'nda, şehitlerimizin kanları kurudu

Hava sıcak mı, sıcak. Yaz anide bastırdı. Otogarda sırasını bekleyen kamyon şoföründen, moda caddesindeki atölyelerde kumaş kesen genç kızlara '' Mavi Marmara'ya saldırınlar ceza görecek mi?'' diye sorsanız '' Sıcak adamın başına vurmuş. Mavi Marmara ne demek?'' diye yüzünüze bön bön bakacak.

'Mavi Marmara' saldırısını soruşturacak komite üyelerini BM Genel Sekreteri seçecek. Peki Ban Ki-mun ne yapıyor? Sağa sola telefon edip soruşturmacı arıyor. Nerede şimdi? 10 günlüğüne Afrika'da. Hem de on günde ikinci defa. Ne için? Bu kez Dünya Kupası açılışını izleyecek.  9 vatandaşımızın şehit olduğu İsrail komandolarının kanlı baskını daha haftası dolmadan başlangıçta gördüğü ilgiyi kaybetti. Ban Ki-mun Afrika'dan gönderdiği bir mesajda Mavi Marmara'ya zifiri gece karanlığı baskınında sivil ve silahsız Türk'ün öldürülmesinden şok olduğunu söyleyerek saldırıyı kınadı. Uluslararası bir soruşturma  heyetine İsrail makamlarının ifade vermesini talep etti. Genel Sekreter 24 saat sonra New York'a dönüşünde üslup değiştirdi,  kanlı saldırıyı '(Event)'Olay' diye niteledi. Bir pop konserinin de aynı sözcükle nitelenmesi gibi.

Gazetelerin baş sayfalarına bakıyorum, Meksika Körfezi'ndeki petrol sızıntısının nasıl durdurulacağı, bir beyzbol hakeminin yanlış düdük çalması, Belediye Başkanı Bloomberg'in kız arkadaşının kongre üyeliği yarışına girmesi günlük acendanın başında. İç sayfalarda ilginç ve eğlenceli haberler var. Başlıkta ''Mangia at Rao''yu görünce okuyorum. 100 yıl önce bir İtalyan ailenin açtığı Rao yemek yenmesi imkansız bir aşevi. Harlem'deki lokantaya değil bir ay sonrası gelecek yıl da dahi yer ayırtmak mümkün değil. 4 veya beş kişinin oturacağı 10 masalı lokantada varlıklı, ünlü kişiler yüksek  üyelik ücreti ödeyerek yıllık rezevasyon yapıyorlar. Habersiz dahi gittiklerinde masalarında yerleri hazır. Zaman zaman yakın dostlarına kart vererek yemek fırsatı yaratıyorlar.
Bu kez Rao'nun sahibi 27 Temmuz'da Rao'da akşam yemeğini eBay kanalıyla açık artırmaya sunmuş. 4 kişilik masa için başlangıç fiyatı, bahşiş hariç, 5 bin dolar. Mönüde kızarmış biber, fırında istiridye, ricotto soslu lasagna ve sulu köfte gibi İtalyan yemekleri var. En yüksek fiyatı veren Rao'da akşam yemeği şansını yakalamış olacak ama sadece 27 Temmuz için. Açık artırma 3 Haziran'da yapılacak.

Bir dedikodu yazarının köşesinden: ''Bu evsizi yıllardır tanırım. Doğu yakasında ( zengin kesimin adresi) bir barınakta yaşıyor.Bizim orada hep aynı köşede durur, para toplar. Bir Noel'de muhit sakinlerinden bir karı-koca bizim evsize 10 bin dolar verdiler. Evsiz adam, hesabı olan bir bankaya yatırdı bu parayı. Son krizde bankası iflas etmilş ama o parasını kasada nakit topladığı için kaybı olmamış. Yapacağın daha verimli başka iş yok mu, avuç açmak dışında? deyince ''Sakatlık maaşlarımı biriktiriyorum, yeteri param olunca emekliye ayrılacağım.'' cevabını veriyor. Geçenlerde köşesinde başka birini görünce '' Sen nereden çıktın?'' dediler.'' Florida'ya tatile gitti. Bu köşeyi bana kiraladı.'' yanıtını verdi. Kapitalist düzenin dilencisi de böyle olur.''

Bu da her anımsadığımda beni neşelendiren bir dedikodu:

Anne Frank'ın Hatıra Defteri tekrar tiyatrolar sokağına geliyormuş. Bu kez baş rolde Pia Zadora yok. Yıllar önce yahudi milyarder Meshulas Riklis gönlünü kaptırıp evlendiği kızı yaşındaki Pia'yı aktris yapmak için servet harcadı. Ses ve tiyatro hocaları tuttu. Oysa Pia'da ne ses var ne de oyun kabiliyeti. Bir gece öylesine kötü oyun sergiledi ki Naziler onu aramak için evlerine geldiğinde tiyatrodaki bütün seyirciler ayağa kalkarak ''Çatıda saklanıyor.'' diye bağırdılar.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle