Dünya Haberleri

DÜNYA

    Azerbaycan’da değişen birşey yok

    Hasan KANBOLAT
    23.10.2008 - 17:20 | Son Güncelleme:

    Azerbaycan'da 15 Ekim 2008 tarihinde yapılan ve beş yıl görev yapacak devlet başkanını belirleyecek olan seçimde beklenildiği üzere Devlet Başkanı İlham Aliyev oyların yüzde 88,64'ünü aldı.

    Böylece, 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Azerbaycan’da altıncı kez yapılan seçimler sonucunda İlham Aliyev’in ikinci dönemi başlamış oldu.

    Dünyanın önde gelen enerji ihracatçılarından biri olan sekiz milyon nüfuslu Azerbaycan’ı babası Haydar Aliyev’in 2003 yılında hayatını kaybetmesinin ardından yönetmeye başlayan 46 yaşındaki İlham Aliyev, seçimlerde hiçbiri gerçek rakip olarak görülmeyen altı muhalif ile yarışmıştı.

    Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Bürosu’nun (AGİT/ODIHR) 28 uzun-dönem ve 450 kısa-dönem gözlemciyle (Türkiye’den 20 kısa gözlemci), Bağımsız Devletler Topluluğu’nun (BDT) 23’ü uzun dönem olmak üzere toplam 398 gözlemciyle, Avrupa Komisyonu Parlamenterler Meclisi’nin (AKPM) ise 26 parlamenterle izlediği seçimlerde kayda değer bir huzursuzluk yaşanmamıştı. Oy kullanma merkezlerinin yaklaşık yüzde 10'unda kurulan kameralarla sürecin internetten izlenmesine olanak tanınması başta olmak üzere birçok konuda ilke imza atılmıştı. Seçimleri AGİT/ODIHR gözlem grubu “seçim sürecinde kayda değer gelişmeler bulunduğunu ancak tüm demokratik ilkeleri karşılamadığını, seçimin rekabetden yoksun olduğunu, özellikle oy sayımı ve sonuç çizelgelerinde hatalar yapıldığını" açıklamıştır.

    AGİT/ODIHR gözlem grubu seçimleri muhalefet mitinglerini yasaklamak, öğrencileri ve devlet memurlarını Aliyev yanlısı mitinglere katılmaya zorlamak gibi seçim kampanyasındaki usulsüzlükler konusunda eleştirmekle birlikte seçimleri, Azerbaycan'ın Sovyetler Birliği sonrası tarihindeki en demokratik seçimler olarak nitelendirmişti. Ülkenin en büyük beş muhalefet partisi, kendilerine özgürce kampanya yapma şansı verilmediğini söyleyip bağımsız medyanın kapatıldığı ve muhaliflerin hapsedildiğini iddia ederek seçimleri boykot etmişlerdi.

    Ülkenin en önemli muhalefet partisi olarak kabul edilen Müsavat Partisi, 2 Ağustos 2008 tarihinde düzenlenen Parti Meclisi'nde alınan karar doğrultusunda seçimlere katılmayacaklarını açıklamıştı. Parti Başkanı İsa Kamber burada yaptığı konuşmada seçime katılmak için uygun koşulların olmadığını belirterek boykot kararının en iyi seçenek olacağını düşündüğünü belirtmişti.

    Ülkenin diğer önemli muhalefet bloku Azadlık (Azerbaycan Halk Cephesi Partisi, Azerbaycan Liberal Partisi ve Vatandaş ve İnkişaf Partisi) da seçimlere katılmayacağını açıklamıştı. Muhalefet partilerinin seçimleri boykot etmeleri ve gerçek bir rekabetin olmamasından dolayı resmi olarak 17 Eylül 2008 tarihinde başlayan kampanya dönemi oldukça sakin geçmişti.

    Seçim heyecanının gözlenmediği Azerbaycan’da adayların propaganda faaliyetlerine halkın ilgisi sınırlıydı. Aliyev'in Genel Başkanlığını üstlendiği iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi (YAP) ''İlham ile ileri'' sloganı adı altında aktif bir seçim propagandası sürdürürken diğer adayların kampanyaları oldukça sönük kalmıştı. Muhalefet, Batı ülkelerini demokratik reformların yapılması için Aliyev'e baskı yapmamakla suçlamaktadır. Muhalefete göre bunun nedeni Batı'nın Azerbaycan'ın zengin petrol kaynaklarını yitirmek istememesidir.

    AB, planlanan Nabucco doğalgaz boru hattı projesinde, rezervleri boruları doldurmaya yetmemesine rağmen Azerbaycan'a çok güvenmesine karşın Gürcistan Krizi, Bakü’nün Moskova’ya bakışını değiştirmiştir. Azerbaycan, Ağustos 2008’de meydana gelen Gürcistan Krizi sonrasında Abhazya ve Güney Osetya sorunları tamamen çözülmeden Gürcistan’dan geçen enerji nakil hatlarının güvenilir olmadığını görmüştür.

    Bundan dolayı, Gürcistan Krizi sonrası Bakü, Rusya Federasyonu’nun NATO'ya karşı oluşturduğu Kolektif Güvenlik Anlaşması Teşkilatına katılma niyetinde olmasa da Moskova’ya daha yakın bir siyasi konum almaya başlamıştır.

    İhracatının yüzde 85'i ham petrol ve doğalgaz kaynaklarından oluşan Bakü’nün Rusya Federasyonu’na gönderdiği petrol hacmini artırmış ve İran'a da petrol gönderme girişimlerinde bulunmuştur. Ayrıca Bakü, Türkiye -Ermenistan siyasi yakınlaşmasını da endişeyle takip etmeye başlamıştır.

    Aliyev, yeni döneminde Moskova, Erivan ve Ankara ile ilişkilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalacaktır.
     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı