GeriDünya Akademi dünyasında ‘sahte makale’ krizi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    3
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Akademi dünyasında ‘sahte makale’ krizi

Akademi dünyasında ‘sahte makale’ krizi

Uluslararası akademi camiası sahte dergilerde yayınlanan ‘sahte bilimsel makaleler’ skandalıyla çalkalanıyor. Buna göre 2013 yılından beri sahte bilim dergilerinde yayınlanan makale sayısı 3 kat arttı, 400 bin akademisyen buralarda makale yayınlattı.

Dünya genelinde sahte akademik dergilerde basılan yayınların boyutunu gözler önüne seren bir araştırma, akademik dünyada krize neden oldu. Araştırmaya göre, 'sahte bilim dergilerine' gönderilen akademik makale sayısı dünya genelinde 2013 yılından bu yana 3 kat arttı. Almanya'da 5 bin akademisyenin sahte dergilere makale gönderdiğinin ortaya çıkması ülkedeki akademik yayıncılığın kalitesinin sorgulanmasına neden oldu. Avrupa merkezli birçok gazetenin katıldığı araştırmaya göre, sahte akademik dergilerin merkezleri, Güneydoğu Asya, Afrika, Türkiye ve Körfez ülkelerinde bulunuyor. Hürriyet'e konuşan Türk akademisyenler ise bu durumun Türk akademi dünyasında da yaygın olduğu görüşünde...

 Almanya'dan Süddeutsche Zeitung ve WDR'nin, Fransa'dan ise Le Monde'un katıldığı araştırma, dünya genelinde akademik yayıncılık dünyası ile ilgili endişe verici sayıları ortaya çıkardı. Araştırmaya göre, 2013 yılından beri sahte bilim dergilerine gönderilen bilim makalelerinin sayısı dünya genelinde 3 kat artarken, bu rakam Almanya özelinde ise 5 kat yükseldi. Akademisyenlerin makalelerin bilim dergilerinde bastırmak için yaptıkları masrafların çoğu zaman devletin kasasından çıkması ise ülkeyi karıştırdı. Süddeutsche Zeitung'un Avrupa'nın birçok basın kuruluşuyla ortak yaptığı araştırmaya göre, sahte akademik makale bastırma süreci oldukça basit işliyor.
Araştırmaya göre Türkiye de sahte akademik makalelerin basıldığı merkezlerden birisi...

Bremen Üniversitesi Rektörü Bernd Scholz-Reiter'in bile makale bastırdığı sahte makalelerle ilgili süreç genelde şöyle işliyor; Sahte bilim dergisi yayımlayan şirketler akademisyenlere mail atarak onlara kolay bir şekilde makalelerini bastırabilecekleri imasında bulunuyor. Daha sonra basım aşamasına gelince, baskı ücretleri talep edilerek 'hiçbir akademik kontrolden' geçmeyen makaleler literatüre işleniyor. Almanya'da yaklaşık 5 bin bilim insanının akademik makalelerinin akademik dünyada geçerliliği olmayan sahte online bilim dergilerinde bastırdığı ifade edildi.

Akademik kariyer için sık bir şekilde makale bastırmanın önemli olması ve artan akademisyen sayısına karşılık akademik dergilerin sayısının yetersiz kalmasının bu duruma neden olduğu aktarılıyor. Habere göre, dünya genelinde 400 bin kadar akademisyenin makale gönderdiği sahte akademik dergilerin merkezleri Güneydoğu Asya, Afrika, Türkiye ve Körfez ülkelerinde bulunuyor.

Akademisyenler, özgeçmişlerinde kaynak olarak gösterebildikleri bu dergileri, diğer meslektaşlarının eleştiri süzgecinden geçmeden, kısa süre içinde makale bastırabilmek için bir 'kısa yol' olarak kullanıldığı aktarılıyor.

Kısa süre önce bir İngiliz psikolog, akademik çalışmaların okunmadan servis edildiğini ispatlamak için bir bilim dergisine 'başlığı oldukça ilginç' bir makale gönderdi. 'Psycholohy ve Psychotherapy' dergisinin yayımladığı bilimsel makalenin konusu, İngiliz muhafazakâr politikacıların tuvaletten sonra sağ elleriyle solcu politikacıların ise sol elleriyle temizlemesinin arkasında yatan nedendi... Dergide yayımlanan çalışmaya katkı sağlayan hayali politikacılar arasında Theresa Maybe (İngiltere Başbakanı Theresa May'e benzetilerek), Boris Johnski (İngiltere eski Dışişleri Bakanı Boris Johnson) ve Placido Domingo (İspanyol tenör) bulunuyordu. Ancak bilim dergisi, söz konusu hayali konuyu hayali politikacılarla inceleyen makaleyi okumadan yayımladı.
Akademik yayıncılıktaki skandalı ortaya çıkaran Gary Davis, The Independent için kaleme aldığı yazısında, "Bu dergiler kendilerini diğer ana akım bilim dergileri gibi göstermeye çalışıyor, yayım için herhangi bir eşiğe sahip olmamalarına rağmen çoğunlukla benzer isim ve baskılarla çıkıyorlar. Çoğu akademisyen, her gün kendilerinden yazı rica eden ya yazı işlerine katılmalarını talep eden çok sayıda spam e-mail almanın verdiği rahatsızlığı bilir. Bu dergiler, akademik yayıncılığın kalitesini ve güvenilirliğini baltalıyor" ifadesini kullandı. Davis, İngiliz politikacıların popolarını hangi elle yıkadıklarını araştıran hayali bir araştırmayı, akademik yayıncılık nedeniyle düşebilecek seviyeyi test etmek için yayımlattığını söyledi. Davis'in çalışmasındaki hayali araştırma görevlisi, İngiliz parlamentosunun dışında bekliyor, içeriye girip çıkan politikacı gördüğü zaman yanlarına giderek popolarını hangi elle yıkadıklarını soruyor. Davis'in makaleyi göndermesinin ardından kendisine makalenin yayımlanması için kendisine sunulan tek şart, 581 dolarlık ücretti.

'YAYIN SAYISINI ÖLÇMEK KOLAY'

Hürriyet'e konuşan Bilgi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Burhan Şenatalar, söz konusu durumun oldukça yaygın olduğunu vurgularken, bunun nedenleri arasında akademik personelin yeterliliğini ölçmede kullanılan metodlar olduğunu belirtti. Elektronik ve matbû olarak yayımlanan dergilerin Alman üniversitelerinde kullanılmasına ilişkin rakamlara oldukça şaşırdığını söyleyen Şenatalar, "Bütün dünyada bir akademik yayın baskısı var" dedi. Şenatalar, dandik dergiler olarak adlandırdığı 'kalitesiz yayımcılığın' yükselmesinin nedeni olarak, akademik dünyada niteliğin yerine niceliğin, yani basılan yayım sayısını ölçmenin daha kolay bir hâl aldığını söyledi.

Şentalar, söz konusu sahte dergilerin Tübitak'ın listesinde yer alan 13 bin adet yerli ve yabancı derginin dışında kaldığını ve Türkiye'deki büyük üniversitelerde söz konusu şekilde bir yayım yapmanın mümkün olmadığını söyledi. Şentalar, akademik denetime tabii tutulmayan dergilerle akademik yayım yapan kişilerin Türkiye'nin önde gelen üniversitelerinde yükselmesini ihtimal dahilinde olmadığını aktardı.

Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Tahsin Yeşildere, özellikle sosyal bilimlerde, yoğunluk nedeniyle akademik yayımcılığın kalitesinin denetlenmesinin mümkün olmadığını söyledi. Yeşildere, sahte akademik yayımcılığın özellikle Hindistan gibi ülkelerde oldukça popüler biri durum olduğunun bilindiğini aktardı. Yeşildere, Türkiye'de basılan sahte akademik makale sayısını ölçmek için somut delillere ihtiyaç duyulduğunu ancak sosyal bilimlerin yanı sıra fizik ve matematik gibi bölümlerde yoğun 'intihallere' rastlandığının gözlendiğini söyledi. Yeşildere, hakemli olan dergilerde akademik makale bastırıdlığı durumlarda dahi dergi hakemlerinin baskı altına alınarak makeleyi yayımlatmak gibi yöntemler izlenebildiğini öne sürdü.

 

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Son 24 saatte ne oldu? (07.08.2018-2)

Yorumları Göster
Yorumları Gizle