GeriDünya ABD’li askerler petrolden yargılanabilir
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

ABD’li askerler petrolden yargılanabilir

ABD’li askerler petrolden yargılanabilir

ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan askerinin Suriye’de petrolü koruma misyonuna onay verdi. Suriye’nin doğusundaki petrol kaynaklarından ABD’nin faydalanma planı büyük yasal sorunlarla karşı karşıya. Uzmanlara göre ABD’li komutanlar savaş suçu işlemekle itham edilebilir.

AMERİKALI Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın dile getirdiği ve ABD Başkanı Donald Trump’ın desteklediği ABD’nin Suriye’deki petrol sahalarını yenileyerek hem terör örgütü YPG’ye hem de ABD’nin Suriye’deki askeri misyonuna maddi kaynak sağlama planı tartışma yaratıyor. Trump, ABD ordusunun Suriye’nin doğusundaki petrolü korumasına yönelik askeri misyonu onaylarken uzmanlar, ABD’nin planı uygulaması durumunda hem yasadışı olarak Suriye’ye ait bir bölgede izinsiz petrol çalışması yapması hem de devlet-altı, ayrılıkçı bir grupla doğal kaynak paylaşımına girişmesinin ABD’ye gelecekte yasal açıdan yükümlülükler getirebileceği görüşünde.

NAZİ ALMANYASI ÖRNEĞİ

Hürriyet’in araştırdığı Kanada’daki British Colombia Hukuk Fakültesi’nden Profesör James Graham Stewart’ın ‘Doğal Kaynakların Yağmalanmasının Soruşturulması’ isimli raporunda, önceki yüzyılda ‘savaş suçu’ kapsamında değerlendirilen bazı örneklere yer veriyor. Soğuk Savaş’tan sonraki çatışma ve savaşlarda yasa dışı bir şekilde doğal kaynakları yağmalamanın silahlı çatışmaları finanse eden en büyük unsur olduğuna dikkat çekilen raporda, benzer durumların Afganistan, Angola, Kongo, Doğu Timor, Liberya ve Sierra Lione ve İkinci Dünya Savaşı esnasında Avrupa’da görüldüğü vurgulanıyor.

Stewart’ın raporundaki en bilinen ilk örnek, Nazi Almanyasının Avrupa’da ve Rusya’da işgal edilen petrol ve diğer doğal kaynakları kurumsal bir çatı altında kontrol etmek amacıyla kurduğu ‘Kontinentale Öl’ petrol şirketinin İkinci Dünya Savaşı sonrası Nürnberg mahkemesinde yargılanması.

Nürnberg Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi’nde petrolle alakalı suçlar nedeniyle yargılanan Walther Funk, Nazilerin bir bölgeyi işgal eder etmez, bölgedeki petrol kuyularından faydalanmak ya da harap olmuş petrol kuyularını tamir etmek için şirkete talimat verdiğini söylemişti. Nazi Almanyasının savaş suçları arasında yer alan olay, Alman ordusunun başka ülkelere ait doğal kaynaklara el koyarak kendi ordusu için yasadışı bir şekilde kullanılmasını ifade ediyor. 2013 yılında attığı bir tweet’le ABD’nin Irak petrolüne el koyması gerektiğini söyleyen Trump, düzenlediği mitinglerde Suriye’deki petrolün bir kısmını ABD ordusu için kullanabileceklerini tekrar ediyor.

AYRILIKÇI GRUPLA TİCARET

Stewart’ın raporuna göre, uluslararası tanınması olmayan, ayrılıkçı devlet dışı kurumlarla petrol gibi doğal kaynakların ticaretini yapmak da şirketlerin gelecekte yargılanmalarına neden olabilir. Raporda, 1967-70 yıllarında gerçekleşen Nijerya İç Savaşı’nda ayrılıkçı bir grubun ele geçirdiği bölgede petrol ticareti yapan şirketlerin uluslararası olarak merkezi hükümetin toprağında devlet dışı bir grupla ticaret yaptığı için ‘savaş suçuna’ örnek oluşturduğu belirtiliyor. 1960’lı yılların sonunda Arap ülkeleri İsrail’i destekleyen Batılı ülkelere yönelik petrol ihracatını kısıtlaması nedeniyle Nijerya’daki petrol özellikle İngiltere için hayati önemdeydi. İç savaş döneminde uluslararası tanıması bulunmayan ve Nijerya toprağı olarak kabul edilen bölgeden satılan petrol, uluslararası hukukun açık bir ihlali anlamına geliyordu.

CEZA RİSKİ TAŞIYOR OLABİLİR

Amerikan New Yorker dergisine konuşan ABD Savunma Bakanlığı’nın eski hukuk danışmanı ve New York Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Ryan Goodman, Trump’ın petrol planının uluslararası yağma suçu olarak görülebileceğini söyledi. Böylesi bir hareketin Cenevre Sözleşmeleri tarafından yasaklandığını söyleyen Ryan Goodman, “Suriye petrolünün yağmasına katkı sağlayan ABD’li komutanlar ABD Savaş Suçu Yasası kapsamında cezai sorumluluk riski taşıyor olabilir” dedi. Hürriyet’e konuşan Harvard Üniversitesi’nden Justin Dargin, uluslararası hukukta ‘yağma’ (pillage) tanımının ‘Silahlı bir çatışmada rıza olmadan mülkün özel ya da kişisel kullanım amacıyla alınması’ olarak tanımlandığını belirtirken, bu şartlar altında Beyaz Saray’ın kendisini bir yağma suçlamasına karşı savunacak argümanları elinde bulundurmadığını ifade etti.

YASAL SORU İŞARETLERİ

AMERİKAN AP haber ajansının ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre cuma günü Trump ve savunma yetkililerinin yaptığı toplantı sonrasında alınan karar uyarınca yüzlerce Amerikan askeri, Deyrizor ve Haseke arasında terör örgütü YPG kontrolündeki yaklaşık 150 km’lik bölgeye konuşlandırılacak. Yetkililer daha netleştirilmesi gereken pek çok detayın olduğuna da işaret etti. Trump’ın kararı terör örgütü DEAŞ ile mücadeleyi sürdürmek, İran’ın nüfuzuna karşı koymak ve Kürtlerle ortaklığa devam etmek için Suriye’de kalmayı savunan komutanlar için bir zafer olarak değerlendiriliyor. ABD’li yetkililer, Amerikan birliklerinin, petrol yataklarının Kürtlerin kontrolünde kalması için ne kadar ileri gidebileceğini belirleyecek düzenlemenin detayları üzerinde çalışıldığını söyledi.

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle