GeriDünya 27 yıl sonra İsrailli ve arap siyasiler aynı zirvede
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

27 yıl sonra İsrailli ve arap siyasiler aynı zirvede

27 yıl sonra İsrailli ve arap siyasiler aynı zirvede

İran’ın çok sert tepkisini çeken, ABD’nin ön ayak olduğu Ortadoğu konferansı dün başladı. Aralarında Suudi Arabistan, Ürdün, Kuveyt gibi ülkelerin bakanlık düzeyinde yer aldığı toplantıya İsrail Başbakanı Netanyahu da katıldı. İsrail basını toplantının 1991’deki Madrid Zirvesi’nden beri İsrail’in Arap temsilcilerle bir araya geldiği ilk uluslararası etkinlik olduğuna dikkat çekti.

TAHRAN yönetiminin sert tepkisini çeken “Ortadoğu’da Barış ve Güvenliğin Geleceğini Desteklemek” adlı iki günlük zirve dün Polonya’nın başkenti Varşova’da başladı. ABD’nin inisiyatifiyle nükleer ve balistik füze programı yüzünden İran’ın hedef tahtasına oturtulduğu zirve İsrail basınında yankı buldu. Zira İsrail, toplantıya başbakanlık düzeyinde katılım gösterdi. Washington yönetimi ise zirvede ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo tarafından temsil ediliyor.

İRAN DAVET EDİLMEDİ

Bölge ülkelerinden Suudi Arabistan, Bahreyn, Yemen, Ürdün, Kuveyt, Fas, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) konferansa bakan düzeyinde katıldı. Mısır ve Tunus, bakan yardımcısı gönderdi. Türkiye ise konferansı Varşova Büyükelçisi aracılığıyla takip etme kararı almıştı. Zirveye İran davet edilmedi. Filistin hükümeti de çağrılmadı. Rusya ise daveti geri çevirdi. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve ABD’nin İran’a yönelik yaptırım kararına karşı çıkan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini konferansa katılmayacaklarını bildirmişti. Almanya ve Fransa’dan da bakan düzeyinde katılım olmadı.

27 yıl sonra İsrailli ve arap siyasiler aynı zirvede

NETANYAHU: ÖNEMLİ BAŞARI

İsrail’de yayımlanan Yedioth Ahronoth gazetesi, 1991 yılındaki Madrid Konferansı’ndan bu yana ilk kez bir İsrail başbakanının pek çok Arap ülkesi temsilcisiyle aynı salonda yer aldığını yazdı. Dün sabah uçağa binmeden önce basına konuşan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “Bence, İsrail, ABD ve dünya ile bölgeden pek çok ülkenin yer aldığı bu konferansı düzenlemek ve bir konuyu ele almak son derece önemli bir başarıdır” dedi.

HİZBULLAH’A SALDIRI

Netanyahu İran ile ilgili de, “Her zaman İran’ı durdurmak için çalışıyoruz. Dün de (önceki gün) dahil olmak üzere her gün İran ve onun bölgeye yerleşme girişimlerine karşı çalışmalar yapıyoruz” ifadesini kullandı. Gözlemciler İsrail Başbakanı’nın bu sözlerle önceki gün İsrail tarafından Suriye’nin güneyindeki Kuneytra ilinde Esad rejimine destek veren Şii Hizbullah noktalarının tank atışlarıyla vurulmasını kastettiğini belirtti.

BİLGİ NOTU

İspanya hükümetinin ev sahipliğini üstlendiği, ABD ve SSCB tarafından desteklenen Madrid Konferansı 30 Ekim 1991 tarihinde düzenlenmiş, üç gün sürmüştü. Konferansın amacı İsrail, Filistin, Suriye, Lübnan ve Ürdün’ün de içinde bulunduğu Arap ülkeleriyle bir barış süreci başlatmaktı. Bu konferansı Oslo müzakereleri izledi.

HAMANEY VE ZARİF SERT TEPKİ GÖSTERDİ

Zirvenin başladığı dün, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’den ABD’ye yönelik çok sert açıklamalar geldi. Amerikan AP ajansının haberine göre Washington yönetimi ile müzakerelerin maddi ve manevi zarardan başka bir şey getirmeyeceğini söyleyen Hamaney, herhangi bir müzakerenin “affedilemez bir hata” olacağını kaydetti, bunun “düşmanın karşısında diz çökmek ve kurdun pençelerini öpmeye” benzeyeceğini ifade etti. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif de zirvenin “ölü doğduğunu” öne sürerek, “Bu, ABD’nin İran’la ilgili takıntısının peşinden gittiği sağlam temelli olmayan bir başka girişim. Varşova konferansının ölü doğduğuna inanıyorum” dedi. Zarif ayrıca Washington yönetiminin üzerinde uzlaşılmış bir metin yayınlamayı hedeflemediğini, bundan ziyade kendi beyanını herkes adına ortaya koyma niyetinde olduğunu, bunun da kendilerinin dahi zirveye saygılarının olmadığını gösterdiğini iddia etti. Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani dün yaptığı açıklamada ABD ile karşılıklı saygı çerçevesinde müzakerelere hazır olduklarını söyledi.

27 yıl sonra İsrailli ve arap siyasiler aynı zirvede

İRANLI MUHABİRDEN TRUMP’A TEPKİ

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran İslam Devrimi’nin 40’ıncı yılı dolayısıyla attığı tweet’te kullandığı İranlı kadın protestocu fotoğrafını çeken foto muhabiri Yalda Moayeri (37), Trump’a tepki gösterdi. Trump, Moayeri’nin fotoğrafıyla birlikte İngilizce ve Farsça yayınladığı paylaşımda, “40 yıllık yozlaşma. 40 yıllık baskı. 40 yıllık terör. İran’daki rejim sadece 40 yıllık başarısızlık yarattı. İranlıların uzun süreli çilesi, çok daha aydınlık bir geleceği hak ediyor” ifadelerini kullanmıştı. New York Times (NYT) gazetesine konuşan Moayeri, “Fotoğrafı gördüğüm an, kendimi aldatılmış ve suistimal edilmiş hissettim, çünkü bana ve hemşerilerime o kadar acı veren bir kişinin benim fotoğrafımı kendi gündemi için kullanması bende büyük üzüntü yarattı. Bu fotoğrafı, birileri biz İranlılara daha fazla baskı yapsın diye çekmedim” dedi. Trump’ın paylaştığı Moayeri’ye ait ikonik karede, 2017’de Tahran’daki gösterilere katılan bir protestocu yer alıyor.

‘PRENSE TRUMP KALKANI’

WASHINGTON Post (WP) gazetesi, ABD Kongresi’nin Başkan Donald Trump’a Kaşıkçı cinayetinde Suudi Veliaht Prens’in rolüyle ilgili açıklık getirmesi için verdiği 120 günlük süre geçen hafta dolmasına rağmen, Trump’ın yanıt vermemiş olmasıyla ilgili olarak “Trump, Suudi Prens’e kalkan sağlıyor” başlıklı bir makale yayınladı. WP’nin editoryal ekibi, Trump’ın yanıt vermemesini, CIA’in bulgularını ve birçok kanıtı gözardı eden ‘küstah bir hile’ olarak yorumladı. Makalede, ABD Kongre üyelerinin de Trump’ın yanıt vermemiş olmasına tepkili olduğu vurgulandı. Trump’a bir diğer eleştiri de, Trump’ın yanıt vermemesinin yasaları ihlal ediyor olması.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle