Dünya '21. yüzyılın en büyük siyasi kumarı'
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'21. yüzyılın en büyük siyasi kumarı'

'21. yüzyılın en büyük siyasi kumarı'

ABD Başkanı Donald Trump ve Kuzey Kore lideri Kim Jong'un görüşme kararı alması '21. yüzyılın en büyük siyasi kumarı' olarak değerlendiriliyor.

BBC Seul Muhabiri Laura Bicker'in analizinde şu ifadeler yer alıyor: 

Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in ya bir diplomatik deha ya da kendi ülkesini ve ABD'yi yok etmeyi hedefleyen bir komünist. ABD Başkanı Donald Trump ya gözüpek bir politika ustası ya da şeytani bir oyunda piyon. Bu tanımlar kiminle konuştuğunuza göre değişiyor.

Fakat bu destandaki diğer aktör de Kuzey Kore lideri Kim Jong-un. Henüz ABD ile görüşme konusunda açıklama yapmayan Kim bu olağanüstü siyasi kumarda en önemli oyunculardan biri olabilir.

Güney Kore'ye Kış Olimpiyatları'na heyet gönderirken yaptığı açıklamasıyla zeytin dalı uzatan Kim'in son derece karmaşık propaganda sanatını kullandığı ortaya çıkmıştı.

Bazıları Kim'in Trump'a görüşme davetinin ve nükleer testleri dondurma sözünün, ABD ve Kuzey Kore arasındaki yüksek gerilimli bir yılın sonunda gerçek diplomatik bir şaheser olduğunu düşünüyor.

Ancak riskler Moon Jae-in ve Trump'a ait. Her ikisi de dinamikleri tek başlarına etkileme gücüne sahip değilken, net bir çıkış stratejisi bulamamışken ve başarı ya da yenilginin pek çok farklı tanımı varken riskler büyük.

Kim'i nükleer silahları bırakma konusunda konuşmaya ikna eden Moon destekçileri tarafından görüşmelerde baş müzakereci olarak görüyor.

Kuzey Kore liderinin Güney Kore'yle ilişkiye geçme niyetine yönelik bir umut ışığı taşıyan Ocak ayında yaptığı konuşmada fırsatı gören ve onu iki eliyle yakalayan Moon oldu.

Yonsei Üniversitesi'nden John Delury "İnsanlar buna Kuzey Kore'nin sempati atağı diyor. Bence bu Güney Kore'nin sempati atağı. Bu Devlet Başkanı Moon Jae-in'in istediği bir şeydi" dedi.

Moon gönderdiği temsilcilerinin Kim'den "nükleersizleştirme" sözünü alması gerektiğini biliyordu. Üstelik üst düzey hükümet yetkililerinin Kuzey Kore lideriyle yakın görünmesi Washington ya da Tokyo'da iyi karşılanmayacağının da farkındaydı.

Ama riske değdi. ABD ön görüşmeler olmadan bu komünist ülkeyle görüşmeyi düşünmezdi. Moon'un temsilcileri istenen şeyi elde etti.

Güney Kore lideri Moon, Trump ile Kim arasında dürüst bir arabulucu rolüne de soyunuyor. Moon spot ışıkları altında olanlara övgüler düzerken, sözcüklerini dikkatle seçiyor ve kartlarını kendine saklıyor.

Moon yeni yıl mesajında Trump'un hoşuna gideceğini bildiği için iki Kore arasındaki görüşmelerde ABD liderinin "büyük katkısı" olduğunu söyledi. Moon ayrıca endişeli Cumhuriyetçi Parti'yi de rahatlatacak bir dil kullanıyor.

Moon, Kuzey Kore'ye yaptırımların süreceğini söyledi ve Trump da bunu doğruladı.

KUZEY KORE MANİPÜLE Mİ EDİYOR?

Herkes bunun önceden böyle olmadığını biliyor. Sadece altı ay önce Trump ABD'yi tehdit ederse Kuzey Kore'nin üstüne ateş ve öfkeyle yağacağını söylüyordu.

Sejong Ensititüsü'nde araştırmacı Profesör Haksoon Paik, tehdit düzeyinin benzersiz olduğunu söyledi.

Haksoon, "Başkan Moon nükleer savaş tehdidi nedeniyle çok endişeliydi. Kim Jong-un da aynı durumdaydı. ABD Senatörü Lindsay Graham'dan burada insanlar ölecek gibi sözler duyuyorduk. Trump'un sıradışı ve dengesiz liderliği her iki Kore liderini de potansiyel askeri seçenekler konusunda endişelendirdi" dedi.

ABD hedefi her zaman Kuzey Kore'nin kalıcı nükleersizleştirilmesi oldu. Pek az kişi Kim'in bunu kabul edeceğini düşünüyor. Eğer bunu başaramazlarsa Trump'ın ne gibi seçenekleri var?

O halde Moon ve Trump dünyayı daha önce de kandıran Kuzey Kore tarafından manipüle mi ediliyor?

Tufts Üniversitesi'nden Hukuk ve Diplomasi Bölümü Profesörü Lee Sung-yoon, "Kore yarımadasının nükleer silahlardan arındırılması ve nükleer ve füze denemelerinde moratoryum fikirlerini ABD'nin önünde sallayarak Kim yatırımları zayıflatmaya, ABD'nin askeri müdahalesini önlemeye ve dünyayı Kuzey Kore'nin meşru bir nükleer devlet olduğuna ikna etmeye çalışıyor" dedi.

Trump açısından ise bu bir ABD liderinin dış ilişkilerde en cesur, en tarihi hamlelerinden biri olabilir.

Eğer bu kumar işe yararsa Trump, Kuzey Kore sorununu çözmüş başkan olarak kendine itibar sağlayabilir. Trump yönetimi seçim vaatlerine karşın oldukça az başarıya imza attı.

Trump "maksimum baksı" stratejisinin, Çin'i yanına çekme ve Pyongyang'ı ekonomik olarak sıkıştırmanın işe yaradığını düşünüyor.

Gazeteciler Trump'ın Beyaz Saray brifing odasında Kim Jong-un'un davetinin kendi başarısını olduğunu söylediğini aktarıyor.

Ancak Kim ile buluşma komünist lidere eşidi muamelesi yapmak demek ve bu bir halkla ilişkiler faciasına dönüşebilir. Ayrıca görüşmeye hazırlık için geniş zaman da yok.

Güney Kore'de Busan Üniversitesi'nden Profesör Robert E. Kelly Twitter mesajında "Trump çalışmıyor hatta okumuyor. Yazılı konuşmaların dışına çıkıyor. Ve Mayıs ayına kadar yardımcıların hazırlanması için hiç zaman yok" dedi.

Pyongyang bu oyunu onlarca yıldır oynuyor. Ancak Trump için bu yeni. Ufukta büyük bir zafer görebiliyor olabilir ancak Trump'ın kitabı Anlaşma Sanatı, Kim Jong-un ile müzakereler için iyi bir kılavuz olmayabilir.

Moon eski Devlet Başkanı Roh Moo-hyun'un özel kalemi görevindeyken Kuzey Kore'yle görüşmelere katılmıştı. Roh Kim'in babası Kim Jong-il ile 2007 yılında bir araya gelmişti. İki Kore'nin liderlerinin görüştüğü son zirve bu olmuştu. Görüşmeler Pyongyang'ın uzaya uydu fırlatmasının ardından çökmüştü.

Angajman politikaları çevresinde Kuzey Kore'ye 4.5 milyar dolarlık yardım gönderilmişti. Bu karara karşı çıkanlar bu yardımın nükleer silah programını hızlandırdığına inanıyor.

Kore Yarımadası Forum'undan Duyeon Kim, daha önce başarısızlığa uğrayan Moon'un başladığı işi bitirmek istediğini söylüyor.

Duyeon "Kendinden önceki liberal liderlerin yolunu izliyor. Yeniden ele alıp devam etmek isteyeceği şey tam da bu" dedi.

Kuzey'den iltica bir ailenin çocuğu olan Moon yarımadadaki çatışmanın etkilerinin farkında. Moon'un ailesi Kuzey Kore'den 1950 yılında bir BM erzak gemisiyle binlerce mülteciyle birlikte göç etmişti.

Moon seçim kampanyasında "Babam Kuzey'den komünizmden nefret ederek kaçmıştı. Ben de Kuzey Kore'nin komünist sisteminden nefret ediyorum. Ama bu Kuzey'deki insanların baskıcı bir rejim altında ezilmesine izin vereceğim anlamına gelmiyor" demişti.

Duyeon Kim bu müzakere sürecinin sonunda tüm tarafların başarısızlığa uğrayacağını ve Kuzey Kore'nin nükleer silahları tutmaya karar verebileceğini söylüyor.

Duyeon "Hiç bilemezsiniz. Bu kaybedilmiş bir dava değil. Tüm evham ve kuşkulara rağmen tüm taraflar keskin bir görüşle müzakerelere girmeli ve sıkı pazarlık yapmalı" dedi.

Kuzey uzun menzilli füzelerin tüm Kore'yi ABD saldırılarından koruyacağını iddia ediyor. Bu görüşmeler okunması zor bir komünist devletle girilen büyük bir kumar.

Ve eğer, sadece eğer, işe yararsa nükleer tehdidi azaltabilir ve Moon Nobel Barış Ödülü'nü alabilir.

Eğer başarısızlıkla sonuçlanırsa o zaman sadece gözüpeklik girşimi olarak kalır.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle