GeriDünya 170 bin kişiye tahliye
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    5
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

170 bin kişiye tahliye

170 bin kişiye tahliye
refid:17262353 ilişkili resim dosyası

Japonya’daki Fukuşima nükleer santrallarında 3 reaktörde birden sızıntı tehlikesi başgösterdi. Önceki gün dış binası patlayan bir numaralı reaktörden sonra 3 numaralı reaktörde de benzer bir patlama gerçekleşmesi an meselesi. İkinci santraldaki alarm da nükleer tehlikeyi daha da artırdı. Santrallar çevresinde yaşayan 170 bin kişi radyasyon kontrolünden geçirilerek tahliye edildi. 160 kişi sızan radyasyondan etkilendi.

NÜKLEER TESİSTEKİ PATLAMA ANI / WEB TV

HALK ÇATILARA VE SOKAKLARA AKIN ETTİ/Foto Galeri

 

JAPONYA'DAN GELEN EN SON GÖRÜNTÜLER/Foto Galeri

DEPREM, tsunami ve nükleer felaketi bir arada yaşayan Japonya’da başkentin kuzeyindeki Fukuşimo Daiçi Nükleer Santralı’nda 3 reaktörde birden sızıntı tehlikesi başgösterdi. Önceki gün dış binası patlayan bir numaralı reaktörden sonra 3 numaralı reaktörde de benzer bir patlama gerçekleşmesi an meselesi. Fukuşima Daiçi Santralı’nın yakınındaki Fukuşima Daini Santralı’ndaki reaktörler de arıza alarmı verdi. İkinci santraldaki alarm nükleer tehlikeyi daha da artırdı. Santrallar çevresinde yaşayan 170 bin kişi radyasyon kontrolünden geçirilerek tahliye edildi. 160 kişi sızan radyasyondan etkilendi. Deniz kıyısında ve aralarında yakın mesafe bulunan 2 santralda de birden krizin çıkması Japonya dışındaki bölge ülkelerini de endişe sevketti. Önceki gün bir santralının dış binası havaya uçan Fukuşimo Daiçi’de Japon yetkililer kontrolü kaybetmek üzere.
Reaktörler eriyor
Korkulan en büyük tehlike ise reaktörlerin içindeki reaksiyon halindeki uranyum çubuklarının çelikten yapılmış koruma kabuklarını eritmesi ve tonlarca radyoaktif maddenin yayılması. Dün arızalanan 3 numaralı reaktörün daha büyük bir tehlike içerdiği açıklandı. Yetkililer, diğer reaktörlerde uranyum çubuklarının reaksiyon halinde olduğunu ancak patlama aşamasına gelen 3 numaralı reaktörde ise hem uranyum hem de platonyumun bulunduğunu belirttiler. Nükleer enerjiden sorumlu Devlet Bakanı Yukio Edano, 3 numaralı santralda meydana gelmesi beklenen patlamanın da bir önceki patlama gibi hidrojenle soğutma çalışmalarından kaynaklanacağını belirtti. Edano, sızan radyasyon miktarının sınırlı olduğunu belirterek, halktan panik olmamalarını istedi ve ellerinden geleni yaptıklarını da belirtti. Bakan ayrıca, “Henüz reaktörlerde tam erime aşamasına gelmedik. Şu an için reaktörler içindeki ısıyı kontrol altında tutuyoruz” dedi. Santralları işleten TEPCO şirketi, en büyük sıkıntıların reaktörlerin soğutma sistemlerini çalıştıracak elektrik enerjisi olduğuna dikkat çekerek, soğutma işleminin dizel motorlarla sağlanan elektrikle yürütülmeye çalışıldığını açıkladı.
Giriş-çıkış yok
Bölgeye giriş çıkışı kapatan Japon yetkililer, reaktörler içindeki basıncı azaltabilmek için aralıklarla buharı havaya saldıklarını ve bu nedenle açığa radyasyon çıktığını itiraf etti. Yetkililer, son çare olarak reaktörlerin bulunduğu çelik konteynırların içine deniz suyu boşaltmaya başladı. 40 yıllık santraldaki reaktörlerin içine boşaltılan tuzlu suyun, uranyum çubukları soğusa bile aylarca reaktörler içinde kalacağı belirtiliyor. Gelişmeleri yakından takip eden Uluslararası Atom Enerji Ajansı ise 1’den 7’ye kadar olan nükleer tehlike uyarısını Japonya için şimdilik 4’te tutuyor.
160 kişi hastanede
20 kilometre çapındaki bölgede halkı tahliye eden Japon ordusu, toplama merkezlerinde herkesi tek tek radyasyon ölçümünden geçiriyor. Şu ana kadar 160 kişide normalin üzerinde radyasyon tespit edildi. Yüksek oranda radyasyon bulunan kişiler hemen hastaneye kaldırıldı. Reaktörlerdeki soğutma çalışmasını yürüten ve özel koruyucu elbiseli 3 kişi de yoğun radyasyondan etkilendi. 3 kişinin durumlarının ağır olduğu belirtiliyor. Halka radyoaktif zehirlenmelere karşı etkili iyot tabletleri de dağıtılmaya devam ediyor.

Nükleer korku: Ya magmaya sızarsa

NÜKLEER çekirdeğin yüksek ısısının önünde durabilecek şu andaki teknoloji ile hiçbir yöntem yoktur. Bir nükleer santralda sızıntı olması durumunda magmaya kadar önüne çıkan her şeyi eriteceği hesaplanır. Çin sendromu, adını ABD’deki bir nükleer santralda meydana gelebilecek nükleer sızıntının yerküreyi delip Çin’den çıkacağı korkusundan alır. Nükleer enerji kullanımının tehlikelerine dikkat çeken 1979 yapımı “The China Syndrome - Çin Sendromu” adlı filminin başrollerini Jack Lemmon, Jane Fonda ve Michael Douglas paylaşmıştı.. Alternatif enerji kaynakları hakkında raporlar hazırlayan gazeteci Kimberly Wells (Jane Fonda), nükleer santralda bir kazaya tanık oluyor. Kazayı halka bildirmek isteyen Wells, kendini komploların içinde bulunca, kazayı istemeyerek de olsa gizli tutmak zorunda kalıyor.

Çernobil 7 Fukuşima 4

JAPONYA’daki deprem ve tsunami felaketinde Fukuşima bölgesindeki Dai-ichi Nükleer Güç Santralı’nın zarar görmesi Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nu da (TAEK) alarma geçirdi. Uluslararası Atom Enerji Ajansı (UAEA) ve Japon kaynaklardan gelen bilgileri derleyen TAEK uzmanları, gelişmeleri internet sitesinden paylaşmaya başladı. TAEK’in Japon bilimadamlarına dayandırdığı bilgiye göre, Daiçi Nükleer Güç Santralı’ndaki patlama Uluslararası Radyolojik Olay Ölçeği’nde 4. derece. Olayları 0 ile 7 arasında derecelendiren bilim adamları Çernobil’i 7. derece kabul ediyordu.  TAEK’in derlediği bilgilere göre deprem ve tsunamiden sonra santralde şunlar yaşandı:
“İlk olarak santralın elektrikleri kesildi ve soğutma sistemi devre dışı kaldı. Dizel jeneratörler de tsunamiden etkilendiği için çalıştırılamadı. Kaynamalı su reaktörü tipinde 6 üniteye sahip olan nükleer güç santralında 1, 2 ve 3. üniteler işletmede, 4., 5., ve 6. üniteler ise periyodik bakımdaydı. Su devridaimi olmadığı için çalışan üniteler ısınmaya başladı. Birinci ünitede sıvı hidrojenle soğutma yapmaya çalışılırken koruma kabının dışında patlama meydana geldi. Reaktörün su sistemi devre dışı kaldı. Bu gelişme üzerine boron eklenmiş deniz suyuyla soğutma çalışmalarına başlandı.”

Savaştan bu yana en kötü durumdayız

DEPREM, tsunami ve bütün bunlardan sonra bir de nükleer krizin vurduğu Japonya kan ağlıyor. Televizyondan dün halka hitap eden Başbakan Naoto Kan, “Deprem, tsunami ve nükleer tesislerin mevcut durumu nedeniyle İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en ciddi krizi, en kötü durumu yaşıyoruz. Biz Japonların bu krizi atlatıp atlatamayacağı bize bağlı. Şuna yürekten inanıyorum ki bu büyük deprem ve tsunamiyi birlikte üstesinden gelebiliriz” dedi. Başbakan Kan, bugünden itibaren dönüşümlü olarak büyük elektrik kesintilerinin yakında olduğunu da duyurdu. Buna bağlı olarak su ve doğalgaz hizmetleri de aksayacak.

Kızılay facia bölgesinde

Japonya’nın başkenti Tokyo’da bulunan Türk gazetecileri ile Kızılay ekibi, depremin meydana geldiği Sendai kentine ulaştı. Vatandaşlardan Soydan Selamet, bölgede yaşayan Türklerin zarar görmediğini, ancak tanıdıkları iki kişiyle henüz bağlantı kuramadıklarını anlattı. Kızılay’ın öncü ekibi, ihtiyaçları yerinde belirlemeye çalışacak.
- BM yardım çalışmalarını koordine etmek için bir grup gönderdi.
- ABD’nin nükleer güçle çalışan USS Ronald Reagan uçak gemisi yardım için Japonya’ya geldi. Amerikan askerleri de yardım çalışmalarına katılacak. Amerikan Uluslararası Kalkınma Ajansı 150 kişiden oluşan iki kent arama ve kurtarma ekibini gönderdi. ABD’den iki nükleer reaktör uzmanı Fukuşima’daki arızaya yardım edecek.
Arama köpekleri yolda
- Güney Kore 2 arama köpeği ve 5 görevli gönderdi. Japonya isterse 200 kişi daha gönderecek.
- Fransa 100 sivil güvenlik uzmanı, 5 itfaiye görevlisi, 49 ton malzeme ve 12 köpek gönderiyor.
- Çin: 15 kişilik bir yardım ekibi gönderdi.
- İsviçre: 25 kişilik kurtarma ve tıbbi yardım ekibi, 9 köpek gönderiyor.
- İngiltere: 63 arama-kurtarma ekibi ve 2 köpeğin yanısıra 11 ton ağır malzeme.
- Tayland: 165 bin dolar gönderdi.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle