Ordunun Türk siyasetinde belirleyici bir güç olmaktan çıkmasının, Türkiye’nin olgun demokrasiye dönüşmesi yolunda “hayati” bir adım oluşturduğu görüşünü de öne süren dergi, şu yorumları yaptı:
Kanlı bir darbe planladıkları gerekçesiyle, karanlık bir grup generalin gözaltına alınması adalet için zafer olması lazım. Ordunun da politikaya müdahale etmesinin sonu da, demokrasi için zafer olması lazım. Ve daha çok demokrasi, bir ülkeyi daha liberal ve daha Avrupa yanlısı yapmalı. Ancak paradoks şu ki daha demokratik bir Türkiye, daha Avrupa yanlısı veya daha Amerika yanlısı bir Türkiye anlamalı gelmiyor. Ve iktidardaki
Ak Parti’nin gücüne son büyük engelin ortadan kalkmasından sonra Türkiye’nin muhafazakar Başbakanı Recep
Tayyip Erdoğan, daha İslami bir Türkiye vizyonunu uygulamada özgür olacak. Daha çok demokrasi de daha çok liberalizm anlamına da gelmiyor.
AB’nin ciddi kaybı- Yeni düzenin ilk kurbanı Avrupa olabilir.
Ak Parti iktidara geldiğinden bu yana AB üyeliğini reform programlarını, “katı” laikler ve yargıya karşı bir “kalkan” olarak kullandı. Artık
Ak Parti’nin ‘en büyük rakibi olan ordunun, kağıttan kaplan olduğunun’ ortaya konulmasından sonra Avrupa projesini daha da ileriye götürmenin artık Erdoğan ve ortakları için fazla bir yararı yok.
-
Ak Parti’nin ordunun karşısında elde ettiği zafer, AB’nin ciddi kaybı olabilir.
ABD ne gibi Ortadoğu müttefikleri istiyor? Daha az demokratik olup daha dost olanlar mı, ya da daha demokratik olup Amerika’ya daha düşman olanlar mı? Türkiye’nin demokratikleştikçe daha Batı karşıtı hale gelmesi ‘kaçınılmaz’ olabilir.