Şu bir gerçek: Batı dertsiz bir Türkiye istemiyor. Türkiye hep sorunlu olsun, başı ağrısın özellikle komşularıyla dalaşsın, kendi bünyesinde yıpransın böylece güçlenmesin” ilkesini benimsiyor.
Yaklaşık iyi aydan beri bir Demokrasi açılımı açıklaması var hükümetimizin. Gel gör ki bu açılımı İtalyanlar pek bilmiyor. Çünkü medya bu konu ile ilgili bir haber veya bir yorum yapmıyor. Oysa PKK’nın borazancıbaşılığına soyunan özellikle solcu basın yıllardır Kürtlere açılımı savunmuş hatta yol haritasını bile çizmişti. Şimdi ise tık yok. Ve Ermenistan ile Zürih’te imzalanan protokol. Ertesi günü İtalyan basınına bakıyorum. Sanki son an krizini Türkiye yaratmış gibi bir hava yansıtılıyor.
Oysa sözde soykırım ile ilgili sürekli haber yapan basın bu gelişmeden de rahatsız gibi görünüyor. Protokol sonrası Ermenilerin yorumları sayfaları dolduruyor. “Sıra soykırımı tanımaya geldi. “Tazminat gündemde”, “Türkiye Osmanlıların suçunu kabul edecek” gibi Ermenilerin düşlerine çanak tutuyor. Ama bir Türk uzmana,tarihçiye, yorumcuya protokol la ilgili bir soru yönetilmemiş. Türkiye Suriye ile İsrail arasında arabuluculuk yapıyor. Batı ile İran arasında yoğun mesai sarf ediyor.
Bosna ile Sırbistan arasında mekik dokumaya başladı. Bütün bu dış politikada ki Türkiye’nin attığı iyi niyetli emin adımları, dünya barışı için çabalarını İtalyan bilmiyor çünkü yazılmıyor, çizilmiyor, bilgilendirilmiyor. Bundan çıkarttığım iç ve diş sorunlarının üzerine cesaretle giden çözmeye çalışan Türkiye’nin dertlerden kurtulmasının pek istenmemesi. Türkiye’nin bölgede söz sahibi olması sanırım Batı’nın bir takım planlarına ters düşüyor. Bunda da medya kullanılıyor.