Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dünya ve Türkiye’de starlar ‘Kök Hücre’ ile gençleşiyor

Yazları Çeşme ve İzmir’de, kışları ise New York’ da yaşayan bir arkadaşım ve ailesiyle buluştuk.

Kebap sevdiği için, Tike’de aldık soluğu. Dünyayı, özellikle de magazini yakından takip eden, siyaset ve ekonomiyi de iyi bilen arkadaşımın yeni torunu oldu. Benden dört yaş büyük. Cildine baktım, Amerikalı gelininden güzel. Biraz sıkıştırdım. Sonunda altı aydır dünyada çok moda olan kök hücre ile gençleşme metodundan söz etti. Madonna, Angelina Jolie, Celine Dion,  Jacklin Bisset  gibi dünya starları da bu metodu kullanmaya başlamışlar. Bizimkilerin niye haberi yok diye araştırırken, İzmir’de hayli popüler olan diyet ve akupunktur uzmanı, doktor  Tayfur Yağcı  İzmir’de başlamış. Hemen aradım. Sağ olsun, başladı anlatmaya;
“Şenay Hanım aslında  KÖK HÜCRE uygulamaları 2004 yılından beri Japonya, İngiltere,İspanya, Portekiz, Arjantin  başta olmak üzere  bir çok ülkede başarıyla kullanılmaktadır. Amerika’da ise üç yıldır sanırım iyice yerleşti. Türkiye’de çok yeni olan bu yöntemi ise İzmir’de  ben uygulamağa başladım.”
4 ayda bir yapılıyor
 Perşembe sabahı soluğu Yağcı’da aldım. Ama yemin ederim bir şey yaptırmadım. Çünkü daha bir ay önce, İstanbul’daki doktorum Mustafa Karataş cildimle ilgili vitaminlerimi yaptı. Aradan en az altı ay geçmesi lazım ki bir başka yöntem uygulansın. Neyse o anlattı ben dinledim. Meraklılar için buyurun;
“Modern yaşam tarzının bize sunduğu kolaylıklar yanında, cildimize verdiği zararlarda kaçınılmaz bir gerçek. Başka bir kimyasal maddeden yararlanılmadan,  kişinin kendi hücrelerinin kullanıldığı P.R.P sistem plazma veya  Kök Hücre tedavisi denilen bu sistemde, kişinin kendi kanı damardan alınır.  Santrifüje edilerek,  şekilli elemanları ile plazması birbirinden ayrılarak trombositlerce  zengin bir plazma elde edilir. Trombositler,  kanda bulunan ve kanamanın durdurulması ile yaraların iyileşmesinde rol oynayan hücrelerdir. Ayrıca yeni Kolejen  üretimi için, fibroblastlar gibi hücreleri uyarır ve yağ hücreleriyle,  yüzde dolgunluğu sağlayan, pre- adipositlere  dönüşebilirler. Trombosit açısından zenginleştirilmiş plazma, daha fazla büyüme faktörünü açığa çıkarır. Bu da kök hücre çekimine neden olan, birkaç milyondan fazla trombosit içerir. Bu işlemden geçen serum, hastanın cildine enjekte edilir. Böylelikle hücreleri tamir edilir ve yeni kolajen  sentezleme başlar. 4-6 ay aralıklarla yapılan kök hücre kullanımı ile Cilt Gençleştirme yöntemi, ‘ Otolog Plazma Tedavisi ‘ olarak ta adlandırılır.
(Kendi kanı ile tedavi). Cilt gençleştirme yöntemi  yüz, göz kapakları, göz çevresi, yanaklar  ve boyun, dekolte, eller, cilt çatlakları, karın, bacaklar gibi sorunlu olan tüm vücut bölgelerine uygulanır. Hatta saç köklerine.  Henüz ölmemiş, saç dökülmelerinin tedavisinde de uygulanmaktadır.”

İkİ büyük ayıp…

Hijyene çok dikkat

Sevgili Şenay Hanım;
Hürriyet Ege ekinde yazmaya başladığınızdan beri yazılarınızı okumak benim için büyük bir zevk oldu. Size yaşadığım yerde gördüğüm büyük bir yanlışlığı ve bu konuda da belediyenin ilgisizliğini bildirmek istiyorum. Karşıyaka merkezinde, özellikle de ramazan aylarında daha yoğun, sokak ortalarında tulumba tatlısı yapılıyor. Fırınların içi pis diye televizyonlarda, haberlerde yayınlar yapılıyor. Ama benim güzel Karşıyaka’mda toz içindeki sokaklarda yapılan tatlılara, ne vatandaş, ne de belediye ses çıkarıyor. Bir de vatandaş alıp evine, çoluk çocuğuna yediriyor. Aksıran, öksüren insanlar. Bakterilerin üremesi için uygun bir ortam. Bir eczacı olarak bu durumdan duyduğum rahatsızlığı sizinle paylaşarak, yetkilileri uyarmak istedim.
Selamlar ECZ.ZAFER MERT

Bu ne vicdansızlık

Sayın Şenay Düdek;
Yazılarınızı düzenli olarak okuyorum. Cesur ve dürüst yaklaşımınızı çok takdir ediyorum. Haksızlıklara, çirkinliklere karşı mücadeleci tavrınızdan ötürü, Çeşme’de yaşadığım bir olayı size aktarmak istedim ki belki köşenizde yazarsınız. Bu canavarca davranıştan, daha çok kişi haberdar olur. Bir gün Çeşme’nin merkezinde yürüyordum. Çarşı girişinde bir siyah köpek, içler acısı inlemeler ile koşuyordu. Bir anda tüm dükkan sahipleri dışarı çıktı.  Aralarında söylenenler, hatta küfredenler oldu. Ne olduğunu sordum? Hemen çarşı girişinde, İsot isimli restorandan çıkan kişinin, bir tencere kaynar suyu, o köpeğin üstüne döktüğünü söylediler. Zavallı köpek o kadar canı yanmış bir haldeydi ki doğru dürüst sesi bile çıkmıyordu. Yanımda 9 yaşındaki kızım da bu manzaradan dehşete düştü, ve ‘’O zaman kimse bu restoranda  bir şey yememeli anneciğim, ne kadar kötü ve acımasız insanlar’’dedi.  Bu ne vicdandır?
Saygılarımla  Feyhan Sarıkaya

Oldu mu Orhan Ağabey?

Referandum bittiği için rahat yazıyorum. Sayın Başbakan Tayip Erdoğan’ın siyasi görüşünü burada tartışmam. AK Parti’li değilim. Ama kendisini çok karizmatik, şık ve de yakışıklı bulurum. Sevgili İzmirliler kızmayın. Benim asıl tartışacağım konu bir fotoğraf. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı WOW Otelde Kadir gecesi bir iftar yemeği verdi. Pek çok star isim de katıldı. Referandum öncesi biraz da gövde gösterisiydi. Bir fotoğraf dikkatimi çekti. Arabesk’in babası, benim gönülden sevdiğim Orhan Ağabey’in, Sayın Başbakan ile olan samimiyeti. Milyonları peşinden sürükleyen Orhan Gencebay’ a ne o reklam filmi ne de referandum öncesi bu görüntü yakışmadı. Beni affedin...Yorum sizlerin...

izmir Life gerçeği

Uzun süredir kimseye röportaj vermiyorum. Ekranlara da çıkmıyorum. Fakat İzmir Life ve de bu gün Medya Tava için bu prensibimi bozdum. Neden mi? İzmir’in gururu. Gerçek gazetecilerin, emekçilerin, mesleğe saygısı olan, kafaları zehir gibi çalışan bir avuç insanın çıkardığı bu dergiye bayılıyorum. Her sayfası ayrı bir emek ürünü. Kaliteli kağıdı... Elimden düşürmüyorum.  Bu sayı, yani Eylül sayısında bana da tam beş sayfa yer verdiler. Dün yani 18 Eylül Cumartesi 10. yıllarını kutladılar. İzmirliler lütfen bu dergiye sahip çıkın. İşverenler, sanayiciler, iş adamları, ilanlarınızı yağdırın. Ekspres, Demokrat İzmir, Merhaba, EGS Bank, Yaşar Bank, Tariş Bank ve daha pek çok İzmir’e mal olmuş değerleri tükettik. İzmir Life yaşasın. Nice yıllara. Sevgili İ.Hakkı Kesirli, Duygu Özsüphandağ Yayman başta olmak üzere tüm ekibi kutluyorum ve sizlerle gurur duyuyorum.

 


 

X