Gündem Haberleri

    Dünya "Şam'ın eşcinsel kızı"nı konuşuyor

    Guardian
    09.05.2011 - 11:49 | Son Güncelleme:

    Yarı Suriyeli, yarı ABD'li "mutlak yabancı" "eşcinsel kız"ın blogu, Suriye'deki muhaliflerin yaşadıklarını her yönüyle gözler önüne seriyor.

    Muhafazakar bir ülkede yaşanan bir ayaklanmada kahraman olması beklenmeyecek insanların başında Emine Abdullah geliyor. Kadın, lezbiyen ve yarı-Amerikalı olan Abdullah, Suriye muhalefetinin ruhunu bloguyla dünyaya yansıtıyor.

     

    Son dönemde hükümetin göstericiler üzerindeki baskısını artırmasıyla, Abdullah’ın blogu “Şam’da Eşcinsel Bir Kız”a (A Gay Girl in Damascus) gösterilen ilgi de arttı.

     

    Fazlasıyla açık sözlü bir insan olan Abdullah, Arap toplumu için tabu görülen konularda yazarken gözünü budaktan sakınmıyor. “Blogculuk benim için korkusuzluğun bir yolu” diyen genç kadın birçok açıdan “öne” çıkarsa başkalarının da kendisini örnek alarak harekete katılabileceği görüşünde.

     

    "KAHRAMAN BABAM"

    Abdullah blogunu ilk olarak iki hafta önce “Kahraman Babam” başlıklı yazısıyla açtı. Yazı babasının Emine’yi Selefi ve yabancı ajanı olduğu gerekçesiyle tutuklamaya gelen iki güvenlik görevlisinin karşısında nasıl durduğuyla ilgili dokunaklı bir hikaye.

     

    Genç kadının ailesi aslında Suriye’de gayet iyi tanınıyor. Hem hükümette hem de adını vermek istemese de Müslüman Kardeşler içinde akrabaları var. Dolayısıyla siyaseten aktif olmanın “doğal bir şey” olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Maalesef hayatımın büyük bir kısmı boyunca Suriye siyasetinin farkında olmak demek yaşananları izleyip sessiz sakin yorum yapmak demekti.”

     

    Bu durum protestoların başlamasıyla birlikte değişirken Abdullah da yaşadıklarını anlatarak değişime katkıda bulundu. Bir gösteri sonrasında, “Üzerimize gözyaşartıcı gaz attılar. İnsanların gazdan dolayı kusmaya başladıklarını gördüm. Ağzımı, burnumu kapattım ama gözlerim yandı” dedi. Abdullah gösteriyle ilgili, “Eminim bu gaz işi standart bir uygulamaya dönüşürse, peçenin en uygun giyim eşyası olacağını düşünen tek insan ben değilimdir” yorumunu yaptı.

     

    HEP DIŞARIDA, HEP YABANCI

    Abdullah’ın, esprili bir dille açık sözlülüğü, havailikle siyasi idraki bir araya getirme yeteneği hem Suriye hem de ABD’de yetişmiş olmasından kaynaklanıyor. “Ben nereye gitsem dışarıda kalıyorum” diyen Abdullah, ABD’de marjinal Arap Müslüman azınlığın, Suriye’de ise çoğunluktaki Sünnilerin bir parçası olduğunu üstüne üstlük kadın ve eşcinsel olduğu için de bu “yabancılık” halinin güçlendiğini belirtiyor.

     

    Suriye’de eşcinsel olmak hem yasadışı hem de çok ağır bir tabu. Ancak devlet çoğu zaman eşcinselleri görmezden geliyor. Abdullah, “Suriye’de lezbiyen olmak kolay değil ancak açık söylemek gerekirse cinsel muhalif olmak siyasi muhalif olmaktan daha zor. Hayal edebileceğinizden çok daha fazla LGBT insan var, ama başka yerlerdekine göre daha az renkliyiz” diyor.

     

    Blogunda, 15 yaşında eşcinsel olduğunu fark ettiğinde dehşete düştüğünü, dine sarıldığını ve evlendiğini anlatan Abdullah, 26 yaşında dolabından çıkarak Suriye’ye dönmüş ve ayaklanmalar dolayısıyla okullar kapatılana kadar İngilizce öğretmenliği yapmış.

     

    AÇIK SÖZLÜ MACERALAR

    Abdullah’ın yazılarında başka kadınlara nasıl aşık olduğu, Şam’da bulduğu eşcinsel kadınlarla dolu kuaför salonundaki maceraları ve cinsel yönelimiyle ilgili babasıyla yaptığı açık sözlü konuşmanın detayları gibi çok renkli anlatılar var. Hatta “Ailem için her önüne gelenle yatan heteroseksüel bir kızdansa eşcinsel bir kız daha tercih edilebilir bir durumdu” diye şakalar bile var.

     

    Köklü bir Şamlı ailenin oğlu babası ve ABD’nin güneyinden gelen bir annesi olan Abdullah Virginia’da doğmuş, altı aylıkken Suriye’ye göçmüş, sonrasında da iki ülke arasında gidip gelmeye başlamış. Suriye’de İslamcıların başlattığı ayaklanmanın Hafız Esad tarafından çok ağır bir biçimde bastırıldığı 1982 yılından sonra uzun bir süre ABD’de kalmış.

     

    Hem ABD’de hem de Suriye’de ayrımcılıkla karşılaşsa da Abdullah Müslümanlıkla eşcinsellik arasında bir çelişki görmüyor. “Kendimi inançlı bir insan ve bir Müslüman olarak görüyorum: Günde 5 vakit namaz kılıyorum, Ramazan’da oruç tutuyorum, hatta 10 yıl boyunca örtündüm bile” diyen Abdullah, Allah’ın kendisini olduğu gibi yarattığını ve Allah’ın hata yapmayacağını söylüyor.

     

    ŞİMDİ KAÇIYOR

    Bazı blog yorumcularının da belirttiği gibi yüksek yerlerde akrabaları ve çift pasaportu olması Abdullah’ın sesini yükseltmesini sağlıyor. Ancak geçtiğimiz hafta Çarşamba günü, güvenlik güçlerinin baskınıyla genç kadın ve babası ayrı ayrı yerlere kaçıp saklanmak zorunda kaldılar. Abdullah annesiyle birlikte Beyrut’a gitmeyi reddetti. Şu an elinde bir torba eşyayla o ev bu ev dolaşarak zaman bulabildiği kadarıyla bloguna yazmaya çalışıyor.

     

    Aynı zamanda bir de kitap kaleme alan Abdullah, devrimin hem siyasi hem de cinsel açıdan daha fazla özgürlük getireceğine inanıyor. Genç kadın son olarak, “Benim olmasını umduğum Suriye hep oradaydı ancak uyuyordu, şimdi uyandı. Buna inanmam gerek, er ya da geç başarılı olacağız” diyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı