"Bahar Akıncı" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Bahar Akıncı" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Bahar Akıncı

Dünya kanatlarımın altında!

İki, üç gün önceydi. Beni çok meraklandıran bir haber için sörf plajlarına doğru gidiyorum. Derken başımın üzerinde pır pır bir şey uçtuğunu fark ettim. Arabayı sağa çekip bir süre şaşkın gözlerle izledim.
Açık hava helikopteri gibi bir şey. Önde biri arkada biri.
Gözden kaybolunca yoluma devam ettim. Sonra bir kez daha karşılaşınca dedim ki, “ben bunu denerim arkadaş!”
Ve sonra unuttum.
Gazeteciliğin en güzel yanı, aklınızdan geçirdiğiniz macera burnunuzun dibinde bitiyor. Okurlardan biri mail atıyor.
“Bahar, acayip bir şey denedik bugün eşimle birlikte. Tuhaf görünümlü bir şeyle 20 dakika Çeşme’nin üzerinde uçtuk. O rüzgar güllerine dokunacakmış gibi geçerken aklımız çıktı. Hayatımda denediğim en güzel ve en tuhaf deneyimdi. Telefonu bu. Adı bu. Muhakkak dene. Sevgiler.”
Oldu canım. Sen ver gazı bünyeye. Ben sonra bu deli bozuk Bahar’ı, rüzgar güllerinin kanatlarından toplayayım. Bir yanım kalk gidelim diyor.
Bir yanım dut yeme otur. En sonunda çevirdim numarayı.
Gyrocopter’miş adı. Pilotu Hakan Çetinkaya. Aslında eczacı. Alaçatı Cami’nin karşısında o çok beğendiğim tarihi dokulu eczane meğer onunmuş. Bir çift kanat delisi. Daha da önemlisi hava fotoğrafı aşığı.
2003’te Alaçatı’da microlight ile başlayan uçuşlarına şimdi Gyrocopter ile devam ediyor. Bu konuda yurt dışında yüzlerce saatlik eğitim sonrasında eğitmenlik ve sonunda da sistemin Türkiye temsilciliğini almış.
 
Gyrocopter ne ola ki?
İspanyol bir inşaat mühendisinin bulduğu gyrocopter 1923’te yapılmış ve uçurulmuş. Gyrocopterin en büyük özelliği ana rotorun motordan güç almadan dönmesi. Her gyrocopterde önden veya arkadan iten bir motor var, ana rotor ve paller üzerinden geçen hava akımı rotorun dönmesini sağlıyor. Uçuş prensipleri daha çok sabit kanada benzemekte, ancak döner kanadın da avantajlarından yararlanıyor. Başka özelliği türbülans ve rüzgara karşı duyarlılığının düşük olması. Bu nedenle extreme hava şartlarında uçuş yapabiliyor.

Dünya kanatlarımın altında

Ve uçuş başlar
Gyrocopterin küçük hangar ve pisti, Alaçatı Sörf Plajı yolu üzerinde. Buluşmamızda önce kaskım, sonra rüzgarlığım giydirildi. Top Gun gözlükler bana ait.
Alet dev bir kanguru gibi. Sanki arazide sekiyor. Uçuşa başlamadan önce bir sure öne arkaya doğru gidiyoruz. Motoru ısıtmak içinmiş. Derken pervane dönmeye başlıyor.
Tuhaf bir şekilde korkmuyorum.

Ve havadayız
O anın kelimelerle tarifi yok. Bunca yıl içinde gezdiğin sokaklar, yüzdüğün plaj, kaldığın oteller, Alaçatı, sörf plajları, her şey, ama her şey kanatlarının altında. Dünya kanatlarının altında.
Ve sen bir uçakta değil, küçücük bir açık hava helikopterindesin. Sanki kanatların çıkmış arkadaşını almış geziyorsun gibi. Ya da ne bileyim Jetgiller gerçek olmuş gibi.

Dünya kanatlarımın altında

Denemesi 20 dakika
Hakan Çetinkaya, gyrocopterin aynı zamanda Türkiye temsilcisi. Tüm uçuşlarda 30 yıllık uçuş tecrübesi olan deneyimli kaptan pilot Bora bey de hazır bulunuyor. 20 dakikalık uçuşun bedeli 150 TL. Plajlardaki insan canına kast eden jetskilere ne paralar istendiğini düşünürseniz, çok değil.

Uçtum, kondum, bu işi tuttum
Sonuç olarak ben hayatımın en unutulmaz tecrübelerinden birini yaşadım. Benim gibi gökyüzüne ve adrenaline aşık herkese
tavsiye ederim.

Gökyüzünde özgürlük molası
Hakan Çetinkaya’nın fotoğraf tutkusu 13 yaşında, yaz tatilinde, bir fotoğraf stüdyosuna çırak olarak girmesi ile başlamış. Yıllar içinde işi o kadar ilerletmiş ki, uçuş ve fotoğraf tutkusunu birleştirerek bu kapağını gördüğünüz nefis kitaba imza atmış. Kitabın ismi “Gökyüzünde Özgürlük Molası”. D&R’lerde ve hemen hemen tüm büyük kitapçılarda var.

Dünya kanatlarımın altında

 

X