Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Dünya dengesizleşiyor

    Paul Krugman
    06 Aralık 2009 - 16:36Son Güncelleme : 06 Aralık 2009 - 17:21

    Dünya liderlerinin uluslararası gezileri genelde sembolik jestler yapmaktan ibarettir. Bu yüzde kimse ABD Başkanı Barack Obama’nın Çin gezisinden ekonomi politikaları ya da herhangi bir konuda büyük yeni anlaşmalarla dönmesini beklemiyor.

    The New York Times’ın ünlü Nobel Ekonomi Ödülü’ne sahip köşe yazarı ve ekonomist Paul Krugman,“World out of balance” başlığıyla yayımladığı makalesinde, uluslararası ticari dengesizliklerin her geçen gün biraz daha kötüye gittiğini işaret ederken, Çin’in yollarını değiştirmediği sürece dünyanın çirkin bir meydan okuma alanına dönüşeceğini belirtiyor.

     

    İzlanda örneğinde olduğu gibi, ülkelerin kendi para birimlerine talep olması durumunda, zaman zaman sermaye akışlarına sınır getirebileceklerini söyleyen Krugman, bazen de spekülatörlerin kendi ekonomilerini oldukça iyi tanımasından korkarak, sıcak para akışlarını önlemek için harekete geçtiğine işaret ediyor.

     

    ÇİN BÜYÜK BİR İSTİSNA

    Bugünlerde birçok ülkenin uzun vadeli ekonomik temeller doğrultusunda, para birimlerinin değerini korumaya çalıştıklarına dikkat çeken Krugman sözlerine şu şekilde devam ediyor:

     

    Çin bu konuda büyük bir istisna. Büyük ticaret fazlasına ve bu hızla büyüyen ekonomiye girmek isteyen yatırımcılara ve Çin’in para birimi yuanın güçlenmesi gerektiği yönündeki baskılara rağmen, Çinli otoriteler para birimlerini güçlendirmeme konusunda ısrarcı.”

     

    Geçtiğimiz aylarda Çin’in yuan/dolar döviz değişim kurunu, doların diğer büyük para birimleri karşısında büyük oranda değer kaybetmesine rağmen sabit tuttuğuna dikkat çeken Krugman, bu durumun Çinli ihracatçılara rakipleri karşısında büyük avantaj kazandırdığını belirtiyor. Özellikle de gelişmekte ülkelerdeki üreticilere karşı büyük avantaj yakaladıklarına değiniyor.

     

    “Çin para birimi sorun haline getiren asıl şey, dünya ekonomisinin içinde bulunduğu durum” diyen Krugman, değer kaybeden para ve hükümetlerin mali teşviklerinin ikinci bir Büyük Buhran vakasının önüne geçtiğinin altını çiziyor ve şöyle devam ediyor:

     

    “Politika yapıcı kurumlar, işsizliğe karşı ne özel sektör de ne de kamuda yeterince harcama yaratamadı. Çin’in zayıf yuan politikası ise soruna tuz biber ekledi. Dünyanın ihracat talebini Çinli ihracatçılara yönelttiler.”

     

    ABD VE ÇİN DURUMUN FARKINDA DEĞİL

    2008-2009 yılları arasında ticarette yaşanan dalgalanmaya dikkat edilmesi gerektiğini dile getiren Krugman, bu süreçte modern ticaretin uzun ömürlü üretim malların satışlarıyla şekillendiğinin altını çiziyor.

     

    Krugman, piyasalara belirsizlik taşıyan finansal krizle birlikte hem tüketicilerin hem de işletmelerin acil ihtiyaç duymadıkları şeyleri almamaya başladıklarına dikkat çekiyor ve ABD’nin ihracat hacminin üzerinde bir ithalat hacmi olduğundan ekonomik kriz yaşadığının altını çizerek sözlerini şu şekilde devam ettiriyor:

     

    “Her geçen gün haberlerde ABD’nin cari açığı artarken, Çin’in ticaret fazlasının yükseldiğine  ve ABD’de işsizlik oranının arttığına dair haberler okuyoruz. Çin hükümetinin yerinde olsaydım, önümüzdeki zamanlarda beni bekleyen şeylerden endişe ederdim. Ancak Çin bu durumu anlamıyormuş gibi görünüyor. Para birimi politikasını değiştirmek yerine, ABD’ye faiz oranlarını yükseltip, cari açığı azaltma konusunda ders vermeye kalkışıyor. Yani işsizlik oranını çok daha kötü bir hale getirmemiz anlamına geliyor.”

     

    Yazısının son kısmında Obama yönetiminin de bu durumun farkında olmadığına değinen Krugman, Washington yönetiminin Çin’in para politikasına dair açıklamalarının aciliyet duygusundan uzak olduğuna ve bu durumun değişmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

      

     

     

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı