Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Dünya basınından manşetler- 7 Şubat

    Planet
    07.02.2011 - 09:45 | Son Güncelleme: 07.02.2011 - 09:47

    Dünya basınında öne çıkan haberler:

    DAILY STAR: Türkiye’nin yurt dışındaki değişimi ülke içine de yansıyor   

    Türkiye’nin yenilikçi, laik, liberal demokrat bir model olarak Avrupa’yı bulduğu dönemde, ülke içinde aynı görüşü benimseyen bir kurumsallaşma ihtiyacı doğdu. Birçok Avrupa ülkesinden reformlar benimsendi, Türkiye normlara bağlılığı güçlendi ve kurumlar nihayetinde özünde hem Türk, hem Avrupalı oldu.

     

    Dahası, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) yönelik yolculuğunun başlaması ve daha liberal demokratik standartları talep etmesiyle, Avrupa, Türkiye’de reformları güçlendiren bir araç haline geldi. Kısaca, Türkiye’nin laik ve demokratik gelişimi, geçmişinden bu yana kaçınılmaz bir şekilde Batı’ya odaklanmasından kaynaklandı.   

     

    Türkiye’nin Soğuk Savaş süresince Batıyla yaptığı işbirliği, NATO’ya girmesi ve Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD’yi sayısız operasyonda desteklemesi, Türkiye’yi daha büyük bir tercihe yöneltti: Tamamen batıya yönelmek.

     

    Ancak bugün, Türkiye kendisini birçok konuda ABD ile uluslararası konular fikir ayrılıklarına düşüyor. Dahası, bir zamanlar müttefiki olan İsrail ile ilişkiler gerilmiş durumda. Yetmezmiş gibi, AK Parti iktidarı AB üyelik sürecini durağan tutmak istermiş gibi bir resim çiziyor.

     

    Türkiye’nin geleneksel Batı yanlısı dış politikasının yerini alan şey, AK Parti’nin belirgin ideoloji temelli rejimlere yönelik “doğrulayıcı eylemi.” İsrail’e Gazze Özgürlük Filosu baskınından önce ve sonra, daimi düşmanmış gibi davranmak ve İran’ın nükleer programına karşı uluslararası dengeyi çiğnemek, bunun açık bir göstergesi.

     

    Bir zamanlar Batı odaklılığın Türkiye’nin içindeki laik ve demokratik gelişimi nasıl etkilediğine bakıldığında, İslami duruşa yakınlaşmanın Türkiye’nin bakış açısını nasıl değiştirdiğini görmek hiç de şaşırtıcı değil.

     

    Bazıları, Türkiye’nin büyüyen ekonomisinin ve yenilenen altyapısının, ülkenin özgür karakterini koruyacağını öne sürüyor. Ancak bazı örnekler AK Parti’nin Batı’nın sosyal politik görüşünden uzak kalarak, sanayileşmiş bir ekonomi oluşturabileceğini gösterdi. Son 20–30 yılda, muhafazakârlığın giderek arttığı Malezya’da sanayileşme son sürat gelişti. Ülkenin Müslüman olan ve olmayanlara yönelik ikili yargı sistemi bulunuyor.

     

    Malezya, kendisine güçlü bir ekonomik yol açarken, ülkenin İslam geçmişine de güçlü bir şekilde odaklandı. Malezya’nın görünümü Türkiye’ye benzerlik gösteriyor mu? Malezya, Türkiye’nin geleceği için alınması gereken dersler sunuyor: Giderek ideoloji odaklı bir dış politika, benzer bir sosyal gündem eşliğinde yasallaştırıldığı zaman, güçlü bir ekonomiye rağmen, özgürlük dışı, Batı’nın benzeri olmayan bir toplum yaratıyor.

     

    Bu tür bir senaryo, Türkiye’nin demokrasisine bakıldığında da göz ardı edilemiyor.

     

    <ı style="mso-bidi-font-style: normal">Washington Takın Doğu Araştırmaları Enstitüsü Soner Çağatay’ın “Turkey changes outward, hence inward” başlıklı makalesinden derlenmiştir.

     

    FINANCIAL TIMES: Mısır’da muhalefet-hükümet görüşmeleri Mübarek’i istifa etmeye ikna edemedi

    Mısır Devlet Başkanı Yardımcısı Ömer Süleyman ile Müslüman Kardeşleri’nde aralarında bulunduğu muhalif gruplar arasında yapılan görüşmeler, anayasal değişim ve reform sürecini değerlendirecek bir komitenin oluşturulması kararına vardı.

     

    Buna rağmen, muhalefetin en büyük talebi yine karşılıksız kaldı ve Hüsnü Mübarek Devlet Başkanlığı görevini sürdürdü.

     

    Birçok Mısırlı, hükümetin amaçlarından şüphe duyarken, Süleyman’ı mevcut rejimin bir parçası ve Mübarek’in uzun dönem müttefiki olarak görüyor. Diğer yandan, muhalefet lideri Muhammed El Baradey, hükümet ile yapılan görüşmeleri göz ardı etti. Baradey, “Yaşanan süreç saydam değil. Bu noktada kimin kiminle konuştuğu bilinmiyor” dedi.

     

    Süleyman’ın Mısır’ın en etkili muhalif grubu Müslüman Kardeşler’le bir araya gelmesi, isyan hareketinde ortaya konan baskı ve şiddetin bir çözüm getirmeyeceği anlayışının idrak edildiğini gösterdi.

     

    Görüşmenin ardından, Müslüman Kardeşler, “Kendimize ait bir gündemimiz yok ve protesto dalgasını sürdürmeye çalışmıyoruz. İktidara göz dikmediğimizi veya presjij ile makam arayışında olmadığımızı defalarca belirttik. Bu yüzden aramızdan kimseyi devlet başkanlığı için öne çıkarmayacağız” dedi.

     

    Pazar günü yapılan görüşmeler esnasında, Kahire ve İskenderiye’de hükümet karşıtı ve Hüsnü Mübarek’i istifaya çağıran protestolar devam etti. Aynı zamanda, hayat yavaş yavaş normale dönmeye başladı. Yüzlerce Mısırlı yeniden açılan bankalara hücum etti.

     

    Hükümet ile muhalefet arasındaki görüşmelerde, seçkin işadamları, akademisyenler, hukukçular ve Bradey’in temsilcisi de yer aldı. Ancak bir batılı diplomat, Mübarek’in görüşmelerdeki konumunun hala sıkıntıda olduğunu belirtti. Protestocular Mübarek’in en kısa zamanda gitmesini isterken, akademisyen ve hukukçular, seçimlere kadar görevini sürdürmesinden yana görüş bildirdi.

     

    INDEPENDENT: ABD’nin Mısır temsilcisinin Mübarek hükümetiyle yakın bağları ortaya çıkarıldı

    ABD Başkanı Barack Obama’nın Mısır temsilcisi Frank Wisner’in, Beyaz Saray’ın çağrılarının aksine, Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in görevinde kalmasına destek vermesi, tepki çekmesine neden oldu.

     

    Wisner’in, New York ve Washington’da bulunan bir hukuk şirketi için çalıştığı ve bu şirketin Mübarek hükümetiyle doğrudan iş yaptığı belirtildi. Wisner, Obama yönetiminin çıkış planını çizdiği Mübarek için, “Liderliğinin devam etmesi çok önemli. Bu kendi efsanesini yazmanın fırsatı” demişti. Bu sözler, Dışişleri Bakanı Hillary Clinton başta olmak üzere, Mısır’daki muhalefet üzerinde şok etkisi yaratmıştı.

     

    Dışişleri Bakanlığı ve Wisner, yaptığı açıklamanın “şahsi” olduğunu belirtirken, Wisner, bağlı olduğu hukuk şirketi Pattaon Boggs ile bağının görüşünü etkilemediğini ifade etti. Söz konusu şirket, Mısır ordusu, Mısır Ekonomik Gelişim Ajansı’na danışmanlık yapıyor. Ayrıca Mübarek hükümetinin ABD ve Avrupa’daki davalarında danışmanlık hizmeti sunuyor.

     

    Bugüne kadar Mısır hükümetiyle olan ilişkisi kimsenin dikkatini çekmeyen Wisner, Mısır, Zambiya, Filipinler ve Hindistan’da görev yapmış, 36 yıllık tecrübeye sahip bir diplomat. Öte yandan, Hillary Clinton’ın, ABD’nin temsilciliğini yapan Wisner’in Mübarek hükümetiyle yakın ilişkilerini bilmemesi de şok etkisi yaratmış durumda.

     

    Patton Boggs, “Mısır’ın önde gelen yatırımcı aileleri ve onlara ait şirketlerini temsil ettiğini” ve “bu aileler adına petrol, doğalgaz ve telekomünikasyon altyapıları projelerinde bulunduğunu” açıkladı. Şirket ayrıca, her yıl Mısır’a yaklaşık 1.3 milyar dolar silah satışı yapan ABD’nin, bu ticaretindeki yasal sorunları da ortadan kaldırdı.

     

    Wisner’ın, Patton Boggs şirketine iki yıl önce katıldığı ortaya çıktı. Buna rağmen, ne Beyaz Saray, ne de Dışişleri Bakanlığı Wisner’ın Mübarek hükümetiyle olan yakın ilişkisinden haberdar değildi.

     

    En ilginç noktalardan biri, New York Times gazetesinin Wisner hakkındaki ki hafta önce yayımladığı profil. Gazete, oldukça başarılı kariyerinden bahsettiği Wisner’a geniş yer vermesine rağmen, onun Mısır’daki bağlantılarından hiç bahsetmedi.

     

    WALL STREET JOURNAL: Google yetkilisi Mısır’daki isyanın ana figürlerinden biri çıktı

    Mısır’da bir haftadan bu yana kayıp olan Google’ın Ortadoğu’daki en üst düzey yetkilisi Wael Ghonim, yakınlarının verdiği bilgiye göre hükümet tarafından gözaltına alındı. Bugün serbest bırakılacağı belirtilen Ghonim’in, hükümet karşıtı protestolarda ön saflarda yer aldığı ortaya çıktı.

     

    Ghonim, Tahrir Meydanı’nda bir araya gelen binlerce insan tarafından sembolik bir lider olarak kabul edilirken, yerel basın tarafından ülkesine ihanet eden bir aktivist olarak gösterildi.

     

    Pazar günü, gözaltında bulunan Ghonim hakkında hükümet yetkililerince açıklama yapıldığı ve Google yöneticisi aktivistin serbest bırakılabileceği ifade edildi. Mısırlı milyarder işadamı Naguib Sawiris ise bir kahraman olarak gördüğü Ghonim’in serbest bırakılacağını, bu bilgiyi Mısır Devlet Başkanı Yardımcısı Ömer Süleyman’dan aldığını söyledi.

     

    Ghonim, son bir yıl içinde Mısır’daki hükümet karşıtı hareketin büyümesini sağlayan bir grup internet aktivistinin oluşturduğu grubun içinde gösteriliyor. Ghonim, isyan hareketinin başlamasından iki gün sonra Facebook sayfasında, “Bir yıl önce internetin Mısır’daki politik sahneyi değiştirebildiğini söylediğimde bazı arkadaşlarım bana gülmüştü” mesajını bırakmış, bir gün sonrasında ise kayıplara karışmıştı.

     

    Ghonmin’in, 25 Ocak’ta başlayan protestolarda nasıl bir rol oynadığı şu ana kadar kesin olarak bilinmiyor. Ancak, protestoların başlamasından bir ay önce sosyal paylaşım ağlarında aktif olduğu biliniyor.

     

    Yakınlarının verdiği bilgiye göre, Ghonim geçtiğimi yıl protesto hareketinin başını çeken dört büyük Facebook sayfasının operatörlerinden biriydi. Ayrıca, muhalefet lideri Muhammed El Baradey içinde bir sayfa açan Ghonim’in, muhalefet grupları için teknik danışmanlık yaptığı ifade edildi.

     

    Mısırlı yetkililer, Ghonim hakkında hiçbir resmi bilgi açıklamadı. Ghonim’in ortadan kaybolduğu 28 Ocak’tan bu yana, Baradey için teknik danışmanlık yapan sekiz kişi daha tutuklanmıştı.

     

    REUTERS: Obama seçimlerin ardından politik görüşünü değiştirdiği iddialarını reddetti

    ABD Başkanı Barack Obama, Kasım ayında yapılan ve Demokrat Parti’nin ağır kayıplara uğradığı ara seçimlerin ardından politikasının odak noktasını değiştirdiğine yönelik iddiaları reddetti.

     

    Birçok siyasi analist, Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi’nde üstünlüğü elde ettiği seçimlerin ardından daha merkezci bir siyasi görüşe kaydığını öne sürmüştü. Obama ise Pazar günü bu iddialara cevap vererek, “Ben değişmedim” ifadesini kullandı.

     

    Analistler ise seçimlerin ardından genişletilmiş vergi kesintileri konusuna Cumhuriyetçilerle uzlaşma sağlayabilmek için Obama’nın siyasi duruşunu değiştirdiği görüşünde. Dahası, Obama 2008 başkanlık seçimlerinde rakibi olan John McCain dâhil olmak üzere, siyasi rakiplerini dinlemek konusunda daha istekli olduğunu belirtti.

     

    Bunlara rağmen, Fox News’e röportaj veren Obama, politik anlayışında bir farklılık olmadığını vurguladı. Obama, kendisine gelirlerin özgür bir şekilde yeniden dağıtılmasına olan bağlılığı sorulduğunda, “Vergileri artırmadım, son iki yılda vergi oranlarını düşürdüm” dedi.

     

    Obama, geçtiğimiz yıl kabul edilen ancak kısa bir süre önce Florida bölge mahkemesi tarafından anayasaya aykırı bulunan sağlık reformunun gerekli olduğunu savundu.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı