Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Dünya basınından manşetler- 27 Ocak

    Planet
    27 Ocak 2011 - 09:51Son Güncelleme : 27 Ocak 2011 - 11:17

    Dünyada öne çıkan tüm manşetler:

    NEW YORK TIMES: Cumhuriyetçiler savunma bütçesi konusunda anlaşmazlığa düştü 

    Cumhuriyetçi Parti’nin iki önemli ismi, Temsilciler Meclisi Başkanı John Boehner ve çoğunluk lideri Eric Cantor’un, Pentagon’un bütçesinin azaltılması konusunda ısrar etmesi, parti içinde ayrılık yarattı.

     

    Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Howard McKeon, Pentagon’un yıllık 500 milyar doları aşan bütçesinin azaltılmasına karşı çıkarken, Çay Partisi Hareketi’nin desteklediği komite üyeleri, ülke borcunun ulusal güvenlik riski anlamına geldiğini belirtti.

     

    McKeon, “Güvenlik güçlerimizi tehdit eden ve üniforma altındaki tüm erkek ve kadınların hayatlarını tehlikeye atan hiçbir önlemi desteklemeyeceği” belirtti. Öte yandan, Cumhuriyetçi Parti’nin meclis üyesi ve emekli albay olan Chris Gibson, Pentagon’un 550 milyar dolarlık bütçesi ve Irak ile Afganistan savaşlarının 700 milyar dolarlık maliyetinin “dokunulmaz olmadığını” ifade etti.

     

    Gibson, “Bütçe açığı yaşam şeklimizi tehdit ediyor. Bu yüzden çözümlerin bir an önce masaya yatırılması gerekiyor” dedi.  

     

    Çay Partisi tarafından desteklenen Cumhuriyetçi temsilcilerin savunma bütçesine yönelik yaklaşımları belirsiz. Seçimlerden galip çıkan temsilcilerin birçoğu, seçim kampanyası döneminde ulusal güvenlik ve askeri meselelere fazla eğilmedi.

     

    Analistler, Pentagon’un, savunma bütçesi hakkında kararsız olan politikacılarla masaya oturması gerektiğini belirtiyor.

     

    Savunma Bakanı Robert Gates, bu ay içinde gelecek beş yıl içinde savunma harcamalarının 78 milyar dolar azaltılacağını açıkladı. Gates’in açıklaması, 11 Eylül’den bu yana en ciddi kesinti olarak belirdi ancak, 2012’de Pentagon’un bütçesinin artarak 553 milyar dolar olması bekleniyor. Bütçedeki artışın, 2015’e kadar yavaşlaması ve bu tarihte duracağı tahmin ediliyor.

     

    Çay Partisi’nin desteğiyle seçilen yeni Cumhuriyetçilerden Scott Rigell, Pentagon’a ve güçlü orduya inandığını söyledi ve yapılacak kesintinin değerlendirilmesi için özel bilgi gerektiğini ifade etti.

     

    Savunma sanayisinin ekonomisi adına önemli yer tuttuğu Virginia eyaletini temsil eden Rigell, Norfolk, Virginia’da bulunan beş nükleer uçak gemisinin görev dışı bırakılmasının, 10 bin kişinin işine mal olabileceğini belirtti.

     

    EL CEZİRE/GUARDIAN: Filistin Belgeleri: Filistin Yönetimi Goldstone Raporu oylamasını erteledi

    Filistin Belgeleri’ne göre, İsrail’in Gazze’ye düzenlediği Dökme Kurşun Operasyonu hakkında hazırlanan Goldstone Raporu’nuN BM’deki oylaması, ABD’nin araya girmesiyle ertelendi.

     

    2 Ekim 2009 tarihinde, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nin, 2008-2009 Ocak döneminde düzenlenen Dökme Kurşun Operasyonu hakkında hazırlanan Goldstone Raporu’nu destekleyen bir karar açıklaması bekleniyordu.

     

    Ancak, Filistin Yönetimi, ABD ve İsrail’in çekincelerini belirtmeleri üzerine, kararın açıklanması Mart 2010’a ertelendi. BM İnsan Hakları Konseyi’nin kararı, İsrailli yetkilileri savaş suçları mahkemesinde yargılanmanın eşiğine getirebilirdi.Ancak Filistin Belgeleri, Filistin Yönetimi’nin ABD’nin verdiği güvenceler ve İsrail’e yönelik beklentiler nedeniyle kararın ertelenmesini istemeye ikna edildiklerini gösterdi.

     

    Eylül 2009’da yayımlanan, Güney Afrikalı eski bir yargıç olan Richard Goldstone’un raporu, Dökme Kurşun Operasyonu’ndan İsrail güçlerinin çok sayıda savaş suçu işlediğini belirtmiş, aynı suçu Hamas’ın da işlediğini ifade etmişti.

     

    ABD ve İsrail, raporun Ortadoğu barış görüşmelerini tehlikeye atacağı itirazında bulunmuştu. Filistin Yönetimi Mahmud Abbas ise raporun oylanmasından önce daha fazla uluslararası destek sağlanması gerektiğini belirtmişti. Abbas, Ekim 2009’da, “Yeterli desteği alamayacağımızı düşündüğümüz için oylamanın ertelenmesini talep ettik” açıklamasını yaptı.

     

    Filistin Belgeleri, oylamanın öncesindeki haftalarda, ABD’nin Filistin Yönetimi’yle temasa geçtiğini ve Ortadoğu barış sürecinin yeniden başlaması için raporun ertelenmesini istediğini gösteriyor.

     

    24 Eylül 2009 tarihinde, Filistin Yönetimi baş müzakerecisi Saib Erekat ve ABD Ortadoğu özel temsilcisi George Mitchell arasında yapılan görüşmede, Mitchell, “Görüşmeleri en kısa zamanda yeniden başlatmak istiyoruz. İsrail’e sunmak için yeni bir anlaşma paketi hazırlıyoruz” dedi.

     

    Erekat ise “Başarısız olacak bir sürece girmeyi göze alamam. Varlığımı ve yaşam biçimimi korumaya çalışıyorum” dedi.

     

    Bunun üzerine Mitchell, ABD Başkanı Barack Obama’nın “tavrının kalıcı olduğunu; sürece devam etmeleri gerektiğini; süreci ertelemenin kimseye faydası olmayacağını” söyledi. Mitchell, ABD’nin Filistin’in arkasında olduğunu belirterek, “Sonaylarda vaktimin yarısını sadece mali alanda olmamak üzere size destek sağlamakla geçirdim. Belirlediğimiz çizgide ilerleyeceğiz” dedi.

     

    Mitchell, Goldstone Raporu’nun oylanacağı 2 Ekim’in bir gün öncesi için Erekat’ı Washington’da davet etti. Washington’daki görüşmelerde ABD Filistin Yönetimi’ne daha fazla güvence verirken, oylamanın yapılması gereken gün New York’ta bulunan Filistin Yönetimi Devlet Başkanı Abbas, oylamanın ertelenmesi için devreye girdi. Aynı gün, Erekat ile Mitchell tekrar bir araya geldi ve Erekat ABD’nin desteğini kaybetmemek için erteleme talebini kabul etti.

     

    TÜM İDDİALARI REDDETTİ

    Filistin Belgelerini “iftira kampanyası” olarak belirten Erekat, geniş çaplı bir anlaşma olmadan tek bir imtiyaz vermeyi kabul etmeyeceklerini açıkladı.

     

    Guardian’a açıklamalarda bulunan Erekat, İsrail ile gizli görüşmeler yaptığını reddetti ve belgelerin, “barış adına Filistin’in ne kadar ciddi olduğunu gösterdiğine dair ders oluşturduğunu” söyledi.

     

    Erekat gönderdiği mektupta, Belgelerden anlaşılan şey, Filistinli müzakerecilerin sürekli olarak büyük bir ciddiyetle masaya oturdukları ve sadece reddedildiğimizdir” dedi.

      

    TIMES: Kahireli protestocular tüm baskılara meydan okuyor

    Mısır, ülkede yaşanan en büyük hükümet karşıtı gösterilerde yaklaşık 900 kişinin tutuklanmasının ardından daha fazla protesto eylemine hazırlanıyor. Göstericiler, Cuma günü büyük protestoların yapılacağını belirtirken, Kahire’de yaşanan olaylarda bir polis ve bir gösterici hayatını kaybetti. Çarşamba gecesi ise Süveyş’te protestocular bir hükümet binasını ateşe verdi, Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in parti binasına Molotof kokteyller atıldı.

     

    İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, Mübarek’in hükümetine açık bir sinyal göndererek, “Mısır’ın vatandaşlarının hak ve özgürlüğünü desteklediğini belirtti. Hague, “Hükümetin özgürlük haklarını, gösteri yapma ve ifade serbestliğini savunan insanların endişelerine kulak vermesi önemli bir husus. Açıklık, şeffaflık ve siyasi özgürlük, istikrar adına önemli yer tutuyor. Hükümetin ve göstericilerin ileride barışçı bir yol izlemelerini umuyoruz” dedi.

     

    ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ise herkesin şiddetten kaçınması gerektiğini belirtti ve Mısır hükümetinin, protesto eylemlerinin organize edildiği sosyal paylaşım ağlarını kapatmaması gerektiğini ifade etti.

     

    Clinton, “Mısır halkının evrensel haklarını savunuyoruz. Bunun içinde ifade özgürlüğü, birlik ve gösteri düzenlemekte var” dedi. Clinton ayrıca, yaşanan olayların fırsata çevrilerek Mısır halkının yasal haklarına cevap verecek politik, ekonomik ve sosyal reformlara kapı açılmasını istedi.

     

    Yaklaşık 10 bin kişinin sokaklara döküldüğü ilk gösterilerin ardından, Mısır halkı uyarılara meydan okurken, gösterilerin ikinci gününde Kahire’deki bir mahkemenin önünde göstericilerle polis arasında çatışma yaşandı.

     

    Tunus’ta 23 yıllık rejimin ardından iktidarı protestoların hedefinde olan Mübarek’in, yerini oğlu Cemal’e bırakması bekleniyor. Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda konuşan Arap Birliği lideri Amr Musa ise “Arap vatandaşları olarak üzgün ve öfkeliyiz. Tüm Arap dünyasında reformlar yaşanmalı” dedi.

     

    REUTERS: İngiltere polisi telefon dinleme skandalında yeni soruşturma başlattı

    İngiltere’nin en çok satan bulvar gazetelerinden News of the World’ün bir editörünü kovmasının ardından, polis telefon dinleme skandalında yeni bir soruşturma başlattı. Kraliyet ailesi üyeleri, üst düzey politikacılar ve iş dünyasının önemli yıldızlarını kapsayan skandal İngiltere basınını sarsmaya devam ediyor.

     

    ABD’li medya patronu Rupert Murdoch’un News Corp şirketinin parçası olan gazete, kendi incelemesinin ardından editör Ian Edmondson’ın işine son verildiğini polise bildirdi. Edmondson, aktris Sienna Miller tarafından, sesli mesajlarının dinlendiği iddiasıyla dava edilmişti.

     

    Polis, gazete hakkında ellerinde bulunan bilginin 2005-2006 yıllarına uzandığını belirtti. Bu tarihlerde, kısa bir süre önce Başbakan David Cameron’un basın sözcüsü görevinden istifa eden Andy Coulson, gazetenin editörlüğünü yapıyordu. Coulson, hakkındaki telekulak suçlamalarını reddetmişti.

     

    Metropolitan Polis Servisi (MPS), yeni açılan soruşturmanın, Eylül 2010’dan bu yana tele kulak incelemesini yürüten özel birim tarafından yürütüleceğini açıkladı.

     

    News of The World skandalı, gazeteden kovulmasının ardından Coulson’a görev veren Cameron’a eleştiri gelmesine neden olmuş ve News Corp’un satın almak BSkyB için yaptığı 12 milyar dolarlık teklifi zora sokmuştu.

     

    İngiliz kamuoyundan birçok seçkin kişiyi temsil eden halkla ilişkiler uzmanı Max Clifford, tele kulak skandalını “patlamaya hazır volkana” benzetti. Clifford, bugüne kadar gazeteye yönelik davalarda 1.6 milyon dolar kazandı.

     

     

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı