Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Dünya basınından manşetler - 24 Şubat

    Planet/EkoNet
    24.02.2011 - 10:30 | Son Güncelleme: 24.02.2011 - 10:30

    Dünya basınında öne çıkan haberler:

    NEW YORK TIMES: Ortadoğu’da İran güçlenirken, Suriye güç kaybediyor

    Arap dünyasını sarsan isyan hareketi, bölgedeki güç dengelerini değiştirirken İran, rakibi Suudi Arabistan’ın cesaretini kıracak bir şekilde güçleniyor.

     

     İsyanların nihai etkisinin ne olacağı konusunda konuşmak için henüz çok erken olsa da, analistler, İran’ın güçlü düşmanları konumunda olan Arap liderlerin koltuklarını kaybetmesinden faydalandığını ve gücünü artırmaya başladığı belirtti.

     

    Bu hafta içinde, 1979’daki İslam Devrimi’nden bu yana İran ilk kez Süveyş Kanalı’na savaş gemilerini gönderirdi ve Mısır, Tahran’a ait bu gemilerin geçişine izin verdi. Diğer yandan, ABD’nin müttefiki olan ve bölgede nüfuz kazanmak için İran’la mızrak dövüşü yapan Suudi Arabistan sarsılıyor.

     

    Çarşamba günü, Kral Abdullah, bölgedeki tansiyonun dindirmek için genç nüfusu hedef alan 10 milyar dolarlık bir reform paketi açıkladı. Bu paketle ülkedeki genç nüfusunun evlenmesi, iş kurması ve ev satın almasına yardım edilmesi planlanıyor.

     

    KAZANAN İRAN MI?

    Kral Abdullah daha sonra, Bahreyn Kralı Hamid bin İsa el Halife ile bir araya gelip Şii çoğunluğun neden olduğu ayaklanmaların nasıl önüne geçeceklerini tartıştı. Suudi Arabistan ve Bahreyn’in Sünni Arap liderleri, Şii nüfuslarının İran’a olan sadakatini suçlu gösteriyor.

     

    Uluslararası ilişkiler uzamanı Alirıza Nader, “Suudiler, komşularındaki kaos ortamından dolayı endişeliler. Irak, Suriye, Lübnan; Yemen düzensiz, Bahreyn’in durumu çok belirsiz… Endişeleri, bölgenin İran’ın istismarına açılabilecek olması. İran ise bu tür bir durumdan faydalanabileceğini daha önceki hareketleriyle kanıtladı” dedi.

     

    Adını vermek istemeyen ABD’li bir yetkili ise “Bu durumda kazanan İran gibi görünüyor” yorumunu yaptı.

     

    İŞLER TERSİNE DÖNEBİLİR

    Analistler, İran’ın elindeki şartları zorlaması ya da Arap Dünyası’nda büyüyen isyan hareketinin ülkenin bölgedeki nüfuzunu azaltması halinde Tahran’ın için durumun değişebileceğini belirtti. Bununla birlikte, şu an yaşanan karmaşanın, İran yanlısı grupların Mısır, Tunus veya diğer Arap ülkelerinde politik sahnede baskın olacakları anlamına gelmediğini ifade ettiler.

     

    İran ve Suriye’nin şu anda cesaret kazandığı söylenebilir. Katar ve Umman, İran’a yakın bir yaklaşım içinde gibi görünüyor. Mısır, Tunus, Bahreyn ve Yemen’de ise oyun devam ediyor. ABD Ulusal Güvenlik Konseyi’nden Hillary Leverett, “Eğer ABD yanlısı politik düzeni tehdit eden isyan hareketi daha etkin olmaya başlarsa, Arap ülkelerinin ABD ile stratejik işbirliği konusunda daha isteksiz olacağı şüphesiz” ifadesini kullandı.

     

    İran konusunda uzman bir analist olan Muhammed Sahimi ise “Irak ve Lübnan şu an İran’ın nüfuz sahası içinde… Tahran aynı zamanda Afganistan’da da önemli bir oyuncu. Mısır’da kurulacak yeni rejim, İran’ın desteklediği Hamas’a, devrik lider Hüsnü Mübarek rejimi kadar yabancı olmayacak. Böylece İran nüfuzunu bölgede daha fazla artırabilir” dedi.

     

    EL CEZİRE: Libya’da Kaddafi’ye destek azalıyor

    Libya’dan gelen haberler, protestoculara gösterilen şiddetli baskıya rağmen, isyan hareketinin yayılmaya devam ettiğini ve 42 yıldan bu yana yönetimde olan Muammer Kaddafi’ye verilen desteğin her geçen azaldığına işaret ediyor.

     

    Libya’nın batısındaki Misurata kentindeki protestocular, Çarşamba günü şehrin kontrolünü devletin elinden aldıklarını açıkladı. İnternet üzerinden yapılan açıklamada, orduya bağlı subaylar “Protestoculara tam destek” sözü verdi.


    Tobruk kentinde bulunan El Cezire muhabiri ise “Buradan baktığımda, isyancıların ülkenin doğusunda kontrolü ele geçirmiş gibi görünüyor” diye konuştu. Mısır sınırından 140 kilometre uzaklıkta bulunan bu kentte, hiçbir güvenlik gücünün bulunmadığı ifade edildi.

     

    HALK HÜCUMA GEÇTİ

    El Cezire muhabiri, “Mısır sınırı boyunca tek bir Libyalı polis veya asker görmedik ve güvenlik güçleri Tobruk’tan Bingazi’ye kadar birçok şehirde saldırıya geçen halktan kaçıyor” dedi.

     

    Bayda ve Bingazi kentlerinde çatışmalar azalırken, geceleri sokaklarda militanlar beliriyor. Afrikalı olan ve Fransızca konuşan bu militanların Çad’dan geldiğini düşünülüyor.

     

    Diğer yandan, Tobruk’daki askeri birliklerin komutanı Tümgeneral Süleyman Mahmud, El Cezire’ye, kontrolündeki askerlerin halkın safına geçtiğini belirtti. Mahmud, “Biz halkın yanındayız.. Geçmişte Kaddafi’yi destekliyordum ancak artık durum değişti. O bir tiran” dedi.

     

    Yetkililer ise basın üzerinde çok sert kısıtlamalar uyguluyor. Libya’dan gelen haberler yaşanan şiddet olaylarında en az 300 kişinin öldüğünü gösteriyor.

    İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini ise güvenilir kaynaklara dayanarak en az bin kişinin çatışmalarda öldüğünü ileri sürdü.

     

    TIMES: Bahreyn’de hükümet karşıtları hapishanelerde işkence görüyor

    Bahreyn’deki hapishanede işkence gören dini lider Şeyh Muhammed Habib El Mahdad, hükümetin protestoculara uyguladığı şiddetin açık kanıtı oldu.

     

    Vücudunda yakılan ve elektrik verilen yerleri gösteren Mahdad, yaralarını “Bahreyn hükümetinin, krallığı yöneten seçkin sınıfla, yoksul Şii nüfus arasındaki eşitsizlikten söz etmeye cüret edenlerden aldığı intikam” olarak tanımladı.  

     

    Mahdad, “Beni susturmak istediler, bu yüzden bana işkence yaptılar… Dokuz gün boyunca gözlerim kapalıydı. Beni tavandan asarak vücudumun her yerine vurarak dövdüler. Beni öldüreceklerini düşündüm” dedi.

     

    Bahreyn hükümeti, geçtiğimiz yaz yüzlerce Şii muhalifi gözaltına almış ve hükümeti devirmeyi amaçladıkları öne sürülen 23 kişilik bir terör çetesini çökerttiğini açıklamıştı. Mahdad, öğretmen olan Abdülhadi Saffar’la beraber gözaltına alınan 23 kişiden biriydi. Saffar, suçunun insan hakları grupları için İngilizce broşür çevirmek olduğunu söyledi.

     

    Saffar, bir ay boyunca gözlerinin kapatıldığını, yeraltında bir hücrede çıplak bir halde tavana asıldığını, sopalar ve plastik hortumlarla dövüldüğünü anlattı. Saffar, “Bir adam sırtıma oturdu ve kaburgalarım kırılıncaya kadar ezdi. Ailemi düşünmeye çalıştım. Ama sağ çıkabileceğimden emin değildim” dedi.

     

    İşkence gören Mahdad ve Saffar, hükümetin kanlı protestoların iki hafta sonrasında tansiyonu düşürmek için başlattığı çaresiz girişimle serbest bırakıldı.

     

    Bahreyn’de rejim, gözaltına alınan kişilerin insan hakları örgütlerinin raporlarında yer alan ifadelerine rağmen hapishanelerinde işkence yapıldığına yönelik iddiaları reddetti. Eylül ayında Times’a konuşan Dışişleri Bakanı Şeyh Ahmed El Halife, polise yönelik tüm işkence iddiaların araştırıldığını ve soruşturmaların düştüğünü söyletti.

     

    Hükümet, dün bir açıklama yaparak, gözaltında kötü muameleye maruz kaldığını iddia edenleri için yasal kanalların hazırlandığını belirtti.

     

    INDEPENDENT: Julian Assange davasında karar bugün belli oluyor

    Tecavüz ve cinsel tacizden suçlanan Wikileaks sitesinin kurucusu Julian Assange’ın, İsveç’e iadesi bugün verilecek kararla belli olacak. Assange’ın avukatları, müvekkillerinin aleyhine bir karar çıkması olasılığına karşı temyiz hazırlığı yaptıklarını belirtti.

     

    Assange’ın kaderi bugün erken saatlerde görülecek duruşmada, TSİ 12.00’dan önce belli olacak. Assange’ın avukatı Mark Stephens, şimdiden en kötü olasılığa hazır olduklarını söyledi. Stephens, “Davacı ve savunmacı tarafların ikisi de, yargıca kararın istedikleri gibi olmaması halinde temyize gideceğini belirtti. Bu yüzden biz hazırlıklarımızı yapmaya başladık” diye konuştu.  

     

    Stephen bu sözleri, suçlunun ülkesine iade edildiği davalarda uzman olan bir avukatın, “Assange’ın aleyhine karar çıkma olasılığının yüksek olduğu” açıklamasının ardından geldi. İsveçli yetkililer adına Assange karşı dava açmış olan Julian Knowles, BBC’ye yaptığı açıklamada, “Davadan elde ettiğim bilgileri değerlendirdiğimde, İsveçli savcıların kazanacağı ve Assange’ın İsveç’e teslim edilmesi kararının çıkacağını söyleyebilirim” dedi.

     

    Assange’ın avukatları bu ay içinde üç gün süren ifadelerinde, müvekkillerinin İsveç’e iade edilmemesi gerektiğini, çünkü tutuklama kararını imzalayan İsveçli savcı Marianne Ny’ın böyle bir yetkiye sahip olmadığını öne sürdü.

     

    Assange’ın davayı kaybetmesi halinde, destekçilerinin İngiltere’yi hedef alması bekleniyor. Bu ay içinde, Wikileaks destekçisi “İsimsiz (Anonymous)” adlı hacker grubu, beş kişinin bilgisayar korsanları oldukları gerekçesiyle tutuklanmasının ardından İngiltere’ye savaş açmıştı.

     

    Assange’ın adına başlatılacak temyiz sürecinin ise Wikileaks örgütünün finansal kaynaklarını iyice eritmesi bekleniyor. Site, kasasını doldurabilmek adına tişört, bardak, şapka ve etiketler satışa sunmayı planlıyor.

     

    CNN/AFP: Yeni Zelanda’da aramalar devam ediyor, ölü sayısı 98

    Yeni Zelanda’nın en büyük ikinci kenti Christchurch’de hastane yetkilileri, depremde ölenlerin sayısını 76 olarak açıkladı. Ölenlerin 30’unun Japon öğrenciler olduğu belirtildi.

     

    AFP haber ajansında yer alan bir haberde, polis yetkililerinin ölü sayısını 98, Yeni Zelanda Başbakanı John Key’in ise hala kayıp olanların sayısını 226 olarak verdiğini iletti.

     

     Japonya Dışişleri Bakanlığı ise kayıpların arasında 27 öğrencilerinin bulunduğunu açıkladı.

     

    Polis, Canterbury televizyonu ve CTV kanalı, ofis binasında halen 120 kadar kişinin kurtarılmayı beklediğini, ancak binadaki en az 100 kişiden ümidin kesildiğini iletti. Polis, enkaz altındaki kişilerin hayatta olmadıklarından “yüzde 100 emin olduklarını” ifade etti.

     

    Öte yandan dil eğitimi veren bir okulun harabesi altında Japonya, Tayland, Çin ve diğer Asya ülkelerinden gelen öğrencilerin bulunduğunu belirtildi.

     

    Key, yıkılan binaların altında çok sayıda yabancı öğrenci olduğunu belirterek,“Ölü sayısının sandığımızdan çok daha yüksek olmasından korkuyoruz” dedi.

     

    Kurtarma çalışmaları başta CTV binası olmak üzere ofis binaları üzerine odaklanıyor Diğer yandan bu noktalardaki kurtarma çalışmalarının cesetlerin harabelerin altından çıkarılmasına yöneldiği belirtildi.

     

    Şu ana kadar depremde yaralanan 431 kişi hastanelerde bakım altına alınırken, hafif yaralı olan bin kişi de ayakta tedavi edildi.

     

    Analistler, felaketin şu ana kadar 12 milyar dolar zarara neden olduğunu tahmin ediyor.

     

    AFP: İsrail Gazze Şeridi’ne bomba yağdırdı

    İsrail’e ait savaş uçakları, Perşembe sabahı erken saatlerde Gazze şeridinde birçok hedefe hava harekâtı düzenledi. Harekâtın, İsrail’in güneyindeki Berşeva kentine düzenlenen roket saldırısının ardından başlatıldığını belirtildi.

     

    Haaretz gazetesi, Berşeva’ya iki Grad roketi atıldığını, roketlerden birinin yerleşim bölgesindeki bir binayı vurduğunu ve hasara yol açtığını belirtti. Ölü olup olmadığına yönelik kesin bir bilgi verilmedi. Berşeva, en son 2009’da roket saldırısına hedef olmuştu.

     

    Gazze sınırındaki karşılıklı saldırılar, bir İslami militanın öldüğü ve 10 kişinin yaralandığı çatışmaların ardından geldi. İsrail ordusu, düzenlenen hava harekâtında “Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki bir terör biriminin hedef alındığını, aynı noktanın Berşeva üzerine roketlerin atıldığı yer olduğunu” açıkladı.

     

    Ordu, saldırıda “terör merkezleri” olarak belirttiği hedeflerin bombalandığını belirtti ve daha fazla bilgi vermedi. İsrail, Çarşamba günkü çatışmalar küçük radikal İslamcı gruplarla yaşanmış olsa da, saldırılardan Hamas’ı sorumlu tuttu.

     

    İçişleri Bakanı Silvan Şalom, Hamas’ı destekleyen İran’ın bölgede şiddeti artırma çabasında olduğunu, böylece yaşanan karmaşadan fayda sağlamak istediğini belirtti. Şalom, “Roket saldırısı İran’ın ajanı Hamas tarafından yapılan çok vahim bir eylemdi” dedi.

     

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı