Gündem Haberleri

    Dünya basınından manşetler - 23 Şubat

    Planet/EkoNet
    23.02.2011 - 12:38 | Son Güncelleme:

    Dünya basınında öne çıkan haberler:

    TIME: İsyancılara meydan okuyan Kaddafi’nin bir sonraki hamlesi petrol boru hatları olabilir

    Time dergisinin yazarı Robert Daer, isyan hareketinin iç savaşa dönüşmek üzere olduğu Libya’da, Muammer Kaddafi’nin petrol fiyatlarını kontrolden çıkarmak için petrol boru hatlarına sabotaj yapılması emri verebileceğini belirtti.

     

    İşte Baer’in bu konuda kaleme aldığı yazı:

     

    Trablus’tan elimize geçen güvenilir bilgiler gelmiyor. Ancak Kaddafi rejimine yakın olan bir kaynak,  Libya’daki durumun çok daha kötüye gidebileceğini söyledi. Yaşanan tüm olayların yanında, Kaddafi güvenlik güçlerine petrol tesislerini sabote etmeye başlamaları emrini verdi. Güvenlik güçleri, sabotaj eylemlerine çok sayıda petrol boru hattını havaya uçurarak başlayacak, böylece Akdeniz limanlarına yapılan aktarımı kesecek. Sabotaj hareketi, Libya’da Kaddafi’ye karşı ayaklanan kabilelere açık bir mesaj gönderecek: Ya Kaddafi ya da kaos.

     

    İki hafta önce, bana bu bilgiyi veren kişi, Tunus ve Mısır’da yaşanan devrimlerin Libya’ya ulaşamayacağını söylemiş ve “Kaddafi tüm önemli kabileler üzerinde nüfuza sahip. Bu kabileler onun 41 yıldan beri iktidarda kalmasını sağladı” demişti. Ancak sözlerin yanlış olduğu ortaya çıktı. Bu yüzden Kaddafi’nin şimdiki niyetleri anlamak için sarf ettiği sözlere dikkat etmek gerekiyor.

     

    Aynı kaynak bana Pazartesi günü Kaddafi’nin çok çaresiz bir durumda olduğunu ve şu anda sadece kendi kabilesinin sadakatine güvenebildiğini söyledi. Ordu açısından bakıldığında, Kaddafi’nin  Pazartesi itibariyle kendisine bağlı yaklaşık 5 bin asker mevcut. Bu askerler Libya liderinin seçkin askerleri ve kendi eliyle seçtiği subaylardan oluşuyor. Bu askerlerin oluşturduğu birlikler arasında, en küçük oğlu Hamis’in başında olduğu 32’inci tugay da var.

     

    Libya’daki kaynak, Kaddafi’nin etrafındaki insanlara “Libya’yı elindeki güçle tekrar ele geçiremeyeceğini söylediğini” belirtti. Ancak yapabileceği şey, isyancı kabileleri ve subayları kendisine olan itaatsizlikleri nedeniyle pişman kılmak ve Libya’yı yeni bir Somali haline getirmek. Kaddafi’nin, “Uzun süre savaşacak para ve silahım var” dediği belirtildi.

     

    İSLAMCI MİLİTANLARI KULLANACAK

    Yaşanan durumu tersine çevirmek için, Kaddafi, ülkedeki durumu daha da karmaşık hale getirmeleri umuduyla, Libya’daki İslami militan tutukluların hapishanelerden çıkarılması emrini verdi.

     

    Kaddafi, İslamcı militanların yabancılara ve isyancı kabilelere saldıracağını umuyor. Bu durumun üstüne bir de gıda sıkıntısını eklerseniz, kabilelerin Kaddafi’nin yerine geçme olasılığı oldukça düşük olacak.

     

    Libya’daki kaynak, Kaddafi’nin ruh halini anlayabilmek için, onun basın tarafından ne kadar ağır bir şekilde ihanete uğradığını anlamamız lazım. Kaddafi, basını isyan hareketini tetiklemekle suçluyor. Özellikle, El Cezire televizyonuna öfkeli. Bu kanalın kendisini politik amaçları yüzünden hedef aldığına inanmış durumda.

     

    Kaddafi, aynı zamanda Batı ülkeleri tarafından ihanete uğradığını düşünüyor çünkü onlar da isyanı cesaretlendirdi. Hafta sonu boyunca, Avrupalı elçilikleri uyararak, “Eğer devrilirsem, bunun sonuçları Avrupa’yı bataklığa çevirecek bir Afrikalı göçmen akını olur” dedi.

     

    Üstüne gittiğimde, Libya’daki kaynağım Kaddafi’nin çaresiz, gerçekleri göremeyen biri olduğunu kabul etti ve Libya’yı yeni bir Somali’ye çevirme tehdidinin bir blöf olabileceğini belirtti. Diğer yandan, eğer Kaddafi kendisine bağlı olduğunu düşündüğü askerlerin sadakatinden hoşlanıyorsa, Libya’yı bir iç savaşın eşiğine getirebilir.

     

    Bu yazı, eski bir CIA ajanı olan Time dergisinin istihbarat yazarı Robert Baer’in “<ı>Gaddafi's Next Move: Sabotage Oil and Sow Chaos?” başlıklı yazısından derlenmiştir.

     

    TIMES: Video görüntüleri Libya’daki vahşeti gözler önüne serdi

    Times’ın eline geçen ve Libya’daki bir hastanede yaşananları gösteren video, Muammer Kaddafi’nin kendi halkı üzerine uyguladığı vahşeti göz önüne serdi. Görüntülerde, genç bir adam Bingazi’deki El Cala hastanesine getiriliyor.

     

    Genç adamın üzerindeki örtü kaldırdılğında, bacaklarının tamamen gövdesinden ayrılmış olduğu görülüyor.

     

    Times’ın elde ettiği, aynı hastanede çekilen bir resimde ise bir yatağın üzerinde duran iki ceset görülüyor. Cesetlerin gövdelerinden aşağı kısmı bulunmuyor.

     

    Bu görüntüler, Kaddafi’nin “ev ev dolaşarak” isyancıları temizleyeceğini açıkladığı dakikalarda ortaya çıkarıldı. Times’ın eline geçen görüntüler ve diğerleri, Kaddafi’nin kendi iktidarını kurtarabilmek için başvurduğu şiddetin derecesini gösterdi.

     

    Görüntülerdeki kişilerin nasıl öldüğü kesin olarak bilinmese de, bu tür ölümlerin sopa, plastik kurşun veya protestoculara karşı kullanılan geleneksel silahlarla sağlanamayacağı çok açık.

     

    Tersine, cesetlerin korkunç hali, bu kişilerin hava saldırıları, tank, makineli tüfek veya Libya güvenlik güçlerinin ve Afrikalı paralı askerlerin sahip olduğu diğer ağır silahların kullanılması sonucu öldüğüne işaret ediyor.

     

    Dün yaptığı bir saatlik öfke dolu konuşmasında, Libya lideri, güvenlik güçlerine isyan hareketini kırmalarını ve “her şeyi yakmalarını” emrettiğini söyledi. Destekçilerine de ayağa kalkarak, ABD, İngiltere ve diğer yabancı güçler adına Libya’yı yok etmeyi isteyenleri “korkakları” ve “hamamböceklerini” avlamalarını istedi.

     

    GUARDIAN: David Cameron İngiltere’nin silah ticaretini savundu

    Basra Körfezi ülkelerine yapacağı ziyareti esnasında eleştirilere hedef olan İngiltere Başbakanı David Cameron, silah ticaretine yönelik eleştirilerin “Gerçeklerle tamamen ters düştüğünü” belirtti.

     

    Körfez ülkelerine silah üreticilerinin temsilcileriyle ziyarette bulunacak olan Cameron, buradaki ülkelerin kendi başlarının çaresine bakmaya zorlanmanın doğru olmayacağını belirtti.

     

    Kuveyt’te konuşan Cameron, Saddam Hüseyin’in 1991’deki Körfez Savaşı’nda mağlup edilişinin 20’inci yıldönümüne ithaf ettiği konuşmasında, “Kuveyt gibi küçük, demokratik ülkelerin kendilerini savunmaları adına silahlarını tek başlarına üretebildiklerini düşünmek gerçekliğe ters düşüyor” dedi.

     

    Cameron konuşmasında, “Demokrasilerin kendilerini savunma hakları olduğunu görmezden gelmek anlamsız. Bu tartışma özellikle 20 yıl önce Kuveyt’te çok öne çıkardı. O zaman Kuveyt bağısızlığına saygı duymayan komşusu tarafından işgal edildi ve başkentin büyük kısımları yok oldu” ifadesini kullandı.

     

    Kuveyt Başbakanı Şeyh Nasır Muammer El Sabah ise “Dört yıllık plan içinde öngörülen bütçe 70 milyar dolar. Bizimle çalışmak isteyen tüm İngiliz şirketlerine kapımız açık” dedi.

     

    CNN: Yeni Zelanda’da ölü sayısı en az 75 olduğu belirtildi

    Yeni Zelanda’nın Christchurch kentini sarsan ve onlarca kişinin ölmesine neden olan depremin ardından, kurtarma ekipleri arama çalışmalarına devam ediyor.

    Başbakan John Key, şu ana kadar en az 75 kişi hayatını kaybettiğini, ölenlerden 55 kişinin kimliğinin belirlendiğini söyledi. Kayıp olduğu belirtilen kişiler arasında 10 Japon öğrenci de bulunuyor.

     

    Japonya’daki Toyama dil okulu, harabelerin altında sıkışan bir öğretmenin attığı mesajdan, Yeni Zelanda’yı ziyaret etmek için gelen öğrencilerinin yıkıntıların altında mahsur kaldığını öğrendiklerini belirtti. Harabelerin altında 21 Japon öğrenci olduğu düşünülürken, AFP haber ajansı, depremin merkez üssünde kimsenin hayatta kalmadığını, bunların arasında yabancı öğrencilerin olduğunu da belirtildi.

     

    Polis, kurtarma çalışmalarının tüm gece sürdüğünü ve yıkılan binalardan çok sayıda insanın canlı olarak çıkarıldığını açıkladı. Çarşamba günü yapılan açıklamada, “Çok sayıda kişinin” yıkılan binalardan kurtarıldığı ve “Aynı zamanda ölü sayısının da çok olduğu” belirtildi.

     

    Yetkililer, bir ofis binasından 22 kişinin kurtarıldığını ancak içerde hala 22 kişinin olduğunu düşündüklerini belirtti. Aynı zamanda, bir başka ofis binasından sekiz kişi sağ olarak çıkarıldı.

     

    ABD Başkanı Barack Obama, Yeni Zelanda’da hayatını kaybedenler için başsağlığı dileyerek yardım teklifinde bulundu.

     

    Yeni Zelanda Savunma Bakanlığı, Salı günü yerel saatler 01.00 sularında ön sarsıntının yaşandığını, ardından 4 ve 6 büyüklüğünde 33 tane artçı şok geldiğini belirtti.

     

    NEW YORK TIMES: Arap dünyasındaki karmaşa piyasaları altüst etti

    Arap ülkelerinde yaşanan siyasi karmaşa, petrol fiyatlarını hızla yukarı çekerken, Suudi Arabistan’ın piyasaları rahatlatma çabalarına rağmen borsalar günü kayıpla kapattı.

     

    Tunus’ta başlayan ve son olarak Libya’ya sıçrayan isyan hareketleri petrol fiyatlarının son 2.5 yılın en yüksek seviyesine çıkardı, doğalgaz fiyatları yükselişe geçti. Enerji maliyetlerinin ve enflasyon rakamlarının artması, yatırımcıları oldukça huzursuz etmiş durumda.

     

    Petrol fiyatları şu anda küresel ekonomik durgunluğun başlangıcından bu yana görülmeyen bir seviyeye ulaşmış durumda. Fiyatlar şu anda Suudi Arabistanlı yetkililerin son aylar için belirlediği hedeften en az 20 dolar daha yüksek Bu durum önde gelen petrol üreticilerini tatmin etse de, küresel ekonomik krizin etkilerini hafifletmeye yetecek gibi görünmüyor.

     

    ABD ve dünyanın gelir kalanında yeterli miktarda petrol ve doğalgaz bulunsa da, ABD’li tüketiciler bir galon (4.55 litre) benzin için 3.17 dolar ödüyor. Geçtiğimiz yıla oranla tüketicilerin 0.50 sent daha fazla ödediği belirtilirken, yaz aylarının gelmesiyle bu miktarın 3.50 dolara çıkabileceğine işaret edildi.

     

    Arap dünyasında yaşanan protestolara yönelik endişeler, Dow Jones Sanayi Endeksi’nin 178.46 puandan, 12,212.49 puana düşmesine neden oldu. Standard&Poor 500 ise 27.57 puandan 1,315.44 puana geriledi. Nasdaq ise yüzde 2.74 kayıpla, 77.53 puandan 2,756.42 puana geriledi. Benzer gelişmeler Avrupa ve Asya piyasalarında da yaşanıyor.

     

    OPEC DEVREYE GİREBİLİR

    Suudi Arabistan Petrol Bakanı Ali el Naimi piyasaları rahatlamak için Salı günü bir açıklamada bulunarak, Petrol İhraç Eden Ülkelerin (OPEC) piyasalarda gerileme yaşanmaması için daha fazla petrol üretmesi gerektiğine dikkat çekti.  

     

    Libya’da yaşanan politik kriz yüzünden, petrol üretimi günlük 500 bin varil azalmış durumda. Bu, Libya’daki üretimin sadece küçük bir kısmını temsil etse de, yabancı petrol şirketlerinin teker teker faaliyetlerini durdurması ve limanların kapatılması, üretimin çok daha fazla azalacağına işaret ediyor.

     

    Naimi, “OPEC gerektiği zaman daha fazla tedarikte bulunmaya hazır… Endişe ve korku mevcut ancak şu an bir petrol sıkıntısı yok” dedi.

     

    Libya’nın ihraç ettiği petrolün yüzde 85’inin alıcısı olan Avrupa, şu an yaşanan karmaşa ortamından en çok etkilenmiş ülke durumunda.

     

    New York’ta ise Mart ayı ABD ham petrol fiyatları yüzde 8.6 artarak, varil başına 93.57 dolara çıktı. Nisan ayı içinse yüzde 6.4 artışla varil fiyatı 95.42 dolar oldu. Avrupa’da ise ham petrol fiyatı yüzde 4 artarak 105.78 dolara çıkmış durumda.

     

    Bu arada, AFP haber ajansı, Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) başkanının, “Petrol fiyatlarının artışı küresel havayolları için çok büyük bir zorluk yaratacak” sözlerini geçti.

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı