Dünya Haberleri

    Dünya basınından manşetler - 18 Ocak

    Planet/EkoNet
    18.01.2011 - 10:56 | Son Güncelleme:

    Dünyada bugün öne çıkan tüm manşetler:

    WALL STREET JOURNAL: “Türkiye’nin vizesiz seyahat kararı AB’ye yasadışı göçmen akınına neden oldu”

    Yunanistan’da görevli sınır yetkilileri, Wall Street Journal’a yaptıkları açıklamada, Türkiye’nin Ortadoğu ve Afrika ülkeleriyle vizeleri kaldırmasının Avrupa Birliği’ne yasadışı göçmen akınına neden olduğunu söyledi.

     

    Yunanistan-Türkiye sınırında bulunan Orestiade kasabası Başkomiseri Yorgo Salamagkas, gündüz vakti Türkiye’den Yunanistan’a kaçak geçiş yapmaya çalışan kişilerin videosunu göstererek “Şunlara bakın, takım elbiseleri ve kravatlarıyla sanki bir cafe’ye kahve içmeye gidiyorlar” dedi.

     

    Yunanistan ve AB yetkilileri son dönemde böyle gelen göçmenlerin sayısında bir patlama olduğunu söyledi.

     

    Salamagkas, “Fas’tan, Cezayir’den, Tunus’tan ucuz biletlerle İstanbul’a gidiyorlar. Oradan üç saatlik otobüs yolculuğuyla Edirne’ye geliyorlar. Oradan da Yunanistan’a kısa bir yürüyüş yolu” dedi. Bu durum insan kaçakçıları için de maliyetleri 200 euroya kadar düşürüyor.

     

    Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Selçuk Ünal ise “Bazı ülkelerle ticareti ve turizmi geliştirmek için vize uygulamaları yaptığımız doğru. Ancak bunun insanların diğer ülkelere yasadışı girişlerini sağladığını söylemek doğru değil” dedi.

     

    Ünal Türkiye’nin geçtiğimiz sekiz yolda 260 bin yasadışı göçmeni ve 9 bin insan kaçakçısını tutukladığını belirterek, “Bizim ülkemiz de yasadışı göçmenlerin hedef ülkelerinden biri haline geldi” dedi.

     

    TEHRAN TIMES: “Sakine Aştiyani davasını hala inceliyoruz”

    İranlı yargı yetkilisi Gulam-Hüseyin Muhsini Ecei, IRNA haber ajansına yaptığı açıklamada zina yapmak ve kocasını öldürmek gerekçeleriyle idam cezasına çarptırılan Sakine Aştiyani’nin davasının hala değerlendirilmekte olduğunu söyledi.

     

    Ecei, davada bir ilerleme sağlanamadığını söyledi.

     

    İran’ın öğrenci haber ajansı ISNA, dün uluslararası kamuoyundan gelen tepkiler sonucunda Aştiyani’nin asılarak idam edilmesi yönünde verilen kararın da askıya alındığını bildirmişti. Ajans, haberini İran Parlamentosu İnsan Hakları Komitesi Başkanı Zöhre Elahian’ın, Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff’e yazdığı mektuba dayandırmıştı.

     

    Elahian, mektupta Aştiyani’nin çocuklarının talebi üzerine asılarak idam cezasının da askıya alındığını belirterek, “Recm cezasıyla ilgili kesin karar henüz alınmamış olsa da asılarak idam cezası çocuklarının af talepleri üzerine askıya alındı” demişti.

     

    Dün akşam saatlerinde bir başka yargı yetkilisi, Melik Ajdar Şerifi de Elahian’ın açıklamalarını reddederek, “Aştiyani davasında bir değişiklik ya da gelişme olmamıştır. Dolayısıyla bu konuda yapılan açıklamalar yanlıştır” dedi. IRNA Şerifi’nin, “Aştiyani’nin davası ulusal yüksek mahkemede görülmektedir, ancak kesin karar henüz verilmemiştir” dedi.

     

    ASSOCIATED PRESS: Hariri suikastına ilişkin ilk iddianame mahkemeye sunuldu

    Lübnan’ın eski Başbakanı Refik Hariri’nin suikastıyla ilgili ilk iddianame dün Birleşmiş Milletler Lübnan Özel Mahkemesi’ne sunuldu. İddianamenin suikastın üzerinden altı ay geçmiş olmasına rağmen bugün yeni bir şiddet dalgası yaratmasından endişe ediliyor.

     

    Taslak iddianamenin içeriğinin ne olduğu açıklanmadı. Belçikalı yargı Daniel Fransen dava için yeterli kanıt olup olmadığını belirleyene kadar iddianamede ne olduğunun açıklanması beklenmiyor.

     

    Uluslararası mahkemenin Lahey’de bulunan merkezi de iddianameyle ilgili haberleri onayladı

     

    Uluslararası kamuoyunda iddianameyle ilgili ilk açıklama ABD Başkanı Barack Obama’dan geldi. Obama, iddianamenin mahkemeye sunulmasından memnun olduğunu belirterek, “Bu karar Lübnan’da işlenen faili meçhul suikastların sorumlularının cezasız kalmaması yolunda atılan önemli bir adım” ifadesini kullandı.

     

    Obama açıklamasında kararın “Lübnan halkı için adaletin yerine gelmesi” anlamında olduğunu da sözlerine ekledi.

     

    Bu gelişme dolayısıyla Lübnan halkının çok önemli ve duygu dolu anlar yaşadığını ifade eden ABD Başkanı, Lübnanlı yetkililere ve gruplara itidal çağrısı yaptı.

     

    BBC: 'Tunus diktatörden kurtuldu, diktatörlükten değil'

    Cumhurbaşkanı Bin Ali’nin sokak gösterileriyle görevden indirildiği Tunus'ta yeni ulusal birlik hükümeti dün ilan edildi.

     

    Kabinede üç muhalif lider de yer alıyor.

     

    Son olaylarda gözaltına alınan, muhalif blog yazarı Slim Amamu, gençlik ve spordan sorumlu bakan olarak atandı. Ancak kilit önem taşıyan görevler, hala devrik başkan Bin Ali'ye sadık isimlerden oluşuyor.

     

    Muhalefetten bir dizi siyasetçinin yeni kabinede bakanlığa getirildiği bildirilirken, eski hükümetten bazı isimler ise yerlerini korudu.

     

    Ülkeyi seçimlere hazırlayacak süreçte görevde kalması planlanan ulusal birlik hükümetine Başbakan Muhammed Gannuşi liderlik edecek.

     

    Guardian gazetesi yazarı Brian Whitaker'a göre halk bu haberi öyle büyük bir coşkuyla karşılamadı.

     

    Yeni hükümette eski rejimde yer almış bir çok yüze rastlandığı özellikle savunma, içişleri, maliye ve dışişleri gibi kilit bakanlıkların bu çevrelerin elinde olduğunu söylüyorlar.

     

    Guardian yazarı, asıl 69 yaşındaki Başbakan Muhammed Gannuşi'nin uzun zamandır Bin Ali'ye sadık bir isim olduğunu, Tunus'ta başkanın her dediğini kabul etmesi dolayısıyla "Bay Evet, Evet" olarak bilindiğini aktarıyor.

     

    Yazara göre bu sıradan Tunus vatandaşları için kaygı verici bir işaret. Sosyal paylaşım ağında görüşlerini paylaşan bir sendikacının ifadesiyle "Tunus diktatörden kurtuldu ama diktatörlükten henüz kurtulabilmiş değil."

     

    Bununla beraber yeni hükümetin Tunus'ta sokaklarda dün de devam eden çatışmaların durulmasını sağlaması umuluyor.

     

    Polis, devrik Cumhurbaşkanı Bin Ali'nin partisini iktidarda istemeyen ve sayıları birkaç yüzü bulan göstericiyi dağıtmak için tazyikli su ve göz yaşartıcı gaz kullandı. Olaylar sırasında yer yer silah sesleri de duyuldu.

     

    Tunus, 23 yıl iktidarda kaldıktan sonra geçen cuma günü Suudi Arabistan'a kaçan Cumhurbaşkanı Bin Ali'nin devrilmesinden bu yana olağanüstü hal altında.

     

    Tunus'ta işsizlik, gıda zamları ve yolsuzluğa tepki olarak başlayan gösteriler son bir ayda giderek şiddetlenmiş; Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı pek çok taviz de yetmeyince, ülkeden kaçması ile sonuçlanmıştı.

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı