Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Dünya basınından manşetler - 10 Ocak

    Planet/EkoNet
    10.01.2011 - 10:37 | Son Güncelleme:

    Dünya basınından manşetler - 6 Ocak

    XINHUA: Rum kesiminden Türkiye AB üyeliği için sert mesaj

    Kıbrıs Rum Kesimi, Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunmadığı takdirde Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğini kabul etmeyeceğine yönelik sert uyarıda bulundu.

     

    Kıbrıs Rum Kesimi Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, “Sadece Türkiye’nin AB üyeliğini kabul etmekle kalmayacağız, üyelik müzakerelerinin devam etmesini de engelleyeceğiz” dedi.

     

    Kiprianu, “kimsenin Ankara’nın sabrını zorlamaması gerektiği veya Kıbrıs ile AB arasında tercih yapması durumuna sokmaya çalışmaması uyarısına” cevap verdi.Kıbrıs sorununun çözümünün, AB üyeliğiyle bağlantılı olabileceğini belirten Davutoğlu’nun açıklamalarını yorumlayan Kiprianu, “Kıbrıs çözümü karşılığında Ankara’nın AB üyeliğini şantajla elde etmesine göz yummayacağız” dedi.

     

    Kiprianu ayrıca, Türkiye’nin üyelik sürecinin zaten zorda olduğunu ve müzakerelerin devam etmesini istiyorsa ilk olarak Kıbrıs sorununa yönelmesi gerektiğini ifade etti ve “AB ve Birleşmiş Milletler (BM) üyesi bir ülkenin topraklarında asker bulundururken Türkiye’nin uluslar arası kanunlardan bahsetmesi iki yüzlülük” dedi.

     

    Avrupa Komisyonu, Kasım ayında yayımladığı değerlendirme raporunda, Kıbrıs ile ilişkilerin geliştirilmemesinden dolayı Türkiye’yi eleştirdi.

     

    Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Salı günü yapacağı ziyarete değinen Kiprianu, geçmişte bölünmüş bir ülke olan Almanya’nın başbakanının Kıbrıs’ın bütünleşmesi gerektiğini daha iyi anlayacağını belirtti.

     

    30 aydan beri devam eden Kıbrıslı Rum ve Türkler arasındaki görüşmeler, Rumların Türk tarafında bulunan mülkleri üzerinde yaşanan tartışmalar yüzünden yavaşlamıştı. BM Genel Sekreteri Ban ki Mun, iki taraf arasındaki çıkmazı ortadan kaldırmak için 26 Ocak’ta her iki ülkenin liderleriyle Cenevre’de bir araya gelecek.

     

    NEW YORK TIMES: Giffords saldırısının ardında suikast planı olabilir

    ABD Temsilciler Meclisi üyesi Gabriel Giffords’un uğradığı silahlı saldırıyı inceleyen savcılar, saldırıyı düzenleyen 22 yaşındaki Jared Loughner’ın evinde önemli delillere ulaştı. Saldırının yaşandığı süpermarketten yaklaşık 8 km mesafede bulunan evde yapılan incelemede, Loughner’ın Demokrat Parti üyesi Giffords’u öldürmeyi planladığı anlaşıldı.

     

    FBI yetkilisi Tony Taylor, saldırganın evindeki bir kasada bulunan zarfın içinde, Loughner tarafından yazılmış bir not buldu. Not, “Daha önceden planladım. Benim “suikastım” ve Giffords” sözcüklerini içeriyor.

     

    Tek başına hareket ettiği düşünülen Loughner’ın, Phoenix kentinde Pazartesi günü yargıç karşısına çıkarılması bekleniyor. Öte yandan, tek kurşunla kafasından vurulan Giffords’un sağlık durumu ciddiyetini koruyor. Doktorlar, Giffords’un kurtulacağına dair ümitli olduklarını belirtirken, Pazar günü beyinde hasar oluşmasını önlemek için kafatasının yarısını aldıklarını belirtti.

     

    Saldırının gerçekleştiği Tucson kenti olmak üzere, tüm ABD’de saldırının neden yaşandığı sorusu sorulurken, Başkan Barack Obama, Pazartesi günü saat 11’de ölenlerin anılması için bir dakikalık saygı duruşu yapılması çağrısı yaptı.

     

    Soruşturmacıları, Loughton’un saldırıda kullandığı yarı otomatik Glock marka silahın yasal olarak 30 Kasım tarihinde alındığını belirtti. Ayrıca, Loughner’ın, hedef aldığı Gifford’la bir süre önce temasa geçtiği belirtildi. Suikast şüphesi uyandıran notların bulunduğu kasada, Gifford’un 2007 yılında Loughner’a yolladığı ve bir etkinliğe katıldığı için teşekkür ettiği mektup da bulundu. Suçlu bulunması halinde, Loughner ölüm cezası alabilir.

     

    BLOOMBERG: Çin, Gates’in diyalog teklifini değerlendirecek

    Çin Savunma Bakanı Liang Guanglie, ABD ile askeri ilişkilerin kesilmesinden bir yıl sonra, stratejik diyalogun tekrar oluşturabileceği mesajını verdi. Geçtiğimiz yıl, Çin’in Tayvan’a silah satışı gündeme geldiğinde Washington bu satışa itiraz etmiş ve askeri ilişkiler kesilmişti.

     

    ABD Savunma Bakanı Robert Gates, dünyanın en güçlü iki ekonomisinin askeri güçleri arasındaki bağların “politik yönlendirmelere konu olmaması gerektiğini” ifade etti. Gates, mevkidaşı Liang ile bugün bir araya geldi.

     

    Gates, yapılan görüşmede ABD Başkanı Barack Obama ve Çin Devlet Başkanı Hu Jintao’nun, iki ülke arasındaki diğer ilişkilerde olduğu gibi askeri bağların da güçlendirilmesini istediklerini belirtti. Hu, gelecek hafta temaslarda bulunmak için Washington’a gelecek.

     

    İki ülke arasındaki askeri ilişkiler, Çin’in Kore Yarımadasında yaşanan tansiyonda Kuzey Kore’ye destek vermesi ve ABD’nin düzenlediği tatbikatlara karşı çıkmasıyla gerilmişti. Liang, “düzenli ve güvenilir” görüşmelerin “yanlış anlaşılmaları ve hesaplamaları” ortadan kaldırmaya yardımcı olacağını söyledi.

     

    Çin, Kuzey Kore’nin Güney’e yönelik en son iki saldırısında Pyongyang’ı kınamamış, Çin ordusunun en üst rütbeli subaylarından biri olan General Gu Boxiong, Kore Savaşı’nda Çin’in Kuzey Kore’nin yanında savaşa girmesinin 60’ıncı yıldönümünde törenlere katılmıştı.

     

    Pekin’deki düşünce kuruluşu Carnegie-Tsinghua Merkezi’nden Paul Henle, “Çinlilerin, ABD’yle daha yakın ilişkiler kurmak açısından stratejik değerlendirme yaptığını sanmıyorum” dedi. Henle, “Bana kalırsa, yapılan görüşmeler Hu’nun Washington ziyaretinde zora düşmemek için düşünüldü” ifadesini kullandı.

     

    JERUSALEM POST: ‘İsrail-Filistin çatışması New York’ta çözülemez’

    ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Pazar günü Abu Dabi, Dubai, Muskat ve Doha’nın liderleriyle bir araya geldi. Clinton, Irak’taki yeni hükümetin desteklenmesi ve Filistin Yönetimi’ne kaynak sağlanması için Arap dünyasından daha fazla destek isteyeceğini belirtti.

     

    Obama yönetiminin Ortadoğu barış sürecinde beklenen ilerlemeyi gösterememesinin ardından, Clinton, Filistin Yönetimi’nin desteklenmesi için zengin Arap ülkelerinin desteğini arıyor. ABD, Filistin devlet kurumlarının desteklenmesini, böylece Filistin Yönetimi’nin tek taraflı devlet ilan etmesi veya Birleşmiş Milletler’e (BM) başvurarak İsrail’e karşı duruş sergilemesinin önüne geçmek istiyor.

    Clinton, “New York’un, İsrail ve Filistin arasındaki uzun süreden ve var olan çatışmanın çözüleceği yer olmadığına inanıyoruz” dedi. Clinton ayrıca, “Bunun Filistinlilerin veya bir başkasının izlemesi gereken sonuç getirici bir yol olmadığını düşünüyoruz” ifadesini kullandı.

    İran’ın nükleer programı hakkında da konuşan Clinton, Tahran’ın nükleer silah elde etmek için çabalarını sürdürdüğüne yönelik tahminlerin devam ettiği süreçte, mevcut baskının devam etmesi gerektiğini söyledi.

     

    Clinton, İran’la ticari ilişkileri bulunan Körfez ülkelerine, yaptırımların sürdürülmesine yardımcı olacak şekilde hareket etmelerini istedi. Clinton, “İran’ın bir veya üç sene için yok edeceğini söylediği bir Körfez ülkesinde veya başka bir yerde yaşayanlar bu konuda ne kadar rahat olabilirler bilmiyorum” yorumunu yaptı.

    BBC TÜRKÇE: Güney Sudan bağımsızlığa yürüyor

    Güney Sudanlılar bağımsızlıkla sonuçlanması beklenen referandumda oy kullanmaya devam ediyor.

     

    2005 yılında Güney ve Kuzey Sudan arasındaki 46 yıllık savaşı sona erdiren barış anlaşması doğrultusunda yapılan referandumun bugün ikinci günü.

     

    Dünkü oylamaya katılımın yüksek olduğu ve ciddi bir olay yaşanmadığı belirtilirken, uluslararası toplum da bu durumu olumlu bir başlangıç olarak niteledi.

     

    Bölgenin büyüklüğü ve altyapı yetersizlikleri nedeniyle oylama bir hafta sürecek.

    Güney'in bağımsızlığını elde edebilmesi için kayıtlı seçmenin yüzde 60'ının sandık başına gitmesi gerekiyor.

     

    Sudan etnik ve dini hatlarla fiilen ikiye bölünmüş durumda. Müslümanların yaşadığı ve iktidarı elinde bulunduran Kuzey, ağırlıklı olarak Hristiyanların ve geleneksel dinlere sahip olan kabilelerin yaşadığı Güney'in bağımsızlığına izin vereceğini söylüyor.

     

    Sudan'ın güneyindeki BBC muhabiri Will Ross, şu ana kadar kuzeyle bir arada yaşamak isteyen bir kişiyle karşılaşmadığını vurguluyor.

     

    Ancak Devlet Başkanı Ömer el Beşir, Güney'in bağımsızlığının istikrarsızlık yaratabileceği uyarısında bulundu.

     

    Sokaklarda ise daha çok iyimser bir hava hakim. BBC’nin sorularını yanıtlayan Abraham Parrying adlı bir seçmen Güney Sudan'ın başkenti Juba'da oyunu kullanırken, ''Benim oyum, savaşta öldürülen annem, babam ve kardeşlerim için. Ayrıca gelecekteki çocuklarım için de. Böylece onlar barış içindeki hür bir Güney Sudan'da büyüyebilirler'' dedi.

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı