Dünya Haberleri

DÜNYA

    Dünya basınından

    Yavuz Çekirge
    06.07.2007 - 10:45 | Son Güncelleme: 06.07.2007 - 10:46

    Günün konusu: Pakistan.

    Bir iki aydır karışıklıkların sürdüğü Pakistan 'da, Pervez Müşerref'e karşı Radikal İslamcı grupların başlattığı eylemler sürüyor.

    Daily Telegraph
     
    Pakistan'da  öğrencilerin direnişi, ülkedeki İslamcı militanların oluşturduğu tehdidi gözler önüne sermekle birlikte, Devlet Başkanı Pervez Müşerref'in otoritesinin ne kadar zayıfladığının da göstergesi.
    Gazetenin başyazısında şu satırlar dikkat çekiyor: "Lal Camii kuşatması, El Kaide ve Taleban ile mücadelede, Pervez Müşerref'in ne derece güvenilir bir müttefik olduğunu tartışmalı hale getiren olaylar zincirinin son halkası. Birincisi, Müşerref, Müslüman olmayanlara karşı şiddet kullanılmasını savunan medreseleri kontrol altına almakta başarısız oldu."

    "İkincisi, ağır kayıplar veren ordudan gelen baskı nedeniyle, Afganistan sınırındaki Veziristan bölgesinde denetimi sağlama sorumluluğunu yerel aşiret liderlerine devretmek zorunda kaldı. Böylece Usame bin Ladin'in örgütü, bölgede daha rahat hareket eder hale geldi."

    "Üçüncüsü, ülkenin başyargıcını Mart ayında görevden alması, kamuoyunu hükümete karşı harekete geçirdi. Pervez Müşerref iktidarının sürüklendiği meşruiyet krizi öylesine derinleşti ki, Dubai'de sürgünde bulunan eski Başbakan Benazir Butto'nun, parlamento seçimlerine katılmak için ülkeye dönüşüne izin verilmesi bile konuşuluyor."

    "Butto'nun dönüşünün, krize bir çözüm yolu olarak konuşulması, Pakistan siyasetinin iflas ettiğini açıkça ortaya koyuyor. Ülkeyi 1988 ile 1999 arasında yöneten Butto da, Navaz Şerif de, demokrasinin adına leke sürmüş liderler."

    Times

    İslamcı öğrencilerin Lal Camii'ndeki direnişinin bu kadar uzun sürmesinin ardında, Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref'in zayıflığı değil, siyasi hesapları olabilir.

    "Batılı düşünce tarzına sahip birçok Pakistanlı, Müşerref'in bu çekişmenin uzamasına bilerek göz yumduğunu düşünüyor. Müşerref'i, dikkatleri başyargıcı görevden almasının neden olduğu protestolar ve hem ordunun başında kalıp, hem de devlet başkanlığına yeniden aday olma planlarından başka yöne çekmeye çalışmakla suçluyorlar."
    "Bu kesimlere göre Devlet Başkanı bir yandan da Batı'ya, aşırı İslamcılar ile mücadele ettiği izlenimi vermeye çalışıyor ve Afganistan sınırındaki Veziristan bölgesinde denetimi sağlama sorumluluğunu aşiret liderlerine devretme kararına yönelik eleştirileri bu yolla göğüsleyebileceğini düşünüyor."
    "Müşerref'in taraftarlarına göre ise durum farklı. Devlet Başkanı, daha fazla kan akmasını ve ülkedeki kutuplaşmanın daha da artmasını önlemek için sabırlı olmak zorunda."
    Guardian,

    İngiltere'deki terör saldırılarının ardından tutuklanan 8 şüphelinin sorgusuna başlandığını ve polisin, şüphelilerin yabancı ülkeler ile, özellikle de Irak'taki El Kaide militanları ile olası bağlantıları üzerinde durduğunu aktarıyor.

    İstihbarat birimlerine dayandırılan haberde, El Kaide'nin Irak kolu ile ilgili şu bilgilere yer veriliyor:
    "İstihbarat birimleri, Irak'taki El Kaide militanlarının, diğer ülkelerdekinden daha iyi örgütlenmiş olduğuna dikkat çekiyor. Grubun liderliğinin, Ebu Musab ez Zerkavi'nin öldürülmesinden sonra Ebu Ayub el Masri'ye geçmesi ile, Irak'taki militanların, El Kaide merkez kadrosu ile ilişkilerinin de daha güçlendiğine dikkat çekiliyor."

    "Ayrıca El Kaide liderliğinin, daha esnek bir yapıya geçerek, başka ülkelerdeki militanlara daha fazla insiyatif tanıdığı biliniyor. İngiltere'deki Ortak İstihbarat Analiz Merkezi'nin Nisan ayında yayınladığı raporda da, İngiltere'ye yönelik belirgin bir tehdit görünmese de, 'El Kaide'nin Irak koluna bağlı militanların, İngiltere içinde faaliyette olduğunu biliyoruz' ifadesine yer verilmişti."

    Financial Times

    Değişen El Kaide konulu yazıda gazete örgütteki  dönüşümü mercek altına almış.
    "11 Eylül'den bu yana örgütün yapılanmasına ciddi darbe vurulmuş olsa da, bir ideoloji olarak yaygınlaşmasına engel olunamamıştır"

    "Irak'taki savaşın bunda büyük etkisi olduğu açık. El Kaide'nin yeni taraftarlar toplamasına gerekçe sağlamanın yanı sıra, Irak, terörist yetiştirilmesi için de uygun bir ortam sağladı. Birçok yabancı savaşçı, intihar bombacısı olarak ölmek için Bağdat'a giderken, bazıları da ülkelerine dönmeye, ya da terörü Avrupa ülkelerine yaymaya teşvik ediliyor."

    "Cihat, tekil bir olgu değildir. Dolayısıyla da tek bir strateji ile mağlup edilemez. El Kaide, Irak'ta, Afganistan'da, Filistin'de, Pakistan'da ya da Avrupa'nın Müslüman toplulukları içindeki 'haksızlığa uğramışlık duygusu'nu sömürüyor. Dolayısıyla cihat, çatışmayı yücelten 'terörle savaş' söylemi ile bitirilemez. Bunun yerine, bu 'haksızlığa uğramışlık duygusu' çözümlenmeli ve ardındaki ideolojinin ne kadar boş olduğu gösterilmelidir."
      
    Almanya'nın Sesi - Deutche Welle

    İslamabad'daki Lal Mescidi'ni işgal edenler, dini liderlerin çağrılarına rağmen teslim olmadı. Radikal İslamcıların kalesi Lal Mescidi'nde bulunanların çoğunun canlı kalkan olarak kullanıldığı tahmin ediliyor.

    Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki Lal Mescidi'nin güvenlik güçlerince  ablukası sürerken, dün burka giymiş vaziyette kaçmaya çalışan mescidin imamlarından Abdül Aziz, mescitte bulunanları teslim olmaya çağırdı, ancak bu çağrıya karşılık gelmedi.
     
    Salı günü güvenlik güçleriyle meydana gelen çatımalarda 16 kişi ölmüş, 150 kadar kişi de yaralanmıştı. İşgale son vermeleri için medrese öğreıcilerine ültimatom verilmiş, çok sayıda kişi mescidi terk etmişti. Ancak mescitte hala çoğunluğu kadın, 850 kadar öğrencinin bulunduğu tahmin ediliyor. Kimi kaynaklar ise 2 bin 500 kadar öğrenciden bahsediyor.
     
    Fakat görgü tanıkları ve hükümet kaynakları içeride bulunanların dışarı çıkmalarının engellendiğini söylüyor. Pakistan Din İşleri Bakanı İcaz ül Hak, Lal Mescidi'nde 30 kadar silahlı "teröristin" öğrencileri alıkoyduğunu belirtti ve teslim olanların "yasalara uygun olarak" muamele göreceği taahhüdünde de bulundu. Halid Pervez adlı yerel yetkili de "içerideki kadın ve erkeklerin, silahlı kişilerce zorla tutulduklarını, bu kişilerin kadınları ve çocukları canlı kalkan olarak kullandıklarını" söyledi.

    Uzun süredir Pakistan yönetimi ile çekişen İslamabad'daki Lal Mescidi, öteden beri radikal İslamcıların kalesi olarak biliniyor. Aslında bir medrese olan Lal Mescidi'nde eğitim alan öğrenciler, Devlet Başkanı Pervez Müşerref karşıtı ve amaçları Pakistan'da Taliban tarzı bir şeriat düzeni kurmak. Ancak bu medrese, Pakistan'daki şeriat yanlılarının tek yuvası değil, ayrıca Lal Mescidi'nde Taliban yanlısı öğrenci yetiştirildiği de yıllardır biliniyor.
     
    Şeriat uygulamalarını Pakistan'da yaymak amacı güden başkent İslamabad'daki Lal Mescidi, 1965 yılında din adamı Muhammed Abdullah tarafından kuruldu. Radikal İslamcıların kalesi olarak bilinen Lal Mescidi'ne bağlı iki medrese din eğitimi alan yaklaşık 5 bin öğrenci var. Laiklik yanlısı Devlet Başkanı Pervez Müşerref ve Amerikan karşıtı olan bu medrese, Afganistan'daki Taliban hareketi ile yakınlık içinde.
     
    Yaklaşık 5 bin öğrencisi olmasına rağmen ülkedeki nüfuzu ve desteğinin ise daha fazla olduğu tahmin ediliyor. Zira Lal Mescid üyeleri, başkentte kendi ahlak polisini oluşturup şeriat mahkemeleri kurmuş ve Müşerref iktidarına karşı bir "gölge devlet" haline dönüşmüş durumda.
     
    El Kaide bağlantısı
     
    Güvenlik güçlerinin kuşatması altındaki Lal Mescidi'nin şimdiki dini lideri ise burka giyerek kaçmaya çalışırken yakalanan imam Abdül Aziz. Bir saldırıda ölen babası Abdullah'tan 1998 yılında bu görevi devralan Abdül Aziz, yakalandıktan sonra El Kaide'yle de bağlantısı olduğunu teslim etti.
     
    Usame Bin Ladin ile görüştüğünü söyleyen imam, Taliban tarzı öğrenci hareketinin, "yabancı dostlarıyla" bir bağlantısı olmadığını öne sürüyor. Abdül Aziz, ayrıca İslamabad'da yönetim karşıtı hareketin derinlik kazandığını, bazı militan örgütlerin silah tedarik ettiğini de itiraf ediyor.
     
    Diğer yandan 2005 yılında Londra'da meydana gelen El Kaide bağlantılı saldırılardan sonra İngiliz polisinin elde ettiği ipuçları bu medreseye kadar uzanmış ve İngiliz polisi bu medresede arama yapmak istemişti. Ancak radikal İslamcıların yuvası haline gelen tek yer Lal Mescidi değil, Pakistan'da çok sayıda din okulunda şeriat yanlısı öğrenciler yetiştiriliyor. Nitekim Afganistan'daki Taliban hareketinin temelleri de Pakistan'daki medreselere kadar uzanıyor. Taliban, Afganistan'daki savaştan kaçarak bu medreselerde eğitim görmüş Peştun mülteciler ve mülteci kamplarından toplanan askerlerin biraraya gelmesiyle ortaya çıkmıştı.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı