"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Dün yine dövüldüm hem de bu seferki bayağı kötüydü

Her yanım çürük içinde. Gece balkona çamaşırlarımı toplamaya çıktığımda, karşımda oturan, anneleri vefat etmiş, babaları TIR şoförü olan 2 kız, 2 erkek, yetişkin 4 kardeşten, 22 yaşlarındaki erkek olanı bahçenin iç tarafında, kendi gibi işsiz güçsüz bir arkadaşı ise, dış tarafında gülüşerek, fısıldaşıyorlar.

Dışarıda duran, "Çabuk torba getir" diyor. Ben de "Gecenin bu saatinde hayırdır, bunlar ne yapıyorlar" diyerek gizlice izliyorum. Torbaladıkları şeyi karşıdaki boş araziye bırakıp, yine gülüşerek uzaklaşıyorlar. Elime feneri alıp koşturuyorum, torba bir ağacın altında.

Bir bakıyorum ki benim 6 yaşında gözleri kör, bahçenin dışına çıkmayan Mazlumem can çekişiyor. Kızımı, kediciğimi, rottweiler köpeklerine parçalatmışlar. Eğlenmeye gidiyorlar.

Polis, karakol, derken, sabahın 5’ine kadar nöbetçi veterinerde elden gelen yapılıyor ama boşuna... Cumhuriyet Savcılığı’na başvuruyorum; 1 ay sonra "Kovuşturmaya gerek olmadığı" kararı geliyor.

Dün akşam çöp dökmeye çıkıyorum, bahçe dışındaki arkadaşı yolun kıyısında pis pis sırıtıyor. Kabullenemiyorum, adı gibi kendi de Mazlume, bu evde benimle yaşadı, boynuma sarılırdı iki eliyle... "Çok mu zevk aldınız parçalatırken" diyorum, "Pis karı, kedi manyağı, defol" deyince, içimdeki yanardağ patlıyor ama çocuk 20 yaşında, benden uzun, acımasız.

Öyle bir dövülüyorum ki, burnumun kırılmasına ramak kalmış, her yanım çürük içinde... Üstüne üstlük pazaryeri yanında oturuyorum, onlarca insanın gözü önünde dövülüyorum, kimsenin kılı kıpırdamıyor. Çoğunluk zaten hayvan sevmez.

Gülerek izliyorlar dövülmemi ve ben idrarımı kaçırıyorum. Yine karakol, yine hastane, acil servis, yine Cumhuriyet Savcılığı... Yine onlar kazanacak, daha da çoğalacaklar, belki tekrar tekrar dövecekler. Yasalardan çekinmiyorlar ki. Ne var ki, bir "kör kediyi" zevk için, özellikle canavar haline getirdikleri köpeğe parçalatan bu insanlar, yarın analarını bile öldürürler.

Onlar için "alt tarafı kedi" ama ben yandım ki yandım; o benim kızımdı. Üstelik bu ikinci kedim parçalattıkları, ilki henüz minicik bir yavruydu.

Bir başkasının ise ne ölüsü, ne dirisi var ortalıkta... Güzin Abla, size Adresimi vereyim, belki ilgilenen, yardım edecek bana yol gösterecek merhametli birileri çıkar.

Adres: 6851 Sok. No:31 Evka 2 Mahallesi Çiğli/İzmir

Telefon: 0532 652 58 07

E- Posta: zerrin559@hotmail.com

Çok sevgili Zerrin Hanım, yazdıklarınız karşısında dehşete düştüm. Can güvenliğimiz yok demek ki... Bir takım ruhsuzların merhametine kalmış durumdayız. Astıkları astık, kestikleri kestik insanlar... İster sizi gasp eder, canınıza kast ederler paranız için; ya da işte, sizin gibi bir hayvanseverin baktığı zavallı hayvanlara eziyet etmeyi zevk edinirler.

İtiraz etmeye kalktığınızda da ölesiye dövülürsünüz... Neyse; iyi ki öldürmemişler sizi... Ya bunlara karşı bizi kim koruyacak? Polise başvursanız, savcılığa şikayet etseniz de işte size verilen cevap: "Kovuşturmaya gerek yok".

Bu nedenle kimsenin kimseden korkusu da yok artık... Yolda yürürken bile tedirgin oluyor insan, "Karşıdan gelen acaba bana saldırır mı" diye... Hepimiz Allah’a emanetiz.

Özellikle hayvanlarla ilgili girişimlerin genelde sonuç vermediğini bildiğim için karamsarım; iş hayvan hakları mücadelesine gelince hiçkimse bu yola baş koyanları önemsemiyor.

Sanki bize karşı uygulanan dayak, kötü muamele, hakaret çok doğalmış gibi. Aklıma gelmişken, Barolar Birliği, Kadın Kolları’ndan yardım isteyebilirsiniz. Mutlaka hayvansever okurlarım bu davanızda size yol gösterecek, yardım edeceklerdir.

Kızım beş yaşında ama bir şekilde cinselliği keşfetti

Sevgili Güzin Abla, benim sorunum küçük kızımla ilgili; kızım henüz beş yaşını doldurmamış olmasına rağmen, bir şekilde cinselliği keşfetti. Şu an kreşe gidiyor. Kreşte ve evde yalnız kaldığında, uykuya dalmadan önce pelüş oyuncakları, battaniye ve buna benzer yumuşak şeyleri alıp bize göstermeden, bacaklarının arasına sürtüyor. Ona sorduğumda ise "Anne canım istiyor, çok hoşuma gidiyor" diye cevap veriyor. Hiç kızmadan onu uyarıyorum, onunla konuşuyor, bu yaptığının yanlış olduğunu anlatmaya çalışıyorum ama sonuç alamadık.

Tekrarladığında ise "Unuttum anne, bir daha yapmayacağım" diyor. Bu durum çok canımı sıkıyor; lütfen abla cevap ver, nasıl bir yol izlemeliyim? Bu konuyu hiç kimseyle paylaşamıyorum.

RUMUZ: KÜÇÜK YAŞTA CİNSELLİK

Söyleyeceklerim belki sizi şaşırtacak ya da inandırmayacak ama sevgili okurum, cinsel dürtüler çocukta üç yaşından itibaren başlıyor. Danıştığım uzmanlar bunun çok doğal olduğunu anlatıyorlar. Küçük kızınızın bu davranışları, bazen de değişik şekillerde tezahür eden, cinsel dürtünün bir belirtisidir. O bunun cinsellikle bağlantısını elbette ki bilmiyor. Ona göre bu, tüm saflığı ile size söylediği gibi, sadece "Hoşuna giden bir oyun".

Sizin telaşınızı, huzursuzluğunuzu hissederse, inanın gelecekteki tüm cinsel yaşamı altüst olabilir. Hatta belki size bir süre sonra bazı sorular da sorabilir.

Bunları düzgün, gerçek ve inandırıcı bir şekilde cevaplamalısınız. Bu konuda anne-babayı eğitici çok güzel kitaplar yayınlanıyor artık. Bunlarda çocuğa karşı, her konuda olduğu gibi, cinsellik açısından da mutlaka dürüst olmayı öneriyor uzmanlar.

Önce siz bu davranışının yanlış, sakıncalı, utanılacak bir şey olduğunu düşünmeyin. Sakın onu korkutmayın, kötü bir şey yaptığına inandırmayın. Üzerine üzerine gitmezseniz, bir süre sonra kendiliğinden vazgeçebilir.

YALNIZLIK ÇOK ZOR, BİR CAN YOLDAŞI ARIYORUM

Sevgili Güzin Hanım, ben 50 yaşlarında, kamudan emekli, yalnız yaşayan bir hanımım. İki çocuğum var, ikisi de evli, kendi yaşamlarını kurdular, herkes evinde mutlu. Allah daim kılsın. Ama yalnızlık çok zor, konuşacak dertleşecek bir can yoldaşı arıyorsun. Eşimden içki tutkusu yüzünden ayrıldım, çok yıprandım.

Ömrümün bundan sonraki günlerini mutlu ve huzurlu geçirmek istiyorum. Hiç kimseye de "Ben evlenmek istiyorum, can yoldaşı arıyorum" diyemiyorsun bu yaşta. Biliyorum köşenizde evlilikle ilgili mektuplara pek yer vermiyorsunuz, bundan da pek hoşlanmıyorsunuz. Ama halimi anlayabileceğinizi düşündüm. 1.60 boyunda 58 kilo bir kadınım. Bu dileğimi yayınlarsanız çok sevineceğim.

E- Mail: sabah_50@hotmail.com

Şimdi size huzur arıyorsanız, bu yaştan sonra evlenmenizi pek önermem diyeceğim ama... Yine de insanın yalnız bir evde duvarlarla konuşacak hale geldiğini de anlayabiliyorum.
X