Gündem Haberleri

GÜNDEM

    DTP'ye kötü haber

    Özgür CEBE-DİYARBAKIR(DHA)
    31.10.2008 - 14:57 | Son Güncelleme:

    DTP'li Ahmet Türk'ün "1980 askeri darbesi hem Kürt halkı, hemde bütün Türkiye için eşi benzeri görülmemiş siyasi, sosyal ve kültürel bir soykırıma neden oldu'' sözleri kapatma davasına girdi.

    DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün Abdullah Öcalan'a fiziki baskı uygulandığı yönündeki açıklamaları ve "1980 askeri darbesi hem Kürt halkı, hemde bütün Türkiye için eşi benzeri görülmemiş siyasi, sosyal ve kültürel bir soykırıma neden oldu. PKK bu darbeye hazırlık ve soykırım ortamında doğdu, büyüdü" şeklindeki konuşması nedeniyle savcılığın talebi üzerine Emniyet Müdürlüğü tarafından konuşma bandının çözümü yapılarak soruşturmayı yürüten savcılığa teslim edildi. Türk'ün konuşmasını ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Partiler Sicil Bürosu'da kapatma davasıyla ilgili dosyaya konulmak üzere savcılıktan istedi.

     

    DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün Diyarbakır'daki Büyükşehir Belediyesi Konukevi önünde partisinin milletvekilleriyle birlikte gerçekleştirdiği basın açıklaması sırasında yaptığı konuşma bandının çözümü savcılığın talebi üzerine Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şubesi tarafından tamamlanarak bugün soruşturmayı yürüten savcılığa teslim edildi. Mahkeme ayrıca Türk'ün dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle hakkında fezleke düzenlenmesi için konuşma metniyle ilgili CD çözümü ayrıca farklı bir bilirkişiye yaptırdı. Bu arada Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Partiler Sicil Bürosu da Ahmet Türk'ün konuşma bandının bir kopyası ile çözüm metninin bir örneğinin gönderilmesini talep etti. Türk'ün bu konuşmasının DTP hakkında açılan kapatma dosyasına delil olarak konulacağı öğrenildi. Çözüm metnine göre Ahmet Türk'ün suç unsuru tespit edilen kullandığı cümleleri özetle şöyle:

     

    "SOSYAL VE KÜLTÜREL SOYKIRIM"

     

    "Lozan Antlaşması sonucu her ne kadar uygulanmamaya çalışılsada, azınlıklar kısmen rahatladılar. Ancak, azınlıkların sahip olduğu haklara sahip olmayan Kürtler ve diğer halklar hep kimliksiz kaldılar. Uygulanan inkar, imha ve asimilasyon gibi şiddet politikaları diğer halklar üzerinde etkili oldu. Sadece Kürtler bu konuda direnebildi. Hala da direniyor,kimliğine sahip çıkıyor. 1980 askeri darbesi hem Kürt halkı, hemde bütün Türkiye için eşi benzeri görülmemiş siyasi, sosyal ve kültürel bir soykırıma neden oldu. PKK bu darbeye hazırlık ve soykırım ortamında doğdu, büyüdü. Kürt sorunu çözme konusundaki iradesizlik hiç bir zaman değişmedi. Sıra Kürtlere gelince demokrasi lafları rafa kalktı. Yine imha, inkar baskı şiddet politikaları ve bunun sonucu savaş devam etti. Bugün ise tam bir kaos ortamı yaşanmaktadır. Kürtler barış dedikçe savaşın dayatılması, Kürtler birlikte yaşam dedikçe linç girişimleri ile ayrılıkçılığın dayatılması AKP'nin hükümet ettiği devlet politikalarıdır. Bu uygulamalar nedeniyle Kürtlerin bu konudaki bütün ısrarına ve irade beyanına rağmen ortak yaşam olanakları ve demokratik siyaset yapma koşulları ortadan kaldırılıyor. Bütün sorumluluk Başbakan sayın Recep Tayyip Erdoğan ile AKP hükümetinindir"

     

    "KÜRTLERİN SİYASİ İRADESİ"

     

    "Bizleri buraya toplayan neden PKK lideri Sayın Abdullah Öcalan'a uygulanan fiziksel şiddettir. Ne yapılmak istendiğini sorguluyoruz. 2006 yılında zehirlenerek yavaş yavaş öldürülmek istendiği ortaya çıktı. Bunun tehlikeli bir oyun olduğu konusunda çağrılarımız oldu. Görüşüne uzun aralıklarla izin verildi. Zaten hücreda kalıyor olmasına rağmen, sürekli hücre cezaları aldı. 2008 yılının başında bu kez saçları zorla kazıtıldı. Halk yine aynı refleksi gösterdi ve biz yine uyardık. Bugün ise yönelimler fiziksel şiddet boyutuna çıkarılmıştır. Bir sonraki adım ne olacak? Saldırıyı yapan bir görevlinin de belirttiği gibi ölüm mü? Abdullah Öcalan'a dönük geliştirilen her türlü politikanın Kürt halkına yönelik olduğu oradaki en ufak onur kırıcı irade kırıcı uyulamanın Kürtlerin onur ve iradelerini kırmaya yönelik olduğunu hepimiz biliyor ve görüyoruz.

     

    Kürtlerin iradesi olarak gördüğü ve her türlü saldırıda anında refleks göstererek iradesini beyan ettiği Sayın Abdulalh Öcalan'a yapılan bu uygulama gayri insani, gayri ahlaki ve gayri hukukidir. Düşmanına bile saygı gösterilmesi sosyal ve siyasi etik gereğidir. Halkın iradesine saygı yerine bu Ortaçağ politikalarında ısrar diğer hükümetleri bitirdiği gibi AKP hükümetini de bitirecektir. Bugün bu bölgede güvenlik sorununun yaşanmasının nedeni, siyasi bir sorun olan Kürt sorununa asayiş sorunu olarak yaklaşmanızdır. Kürt sorunu siyasi bir sorundur ve çözümü de ancak siyasi olarak mümkündür. Kürtler 80 yıllık uygulamalar nedeniyle, Abdullah Öcalan'a ilişkin yapılan açıklamalara güvenmiyor. Açıklamaları samimi bulmuyoruz. İmralı Cezaevi'ne biran önce DTP'nin de dahil olduğu bir heyet gönderilmeli. İmralı Cezaevi sistemi ve uygulanan tecrite son verilmelidir. Sosyal ve siyasal yaşama dahil olabileceği bir ortam yaratılmalı ve onur kırıcı davranışlardan vazgeçilmelidir."

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı