Gündem Haberleri

GÜNDEM

    "DTP'ye baskın yapılıp MHP'ye mal edilecekti"

    DHA
    22.08.2009 - 16:05 | Son Güncelleme: 22.08.2009 - 09:17

    Malatya'daki Zirve Yayınevi'nde, biri Alman, 3 kişinin öldürülmesiyle ilgili davanın 20. duruşmasında sürpriz bir karar çıktı.

    Davada cinayetlerin azmettiricisi olduğu öne sürülen Varol Bülent Aral'ın tutuksuz yargılanmasına karar verildi.

    Malatya 3. Ağır Ceza Mahkeme Heyeti, bugünkü duruşmada ifadesi alınan Varol Bülent Aral'ı dinledikten sonra tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar verdi. Duruşma 16 Ekim 2009 tarihine ertelendi.


    Tahliye edilen Aral, Ergenekon savcısına da ifade vermişti.

     

    ‘DTP'YE BASKIN YAPILIP, MHP'YE MAL EDİLECEKTİ’

    Malatya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada ifade veren olayın azmettiricisi olduğu suçlamasıyla tutuklu bulunan sanık Varol Bülent Aral, 2006 yılının Eylül ayında DYP Gençlik Kolları Başkanı Çetin Yalvaç'ın kendisini çağırdığını belirterek, “Önünde 3 klasör bulunuyordu. Onlarla ilgili bilgi verdi. Klasörlerde Alevi- Sünni, Kürt- Türk ve misyonerlikle ilgili çalışmalar vardı. Çetin, bana ‘DTP'ye baskın yapacağız ve bunu MHP'ye mal edeceğiz’ dedi. Ayrıca misyonerlerle ilgili yapılacak çalışmalarla ilgili de bilgi verdi. Ben DYP'ye gittiğim 3 günlük sürede Emre Günaydın'ı orada görüyordum” dedi.

    Zirve Yayınevi'ndeki katliam öncesindeki bu konuyu bazı kişilere anlattığını söyleyen Aral, “DTP'ye giderek il başkanı olduğunu öğrendiğim bir kadına konuyla ilgili bilgi verdim. Daha sonra MHP'ye giderek böyle bir olayın gerçekleştirileceğini ve DTP'ye baskın yapılıp kendi üzerlerine atılacağını anlattım. Ardından 2'nci Ordu Komutanlığı'na giderek adını bilmediğim bir subaya konuyu aktardım. Kendisi çok ilgili davrandı. Beni Recep Albay'a yönlendirdi. Ancak Recep Albay'ın yanına gidemedim. Emniyet Müdürlüğü'ne verdiğim bilgiler ise dikkate dahi alınmadı” diye konuştu.

    DURUŞMADA GERGİNLİK

    Bu sırada müdahil avukatlardan Hafize Çoban, Aral'a, “Emre Günaydın beklenirken sen diğer sanıklara dönerek ‘Emre'yi Malatya'nın babası yapacaklarmış, ben Emre'ye bir babalık yapayım’ dedin. Bundan kastın neydi, Emre'yi Malatya'nın babası yapacak olan kimdi?” diye sordu. Aral, “Ali Osman Kahya (İl Emniyet Müdürü) Emre'yi Malatya'nın babası yapacakmış. Ben Emre'nin bir babaya ihtiyacı olduğunu düşünerek ona bir babalık yapayım dedim” yanıtını verdi. Bunun üzerine mahkeme salonunda kısa süreli bir gerginlik yaşandı.

    Daha sonra Emre Günaydın'a dönen Aral, “Emre, babanla ilgili de birçok şey biliyorum. Seni oraya anan mı gönderdi? Babanın Fatih Hilmioğlu ile olan ilişkisini sen bilmiyorsun tabii. Sana babalık yapayım çocuğum” diye konuştu.

    Müdahil avukatlardan Erdal Doğan'ın Aral'a, Hüseyin Yelki'yi tanıyıp tanımadığını sorması üzerine, Aral, tanımadığını belirterek, “Ama olayla ilgisi olduğunu zannediyorum. Çünkü Veli Küçük ile ortak dostları var. Bunlardan bir tanesi İlker Çınar'dır” yanıtını verdi.

    Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Eray Gürtekin, Aral'ı uyararak sorulan sorular üzerine yorum yapmamasını söyledi.

    ‘BURADAKİ GAZETECİLERİN HEPSİ TERÖRİST’

    Müdahil avukatların, çelişkili ifadeleri olduğunu söylemesi, daha önceki ifadelerini reddettiğini belirtmesi ve mahkemelere yazdığı dilekçeler ve zaman zaman gazetelere yapmış olduğu açıklamaların doğruluğunu sormaları üzerine Aral, “Gazeteciler doğru bilgi istemezler, yalan olanı tercih ederler, ben de onların istediği şeyi vermiştim” dedi ve gazetecilere dönerek, “Bunların hepsi terörist, hepsinin icabına bakılması gerekir” diye konuştu. Müdahil avukatlardan Erdal Doğan, olayı birçok birime bildirdiğini belirten Aral'a, “Konuyu MİT'e bildirdin mi?” diye sordu.

    Bunun üzerine Aral, “Malatya'da bir MİT binasının olduğunu bilmiyordum. Zaten bizde MİT'in M'si kaldırılarak ifade edilir” karşılığını verdi.

    Mahkeme Başkanı Gürtekin'in, Aral'ın söylediği cümleyi tekrar etmesi üzerine Aral, “Ben öyle bir şey demedim” dedi. Zaman zaman söylediklerini hatırlamamasının ilaç tedavisine bağlı bunalıma girmesinden kaynaklandığını öne süren Aral, aldığı ilaçların ne olduğunun sorulması üzerine, “Adana'da tedavi görürken zorla veriliyordu. Hayal görmeyi engelliyormuş” dedi.

    Mahkeme Başkanı Gürtekin'in, “Şu anki ruh halin nedir, akıl sağlığınla ilgili bir sorunun var mı?” sorusuna Aral, “’Bilmiyorum öyle bir şey olduğunu düşünmüyorum. Ben hayalperest değil, Allah perestim” yanıtını verdi.

    ‘EMRE, İSA SENİ KORUSUN’

    Duruşmada söz alan tutuklu sanık Emre Günaydın, Varol Bülent Aral'ın ifadelerini mantıksız bulduğunu ileri sürerek, şöyle devam etti:

    “Bu adam günde 7-8 saat internet kafeye gider oturur, para vermeden kaçar. Yatacak yeri olmayan, sadece bilgi yükü olan ama hiçbir fonksiyonu olmayan bir adam. Ben, ceza indiriminden faydalanmak için hem de kendisinin de yatacak yeri olmadığı için kendisini azmettirici olduğunu söyledim. Ama şimdi elimi verdim, kolumu kaptırdım. Biz bu olayı yapmaktan çok bu adamı ülkenin başına bela ettik” dedi.

    Bu sırada Aral, Günaydın'a dönerek, “Emre seni ben azmettirdim. Ergenekon benim. İsa seni korusun” dedi. Buna sinirlenen Emre Günaydın “İsa seni korusun diyenler öldü” karşılığını verdi.

    ARAL'A SÜRPRİZ TAHLİYE

    Gerginliklerin ardından öğlen için verilen aradan sonra tekrar devam edilen duruşmada tanık Burcu Polat dinlendi. Daha sonra Mahkeme Heyeti, olayın azmettirici olduğu suçlamasıyla tutuklu bulunan Varol Bülent Aral'ın tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına karar verdi. Bu dava kapsamında tahliye edilen Aral, Adıyaman'da Emniyet Müdürü2nü tehditten ve ruhsatsız Kalaşnikof silah taşımak suçlarından da tutuklu bulunduğu için serbest kalamadı ve tekrar Adıyaman Kapalı Cezaevi'ne gönderildi.

    Malatya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, davayı 16 Ekim 2009'a ertelendi.

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı