Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Down Sendromu’nda büyük bir gelişme

Efendim dünyada, 5.8 milyonun üzerinde, Down Sendromlu insan yaşıyor. Türkiye’de bu rakamın, 100 bin olduğu tahmin ediliyor. Günde, ortalama 2 Down Sendrom’lu çocuk, dünyaya geliyor... Tüm bu bilgileri, sevgili Volkan Bas anlattı. “Nereden biliyor sun?” deyince, İzmir Mavişehir’de yer alan, Kordon Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Merkezi’nde, İbrahim Yanık adlı, bir doktor tanıdığı olduğunu ve ondan öğrendiğini söyledi. Bu hastanede bulunan, son teknoloji makineler ile, ultrason ve tarama tespitler sonucunda, üç aylık anne karnındaki bebekte, tanı yüzde 95 olarak veriliyormuş. İlgimi çekince, Volkan ile gittik. Vallahi iyi de oldu. Özellikle hamile anneler, bu yazıyı dikkatle okuyun.  Mutlaka kontrolünüzü yaptırın... Korkmayın yani.
Üç aylıkken teşhis ediliyor
Türkiye koşullarında, anne karnından, su alınmadan, ultrason taraması sonrası, tanı yüzde 65 oluyormuş. Kordon Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Merkezi’nde, bu rakam yüzde 95’e çıkmış... Down Sendromunun, önemli bir vaka olduğunu söyleyen, hastane doktorlarından, İbrahim Yanık’ın açıklamalarına kulak verin;
“Biz standartların üzerinde, işimizi yapıyoruz. Bizim hastalarımız, sadece İzmir’den değil, Ege bölgesinin çeşitli yerlerinden geliyor. Çünkü, yüzde 95 tanı, yüksek bir rakam. Son teknoloji ile üretilen, makinelerle, ultrasondan geçen anne adaylarına taramalar yapılıyor. Ense kalınlığı, burun kemiğine ve duktus venozus damarına, damak ile alın arasındaki, açıya bakıyoruz. Böylece, Down Sendromlu bir bebeği, henüz anne üç aylık hamile iken, rahatlıkla anlıyoruz.” Anne karnındaki bir bebeğin, başına gelecekleri de, üç aylıkken belirlediklerini söyleyen Yanık, sözlerini şöyle sürdürüyor;
 “Genelde, ileri yaştaki annelere, direkt olarak amniyosentez yapılır. Ancak su alma operasyonu, son yapılması gereken bir işlem olmalıdır. Çünkü su almanın, zararları da var. Biz ise yaş sorunu gözetmeksizin, en son su alma operasyonuna başvuruyoruz. Onun öncesi ise, gerekli taramaları yapıyoruz. Gerek duyulursa, devreye su alma operasyonu giriyor. Bu sayede, anne karnından, su alma tekniğine bağlı, bebek kayıpları, en aza indirilmiş oluyor. Bütün gebeliklerin, %20’si, 35 yaş üzerinde olduğu, göz önüne alındığında, bir çok gereksiz amniyosentez yapılmamış          oluyor...”
Yine ileri teknoloji sayesinde, kalp özürlerinin de, bebek, anne karnında, 12 haftalık iken, tanınabiliyormuş. Bu tür özürlerin, erken tanınması, müdahalenin de, daha erken olmasına, annenin bu olaydan, daha az etkilenmesine yardımcı oluyormuş...


Biraz da Magazin...

Yazdığım yine çıktı…Gülben çooook akıllı

Haklı olmak, yazdıklarının arkasında durmak, bizim meslekte çok önemli. Pazar sayfamda, Özcan Deniz-Fahriye Evcen aşkının, kaldığı yerden, devam ettiğini yazdım. Aslında bana göre ayrılmamışlardı. Yalnızca Deniz’in ‘Ya Sonra’ adlı filminin piarı, yani reklamıydı, ayrılık dedikoduları. Haklı çıktım. Varan 2! Sevgili okur!... Gülben Ergen ve Mustafa Erdoğan boşanmıyor. Üstelik de, aylar sonra, ilk kez Mustafa Erdoğan, bu dedikodulara noktayı koyarak çok mutlu olduklarını, kendi ağzından açıkladı... Yine haklı çıktım. Niye mi? 16 Ocak 2011’de, Hürriyet Gazetesi Ege ekinde, ‘Magazinciler Sazan mı? Gülben çok mu akıllı’ başlığı altında, Gülben Ergen’in, boşanmasıyla ilgili çıkan dedikoduları, kendi çevresinden yayıldığını ve inanmadığımı yazmıştım. Başta, sevgili arkadaşım Sacit Aslan, en çok okunan internet sitesine, bu haberi koymuştu. Ayaklı Gazete Com’da, ve diğer siteler de haber yayınlandı.


Harun dertli

Harun Kolçak arkadaşım. Babası Eşref Kolçak’ı da severim. Türk Sineması’nın çok değerli bir ismi. Harun telefon açtı ve heyecanla, “Ne olur Şenay’çığım yazabilirsen yaz lütfen. Babamın adını kullanıp, insanları dolandırıyorlar. Bu olay Ege’ye de sıçrayabilir. (Babam güya çok zor durumdaymış). Bilet bastırmışlar. Para karşılığında satıyorlarmış” dedi. Çok üzüldüm. Çocuk bir yandan kanser denilen pis bir illetle savaşıyor. Bir yandan da dolandırıcılarla... Ne hale geldik... Bilginize.

110 Cocktails Bar’da

Elektronik-rock müzik alanında, yenilikçi çizgisi, başarılı sahne performansı ile adından söz ettiren, 110’un, USB bellekte, piyasaya sunulan ve çok ses getiren, üçüncü albümü, ‘SIFIR’ın fırtınası, devam ediyor. 3. albümden yayınlanan, ‘Geri Dönme’, ‘İstediğin Buysa’, ‘İstanbul’ ve son olarak ‘Bir Tek Sen’ video klipleri ile müzik kanalları ve sosyal medyada da, adından söz ettiren 110, konserleri de, tam gaz devam ediyor. İstanbul Live Performance Hall, Edirne Joker Live Performance’ ın ardından, 110, 14 Mayıs 2011 Cumartesi gecesi, İzmir Alsancak’da Kıbrıs Şehitleri’nde Cocktails Bar’da, sahne alacaklar.2003 yılında Candan Tezel ve Ozan Yılmaz tarafından kurulan 110, elektronik altyapılı, ritmik öğeler taşıyan müziği ve muhteşem sahne performansı ile dikkat çekti.


Afiyet Olsun

Coffee More

Hilton’a spora giderken, yolumun üzerinde çok sıcak bir yer. Yeniasır İş Merkezi’nin altında. Enginarlı pilavları çok meşhur. Yalnız o mu, kahvaltı tabakları, tatlıları, bir birinden lezzetli aromalı kahveleri, sıcak-soğuk tostları... Ama özellikle de sahipleri harika gençler. Gonca-Hakan Palanduz. Fiyatlar da yanlış anlamayın ama komik. Özel tasarlanmış kapları sayesinde, sıcak ya da soğuk aldığınızın tadını çıkarıyorsunuz. Bir de vitamin barları var. Sağlıklı. Hele sütlü tatlıları of of. Take Away- Alın götürün. Setcard, sodexo geçerli. Telefon mu? 0.232.484.75.50


 

X