Gündem Haberleri

    Dövülen nikáhsız eşe, koca ve görümce yasağı

    Hürriyet Haber
    09.03.2005 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Kadıköy 1. Aile Mahkemesi, eşler arası şiddetin önlenmesi konusunda hükümler içeren 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun’u, resmi nikáh olmadan yıllardır birlikte yaşadığı eşinden ve eşinin ailesinden dayak yiyen, ölümle tehdit edilen kadın için de uyguladı.Mahkeme, imam nikáhlı kocanın kadının bulunduğu yere, altı ay süreyle 300 metre yaklaşmasını, ona karşı herhangi bir eylemde bulunmasını, telefonla aramasını yasakladı. Karar sadece koca için değil, kocanın, dördü kadın, sekiz akrabası için de geçerli.AİLE içinde eşler arası şiddetin önlenmesi ve cezalandırılması amacıyla 1998 yılında çıkarılan ve Koruma Emri olarak da adlandırılan 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun, bugüne kadar evli çiftler için bile yeterince uygulanmadığı için eleştiriliyordu. Çünkü yasa uygulayıcılarının önemli bir bölümü de bunun bir ‘aile içi mesele’ olduğunu düşünüyordu. Türkiye’de ilk kez bir hakim, resmi nikáhı olmayan bir kadının kocası ve ailesinden korunması için karar verdi.İstanbul’da imam nikáhlı eşi ve sekiz kişilik ailesiyle aynı evde yaşayan (ismi bizde saklı) mağdur kadın, görümcesi tarafından temizlik işlerinde çalıştırıldığını, iletişim ve seyahat özgürlüğünün kısıtlandığını, yediği dayakların izlerini hálá üzerinde taşıdığını, ayrıca ölümle tehdit edildiğini belirterek mahkemeye başvurdu. Maddi durumu elverişli olmadığı için avukat tutamamış, İstanbul Barosu Adli Yardım bürosu, kendisine bir avukat tayin etmişti. İstanbul Barosu Kadın Hakları Uygulama Merkezi’nden bir avukatın ilgilendiği davada, mağdur kadının 4320 sayılı yasa gereğince korunması talebinde bulunuldu.AİHM’NİN AİLE KAVRAMINA GÖREKadıköy 1. Aile Mahkemesi Hakimi Ali Sadık Taştepe, 1 Mart 2005 tarihinde verdiği kararda, her ne kadar resmi nikah yapmasalar da çiftin, erkeğin ailesiyle birlikte aynı çatı altında aile düzeni oluşturduğunu belirtti. Karar metninde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin aile kavramını yeniden belirlediğini, bu kavrama göre, tarafların aynı çatı altında birlikte bulunmasının evlilik olarak kabul edildiğini ifade eden hakim Taştepe, ‘Her ne kadar taraflar arasında resmi evlilik yok ise de kadınlara yönelik şiddetin uluslararası hukuka göre yasaklanmış bulunması ve Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelerle ülkemizde kadınlar ve çocuklara yönelik şiddetin önlenmesi konusunda yükümlülük altına girilmesi ve esasen bu şiddetin iç hukukumuzda da yasaklanmış bulunması karşısında davacı ile eşinin karı-koca hayatı yaşadıklarından ve bu durum bir aile düzeni olarak kabul edilmek suretiyle davacıya yönelik her türlü şiddetin önlenmesi konusunda tedbir karar vermek gerekmiştir’ dedi.TELEFONLA ARAMAK BİLE YASAKDolayısıyla davacı vekilinin tedbir istemini kabul eden mahkeme, imam nikahlı koca ve dördü kadın olmak üzere sekiz akrabasının, sığınma evine sığınan mağdur kadının bulunduğu ortamlara girmesini ve bu ortamlara 300 metre mesafeye yaklaşmasını yasakladı. Kadının, eşi ve akrabaları tarafından şiddete, hakarete, tehdite ve ölümle tehdide yönelik her türlü eylemlerinden ‘koruma altına alınmasına’ da karar veren mahkeme, üzerlerinde ruhsatlı da olsa silah bulunduğu takdirde bu silahı emniyet makamlarına teslim etmelerini hükme bağladı. Kadının iletişim vasıtalarıyla rahatsız edilmesini de yasakladı. Mahkeme tüm tedbirlerin altı ay süreyle uygulanmasını da hükme bağladı.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı