"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Dosya takipçileri

BELEDİYE meclislerinde, en önemli rant uygulaması parsel bazında ve kişiye özel imar uygulamalarıdır. Bu planlarda kamu yararı yoktur. Ama durup dururken bu yapılıyorsa, emsal durumu yaratıyor ve uygulamaların önü alınamıyor.

İstanbul, AKP'nin parsel bazında ve özel imar uygulamalarıyla nasıl yağmalanıyor

Esas olan şudur:

Bir bölge planlanırken başta yeşil alanlar olmak üzere konut, ticaret, eğitim, hastane gibi donatı alanlarının tümünün parsel bazında planlanması gerekiyor. Belediye meclisleri ne yapıyor; üzerinde oynanarak planlar deliniyor. Sonra da, bu planlarda imzası olan başkanlar, bu kez altlarında olumsuz görüşler bulunan belediye bürokrasisinin uyarılarını dikkate almayıp, ’ihanet’e uğrayan dosyalara imza atıyor. Onun için silueti bozucu ve Boğaziçi İmar Kanunu’na aykırı yoğunluk getiren çarpık ’gökdelenler’ ortaya çıkıyor.

CHP Büyükşehir Belediye Meclis üyelerinden pek azı, Büyükşehir Meclisi’nde, yapılan uygulamalara karşı başkanlık makamına soru önergesi veriyor. Peki sonra ne oluyor? Geçmişte olduğu gibi bazı meclis üyeleri, proje sahiplerinin ’kafasını’ kopartıyor.

Zaten o da ’bahşişini’ vermek için dünden razı. AKP’li üyeleri sormayın; o çok önemli bir başka hikáye...

KAFA KOPARTMA

CHP’li Büyükşehir Belediye Meclis üyesi Hüseyin Sağ’a sorun, "Verdiğiniz itiraz dilekçeleri ne oluyor?" diye...

"İşleme bile koymuyorlar. Belki de iş takipçilerinin veya siyasetçilerin engeline takılıyor" diyor ve ekliyor:

KİRLİ İŞLER

"İtiraz dilekçelerimi baştan dikkate almıyorlardı. Şimdi yavaş yavaş anlaşılmaya başlandı nedeni... Tabii son günlerdeki tartışmalardan sonra kara kara düşünülmeye başlandı... Bunlar yarın kitap olacak, belgeler ortaya çıkacak... Kim siyaseti meslek edinmişse, imar rantı için çalışmışsa, kirli işlere bulaşmışsa, kamu yararını düşünmemişse üzerlerine gidilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Eğer bu yapılmazsa, doğru, dürüst ve erdemli insanların siyaset sahnesine çıkması çok zordur. Çünkü kimse töhmet altında kalmak istemez... Partilerin ve sistemin, bu tür namusluları koruması gerekir. Ne yazık ki, bizim yerel yönetim sistem anlayışımız içinde bu anlayıştan giderek uzaklaşıldı."

VER TOKİ VE KİPTAŞ’A

Bu yöndeki çıkışlar her parti mensuplarınca yapılmalı, temiz bir toplum ve kent yapısı için... Bu esas olarak da İstanbul’un geleceği için gerekli ama kim dinliyor?

Partinin program ve söylemlerine dönük saygılı davranan meclis üyelerine göre; "İstenildiği kadar doğrular savunulsa da, rant peşinde koşan doymaz proje sahipleri ile iş takipçilerinin önüne geçilemiyor. Sanki onların önünden geçen bir hortum var."

Bir kent yaşamı için ne kadar acı bir durum. Bütün yeşil alanları ve tarlaları TOKİ, KİPTAŞ’a verin; bütün Anadolu İstanbul’a gelsin..

Nasıl olsa cennet öbür dünyada!..

İDO’nun haksız rekabeti

HAREM-Sirkeci arasında çalışan İDO arabalı feribotlarındaki TV’lerde her zaman TV 24 isimli kanal açık oluyor. Sordum, diğer hatlarda da aynıymış. Bu uygulama, bir yandaş kanala imtiyaz mıdır yoksa bir ihale sonucu mu yapılmaktadır?

Bir kamu hizmetinde böyle bir dayatma olamaz, aksinin de gerekçesi olmalıdır.

Migros’un sadece Yeni Rakı satma kararı almışken, Rekabet Kurulu’na yapılan şikáyet üzerine raflarını diğer rakı markalarına da açmak zorunda kaldığını acaba İDO biliyor mu?

Ali BOZKURT

GÜNÜN SÖZÜ

"Sol ile İslam arasında bir duvar yoktur. Hem solcu, hem de iyi bir Müslüman olunur. Siyasal-sosyo-kültürel ortamlarda, solcuların yaşam biçimi İslami ölçütlere liberal-sağ elitten daha uygundur."
(’Kuran’ı Soldan Okumak’ adlı kitabın yazarı CHP’li eski siyasetçi Faruk Erginsoy)

Bandırma Müftüsü İzmit’e gönderildi

BALIKESİR Yeni Haber ve Bandırma Son Kurşun gazetelerinin yazarı Necdet Çetin bildiriyor:

Sizin de köşenizde gündeme gelen ve Diyanet İşleri’nce hakkında soruşturma yürütülen Bandırma Müftüsü Halil Uzun, İzmit Merkez İlçe Müftülüğü’ne gönderildi. Hakkında müftülük icraatıyla ilgili çeşitli iddialar bulunan Uzun, Bandırma’dan ayrılmadan önce Kadir Gecesi’ndeki vaazında, kişisel konulara girerek "İki elin parmakları sayısını geçmeyen kişiler, hizmetlerime karşı çıktı. Gazetelerde, dergilerde haber çıkarmalar, dergi dağıtmalar, hizmet imkánı bırakmadı. Bütün bunlar yalan ve iftiradır. Kendi isteğimle İzmit’e tayinim çıktı. Bu kişilere hakkımı helal etmiyorum" dedi. Ne için? Böyle bir konuşma, yasa ve yönetmeliklere aykırı değil midir? Hakkında eleştiriler çıkan yayın organları ve gazeteciler hakkında neden tek bir dava açmadı da, görevden alınınca böyle bir konuşmayı yapabiliyor? Camide böyle kişisel bir konuşmasına karşı Diyanet yeni bir soruşturma açmayı düşünmekte midir?

Topbaş, İSMEK ihaleleri için neden konuşmaz

RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın, İstanbul Büyükşehir’in trilyonluk İSMEK kurslarında da adı geçiyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, bizim de birkaç kez gündeme getirdiğimiz bu ihaleler konusunda, Deniz Feneri yolsuzluğundan sonra hiçbir açıklama yapmadı. Çünkü bu ihaleler, başka firmalar girmesin diye adrese uygun olarak Kanal 7’nin ’sahiplerine’ verildi hep.

Soru basit; Ali Müfit Gürtuna döneminden başlayarak Zekeriya Kahraman’a, Zahid Akman’a hangi ihaleler verilmiştir?

Büyükşehir’den aktarılan kaynakları, muhalefet (soru önergesi yetmez) Meclis gündemine getirmeyi hiç akla getirmez mi? Özellikle ’suskun’ MHP... Sahi hem ’türban’ denince mi topa girecek!

X