"Yonca Tokbaş - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş - Kelebek

Doping hakkında kesin bilgi

Doping haberlerini sabırla okudum. Hepimiz doping uzmanı kesildik.

Oysa uzman değiliz.
Dopingi bizim anlayacağımız dilde bilimsel olarak anlatacak birini bulmak istiyordum.
Hürriyet.com.tr’deki “Sporcu yetiştiremeyen bir ülkenin çocukları” yazımın üzerine, o doğru ve bu işin ilmini yapmış kişi beni buldu.
Doç. Dr. Selma Düzenli, MD, PhD. bana “Sporcu yetiştirmek gizli bir devlet işidir aslında” konulu bir mail attı. Kendisi Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik AD Başkanı ve Tıbbi Biyoloji AD Başkanı V.
Yazdıklarını olduğu gibi alıntıladım.
Dikkatle okuyun lütfen.
Daha açık ve net olamazdı.
Yonca
“lamba”

Basit örnek

Yonca Hanım, Olimpiyat ile ilgili yazınızı ilgi ile okudum. Hemen, neden başlıkta böyle dediğimi açıklayayım size.
Hem çocuklarımın sporcu (eskrim, atletizm, basketbol) olması, hem vatansever bir Türk vatandaşı olmam, hem de bir hekim olarak ilginizi çeker düşüncesi ile sporcu yetiştirmek ile ilgili çok bilinmeyen bazı bilgiler paylaşmak istiyorum.
Dopingli çıkmak sporcunun ayıbı veya sahtekarlığı değildir.
Bu maddeleri tüm madalyalı dünya sporcuları kullanmaktadır.
Tümü yasaldır.
Sadece kanda bulunması gereken miktar sınırlıdır.
Tüm sporcular kullanıyor, sadece bizimkiler ‘dopingli’ çıkıyor, neden?
Şöyle ki, sporcunun metabolizmasının nasıl çalıştığı bilindiğinde, ona verilen destek (beslenme ve doping) miktarı ve çeşidi kişinin metabolizma hızına göre ayarlanır. Kişi idrar ve kan ölçümlerinde “dopingli” çıkmaz.
Daha ilk yıllarda başarılı sporcular patlayıcı güç gerektiren ve uzun soluklu enerji gerektiren spor branşlarına yönlendirilmelidir.
Bu “ayrıştırma” daha çok çocukların yatkınlıklarına göre yapılmalıdır.
Yatkınlık ile kasıt çocuğun yeteneklerinin yanında, büyük rol oynayan metabolizması ve genetik yatkınlığıdır.
Belli genetiğe sahip bireylerin belli spor dallarında daha başarılı olduğunu gösteren az sayıda bilimsel çalışmalar mevcuttur.
Az sayıda, çünkü bilinmesi ve uygulanması istenmemektedir.
Genler taranır.
Tüm ileri ülkelerin başarılı sporcuları bu şeklide ilerler ve bunlar kamuya duyurulmaz, çünkü gizli ‘prestij silahıdırlar’. İlgili birey sonuçlara göre daha başarılı olacağı branşa ve beslenme düzenine yönlendirilir.
Antrenmanı, beslenmesi ve yukarıdaki bilgiler eşliğinde sporcu doping kontrolüne takılmadan ve gerekli desteğini alarak başarılı olur.
Türkiye’de böyle bir danışmanlık hizmeti veren ilk merkezi kuran ekipten bir hekim olarak bilgilerimizi sizinle paylaşmak istedim.”

Sporcu yetiştirmek gizli bir devlet işidir aslında

Okuduklarınız doğrultusunda size kendimden bir örnek vereyim. Uzun koşmaya başlayınca et ve peynir yiyemez oldum. Bu ikisini yediğim zaman koşamıyordum. Et ve peyniri hayatımdan çıkarınca sorunlar bitti. Ama et yemezsek öleceğimize inanan bir babanın çocuğu olarak bu sefer de sağlığımdan endişelendim.
O sırada Nütrigenomik uzmanı Dr. Nurhayat Gül ile tanıştım. Ondan, benim gibi çok sporcu olduğunu ve hayatlarını mutlu mesut sağlıkla devam ettirdiklerini öğrendim. Dahası bana genetik test yapınca et ve peynirin bana iyi gelmediğini tıbben de görmüş olduk.
Esas ilginç olan, o gen testinde bana, uzun mesafe koşu ve bisiklet gibi dayanıklılık isteyen sporların uygun olduğu yazılıydı. Şaşıp kalmıştım.
Sonra İznik Ultra’da 75km koşup son 5km’de diskalifiye olduğum için ağladığımda kardeşim bana “Abla biz seni anlayamamışız. Zamanında sana ailece yatırım yapsaydık süper olurmuş. Türkiye bir atlet kaybetmiş ya” dediğinde, ailece bu “espriye” kahkahalarla güldük.
Ama Dr. Selma Düzenli’den gelen maili okuyunca, bizim espri diye güldüğümüz şeyin birçok atlet için acı bir gerçek olduğunu düşündüm. Kim bilir ne çok olası olimpik sporcu adayımız şu anda yeteneğinden habersiz.
Ama neye seviniyorum biliyor musunuz, Olimpiyatlar daha önce hiç olmadığı kadar çok konuşuldu bu sefer. Herkes iyi-kötü, leyhte-aleyte bir şey söyledi. Çok iyi oldu. Gelişme var yani.
Spor kafası geliyor hepimize.
Ben acayip azimli ve inatçıyım, devam edeceğim bu konuda tepemize binmeye.
Yonca
“koşan keçi”

X