Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Donanmış gemiler

Mümtaz SOYSAL

Bayramlarda taşıtlar bayraklarla donanır.

Otobüsler, tramvaylar, hatta trenler.

Gemiler de.

Ama gemilerin süslenişi başkadır. Ay-yıldızlı bayrakla yetinilmez; baştan kıça uzanan savlolar üzerindeki rengârenk alay sancakları ve flamalarla, hele zırhlıların direk uçlarından dalgalandırılan flandralarla tam bir bayram cümbüşü uçurulur rüzgârda. Gemiler için kullanılan ‘‘kız gibi’’ sözü böyle günlerde daha da anlamlıdır. Eski Yavuz'un donanmışlığını kim unutabilir?

Ya, yine Cihan Harbi yadigârı Cumhuriyet Vapuru'nun cıvadrasından sancak gönderine kadar renkli bayraklarla yeşil Karadeniz iskelelerine süzülüşü?

Yahut, dört direkli ve iki bacalı Gülcemal'in bayrakları? O Gülcemal ki, Titanic'ten otuz küsur yıl önce aynı White Star kumpanyasınca o ünlü Belfast tezgâhlarında yaptırılmış ve bir ara en hızlı transatlantik olarak Mavi Kurdela'yı kazandıktan sonra Osmanlı Seyr-i Sefain İdaresi'ne geçmişti.

Ama, sevinçli günlere yakışmayan bir kötü haber: Denizyolları'nın bütün iç ve dış hat yolcu vapurları satılıyor. Bayram kavuşmalarında rıhtımlara yanaşan o süslü gemiler toplam 125 milyon dolara elden çıkarılacak.

Haraç mezat. Beş yıl taksitle.

İsteyen, ya hepsini birden alacak; ya da yalnız yenilerine, yani Ankara, Samsun, İskenderun, Karadeniz ve Mavi Marmara gemilerine konacak.

Devlet denizde yolcu taşımacılığından elini ayağını çektiğine göre, bu işin sonu geldi demektir. ‘‘Satış şartnamesinde seyrüsefer devamlılığını sağlama hükmü var; özel sektör de yapar!’’ demeyin. Yapsaydı, şimdiye kadar yapardı. Önleyici bütün mevzuat değiştirildiği halde, limanlar arası yolcu taşımacılığına soyunan tek kişi çıkmadı. Armatörler, Yunanlıların cirit attığı Ege, Akdeniz ve daha uzak yolcu hatlarında veya kruvaziyerde de yok.

Çünkü, düzenli yolcu taşımak veya büyük gemilerle turist gezdirmek, çabuk kazanç getirmez; ciddi örgütlenme, sağlam planlama, sabır ve sebat ister.

‘‘Denizyolları İşletmesi zaten çökmüş durumdaydı’’ da demeyin. Denizcilik İşletmeleri'nin başına geçen yeni Genel Müdür tam bir şeyler yapmak üzereyken satış kararı alındı. Bunlar öyle işlerdir ki, devlette halka hizmet etme, görevlilerde de çalışma heyecanı varsa, birazcık himmetle mutlaka başarılır. Satıvermek, hem az da olsa çabuk para bulma telaşının, hem de gönülsüzlüğün, beceriksizliğin, ufuksuzluğun ve çapsızlığın belirtisidir. Uyanmaya başlayan bir heyecanı teşvik etmek varken, bu satış kararının anlamı ne?

Devlet kasasına bir defalık girecek birazcık dolar uğruna birilerini zengin etmekten başka?

Gemiler, her parçasının mutlaka bir işlevi olan yaratıklardır. Renkli motifleriyle bayramları süsleyen sancaklar aynı zamanda birer harf, uzun üçgen biçimindeki flamalar da birer rakam demektir. Her biri, ayrıca, uzun bir mesajı kısaca vermeye yarar. Örneğin, dikey çizgiyle ortasından bölünmüş beyaz-kırmızı ‘‘H’’ harfi, ‘‘Gemide kılavuz var!’’ demektir.

Galiba, bayram sonrası, Denizyolları'nın yolcu gemilerinde yalnız bir tek bayrak kalacak: ‘‘Hareketsiz ve aciz duruma düşürüldüm!’’ anlamına gelen, beyaz üzerine kırmızı baklavalı ‘‘F’’ harfi!













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI