Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Don Giovanni İzmir'de Şefik KAHRAMANKAPTANÜnlü çapkının Ege ziyaretiDon Giovanni, ya da daha çok bilinen adıyla Don Juan'ı bilmeyen yok gibidir. 1600'lü

    Hürriyet Haber
    02 Ocak 1999 - 00:00Son Güncelleme : 02 Ocak 1999 - 00:01

    Don Giovanni İzmir'de Şefik KAHRAMANKAPTANÜnlü çapkının Ege ziyaretiDon Giovanni, ya da daha çok bilinen adıyla Don Juan'ı bilmeyen yok gibidir. 1600'lü yılların bu İspanyol çapkınının, o günkü deyişle ‘‘ahlâksız’’ının öyküsü sık sık piyeslere konu olmuştur. Ama Mozart'ın Don Giovanni'si, Prag'da ilk sahnelendiği 1787 yılından günümüze kadar gelmiştir. Don Giovanni bu kez İzmirliler'le buluşuyor. Uslanmaz çapkın Don Giovanni şayet İzmir'e birkaç yıl önce gelseydi, herhalde fazla durmaz, bir gecenin sonunda kaçıp giderdi! Çünkü İzmir Operası'nın perde açtığı tarihi Elhamra Sineması bir harabe gibiydi. Ama ya şimdi? Don Giovanni ya da daha bilinen adıyla Don Juan İzmir'de bir süre konaklayacağa benziyor. Zira harabe gitmiş, çiçek gibi bir Elhamra ortaya çıkmış. Pırıl pırıl bir fuaye, rahat koltuklar... İzmir Operası, gidilebilir, eskinin nostaljisiyle çağdaş dekorasyon anlayışının düzeyli biçimde bağdaştığı bir mekâna dönüşmüş durumda. Devlet Opera ve Balesi İzmir Müdürü soprano Aytül Büyüksaraç, bir yandan İl Özel İdaresi'nin katkıları, diğer yandan sağladığı sponsorluklarla kurumunu mezberelikten kurtarmanın gururunu yaşayabilir. Don Juan'ı kavramsal olarak bilmeyen yok gibidir. 1600'lü yılların bu İspanyol çapkınının, o günkü deyişle ‘‘ahlâksız’’ının öyküsü sık sık piyes ve libretto yazarlarına konu olmuştur. Ama içlerinden biri, librettosunu locadaşı Lorenzo da Ponte'nin yazdığı Mozart'ın Don Giovanni'si, Prag'da ilk sahnelendiği 1787'den günümüze kadar gelmiştir. Bu librettoda Mozart'ın çocuksu muzipliğini, gerçeküstücülüğe yatkınlığını hissetmek mümkün. Yoksa Mozart-da Ponte ikilisi bir ahlaksızı cezalandırmak için, mezarlıktaki heykeli canlandırıp Don Giovanni'nin sofrasına getirmek yerine daha gerçekçi bir öyküye yönelirlerdi! Aslında bu ‘‘sefih çapkın’’ı ‘‘operaların operası’’ diye bilinen eserde gene de çaktırmadan cezalandırıyor Mozart... Nasıl mı? Başlıca rollerin birer-ikişer önemli aryaları olmasına karşın, Don Giovanni'nin bir aryası yoktur eserde! Eser, İzmir'de hiç kısaltmaya tabi tutulmadan, İtalyanca aslına uygun biçimde oynanıyor. İzmir'de ilk kez uygulanan elektronik üst yazı uygulamasıyla, izleyici akışı rahatlıkla izleyip konuyu ayrıntılarıyla kavrayabiliyor. Bu üstyazı sistemi, Yaşar Eğitim ve Kültür-Sanat Vakfı'nın sponsorluğuyla kazandırılmış. Elhamra'nın eksiği, sahnede hiç derinlik bulunmaması ve yan kulislerin minikliği. Bu nedenle, operaların rejisi, dekor çalışmaları ve yetersizlik dikkate alınarak yapılmak zorunda kalınıyor. Don Giovanni'de rejisör Mehmet Ergüven'in durgun, sanatçıların genellikle çakılı durumda partilerini seslendirmelerine yolaçan tercihinin ardında da bu gerçek yatıyor olsa gerek. Tayfun Çebi, bir kaide ve üç hafif sütundan oluşturduğu değişken dekorla bu güçlükleri aşmaya çalışmış. Sevda Aksakoğlu'nun ikiyüz elli yıl önceki dönemsel özellikleri yansıtan giysileri, eserdeki aslına sadakat ilkesini bütünlüyor. Alexandru Samoila yönetimindeki genç orkestra, Mozart müziğini tertemiz icra ediyor. İyi çalışıldığı, nüansların üzerinde durulduğu belli oluyor. Aralarında Aydın Uştuk, Birgül Su Ariç, Arses Yıldızca, Ayşe Tek Yenal , Gökhan Koç, Tevfik Rodos, Hasan Alptekin, Alpaslan Mater, Seza Agun Taluğ, Linet Şaul, Ümit Tekinay, Gökhan Varkan gibi isimlerin yeraldığı iki kasttaki solistler, partilerini temizce seslendiriyorlar. Don Giovanni için hazırlanan dergi, sıradan bir program dergisi olmanın ötesinde, entelektüel düzeyi yüksek, konuyu değişik açılardan kucaklayıp yorumlayan bir özelliğe sahip. Sanki program dergisi değil, bir kültür dergisinin Don Juan özel sayısı gibi. İzmirliler, Ocak ve Şubat'ta toplam 5 temsilde en önemli Mozart operası sayılan Don Giovanni'yi izleme şansına sahip olacaklar. Torosların etekleri TÜRKİYE İş Bankası Parmakkapı Sanat Galerisi, yeni yılın ilk sergisini Gültekin Yıldız'ın yapıtlarına ayırıyor. Sanatçı özgün baskı resimlerinden oluşan sergide ‘‘gündelik yaşam’’ olgusunu merkez alarak hayatı gözlemliyor. Yıldız'ın yapıtlarında göze çarpan ana unsur doğduğu Toros dağlarının etekleri. Sanatçının tablolarında, bu sıradağların tüm renklerini görebilmek mümkün. İstanbullular sergiyi, 5-27 Ocak tarihleri arasında izleyebilecek. Aklın erdemi ve düşler RESSAM Filiz Pelit, son iki yıllık çalışmalarından oluşan kişisel sergisini İzmir Türk Amerikan Derneği Salonu'nda sergiliyor. Sanatçı, Ankara'daki Milletlerarası Gençlik Sergisi nedeniyle ‘‘Teşekkür Belgesi’’, Münih'te Oching Unter Hocking Sergi Salonu'nda sergilenen yapıtı nedeniyle başarı plaketi aldı. ‘‘Sosyal bir görev bilinciyle kuşatılmış olan birey, toplum yapısı, düşünce biçimi, değer yargılarıyla, yaşam koşullarıyla uzlaşmaya dayalı bir varolma hesaplaşması içindedir. Sanatçı bu hesaplaşmayı bazen aklın erdemi, bazen duyguları, fantazyaları, düşleriyle yaşama taşır’’ diyen Filiz Pelit'in eserleri 9 Ocak tarihine kadar görülebilir. Artun'dan insan öyküleri TEM Sanat Galerisi, 15 Ocak tarihine kadar Gülden Artun'un resim sergisine ev sahipliği yapıyor. Berlin Güzel Sanatlar Akademisi'nde eğitim gören Artun, Türkiye'nin yanısıra başta Almanya olmak üzere yurtdışındaki çeşitli kentlerde de kişisel sergiler açtı karma sergilere katıldı. Artun'un tablolarında hem renk açısından hem de figür açısından göze çarpan bir zenginlik sözkonusu. Artun'un tuallerinde yarattığı dünya alışıldık anlamda düzenli değil ama görsel olarak çekici. Doğanın sessiz çığlığı DOĞA dostu ressam Neşe Telci Ölmeztürk, özgün baskı resimlerini İzmir'de İletişim Sanat Galerisi'nde sergiliyor. Yeşilin giderek yol olmasına duyum ve çizgileriyle karşı koyan Ölmeztürk, bu konuda duyarsız kalan çevreleri sanatçı olarak uyandırmayı amaçlıyor. Ölmeztürk'ün ‘‘Doğanın Sessiz Çığlığı’’nı dile getiren eserleri 11 Ocak'a kadar görülebilir. Dengeler ve cambazlar BUGÜNE kadar açtığı Maskeler ve Rütbeler, Bronz Anadolu gibi çarpıcı konseptlerle oluşturduğu sergilerle dikkat çeken heykeltraş Rasim Konyar son dönem yapıtlarını 31 Ocak tarihine kadar İstanbul'da PG Art'da sergiliyor. Sanatçının bu sergisinin başlığı Dengeler ve Cambazlar. Konyar'ın sergide yer alan bronz heykellerinde ikili yaşamlar, dengesiz ilişkiler, teatral kostümler ve mizahi öyküler var.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı