Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dön çağrılarına kızdı ama gereğini de yaptı

MUHALEFETİN Başbakan’a yaptığı “Geri dön” çağrısı yerindeydi ve doğruydu. <br><br>Çünkü Türkiye’de olaylar tehlikeli bir şekilde tırmanıyordu.

Böyle durumlarda Başbakan’ın Türkiye’de hükümetin başında bulunması ülke çıkarları açısında çok önemliydi. 

Ama bu çağrı Başbakan’ı öfkelendirdi.


“Bu konu mu? Bu hitap mı? Bu kadar basitleşti bunlar” dedi.


Televizyonlarda izlediğimiz bu yanıttan sonra hiçbirimiz Başbakan’ın döneceğini beklemiyorduk.


Ama birden bir son dakika haberi düşüverdi ekranlara.


Başbakan Meksika gezisini kısa tutup bir gün erken dönmeye karar vermişti.


Sanırım düşündü taşındı ve programını tamamlamayı göze alamadı Başbakan.


Doğrusu da buydu. Dönmesi gerekirdi.


Şimdi gelelim büyük başarılarla sonuçlanan Amerika gezisine...


Orada da bir tuhaflık var.


* * *


Obama ile Erdoğan’ın ortak açıklamalarında söyledikleriyle içerde baş başa konuştuklarının pek birbirini tutmadığı yazılıp çiziliyor.  


Önemli bir nokta şu:


Obama, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasını gündeme getirirken, Patrik Bartholomeos’tan ekümenik diye bahsetti. Çeviri yapılırken “ekümenik” sözcüğü kullanılmadı.


Obama-Erdoğan görüşmesini fazla önemsemeyen Amerikan basınındaki bazı yorumlar da şöyle:


Wall Street Journal, “Türkiye, İran’a yaptırımlara karşı çıkıyor” derken “Sayın Obama’nın Türkiye’ye övgülerine rağmen, ABD yetkilileri, Ortadoğu’daki kilit konulara ilişkin Washington ile Ankara arasında önemli görüş ayrılıklarının sürdüğünü kabul ediyorlar” diye yazdı.


Christian Science Monitor Gazetesi ise “ABD’nin Türkiye’nin bazı dış politika yönelişlerini sorguladığı”nı öne sürdüğü haberinde ABD’nin Türkiye ile ilgili “başlıca kaygıları” arasında Tahran ile gelişen ilişkilerinin bulunduğunu kaydetti.


Gazetenin haber yorumunda Erdoğan’ın İran ziyareti ve dini lideri Hamaney ile bölgesel sorunların çözümünü görüşmesinden “zaten rahatsız” olan ABD’nin
Türkiye’nin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nda İran ile ilgili yapılan oylamada çekimser kalmasının iyice “canını sıktığı”nı da kaydetti.


Haberde Türkiye-İsrail ilişkilerinde yaşanan sıkıntıların ABD için kaygı verici olduğu vurgulandı.


Ayrıca ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Phil Gordon ise Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokollerin en kısa zamanda önkoşulsuz onaylanmasını istediklerini açıkladı.


Bizim tarafa bakarsanız hiç böyle şeyler olmadı.


* * *


Şimdi gelelim en ilginç olaya...


Gezi
, Washington
büyükelçimizin istifasına yol açtı.


Ne oldu? Büyükelçi Nabi Şensoy neden istifa etti?


Kimse bilmiyor.


Hükümet kanadının istifa ile ilgili verdiği bilgiler mantığa sığmıyor.


Nabi Şensoy gibi başarılı ve deneyimli bir diplomatın protokolle ilgili bir konuda Başbakan ile Dışişleri Bakanı’nın isteklerini Amerikalılara iletmemiş olması düşünülemez.


Büyükelçi sakin ve titiz bir insandır. Böyle bir hata yapmayacağı gibi böyle fevri bir karar da vermez.


Büyük olasılıkla diplomatik kurallara aykırı bir istemde bulunulmuş, bu istem Amerikalılar tarafından kabul edilmemiş, bundan da Büyükelçi sorumlu tutulmuş olabilir.


Bu durumda Şensoy’un mesleğinin onurunu korumak amacıyla istifa etmesi doğaldır.


Hiç ilgisi yokken Büyükelçi Şensoy’un iki ay sonra yaş sınırından emekli olacağının Dışişleri’nin açıklamasına sokuşturulması ise meslek etiğine hiç yakışmayan ve bugüne kadar görülmemiş bir durumdur.

X