Dolar çıkıyor güven düşüyor

Şebnem TURHAN
22.11.2017 - 22:18 | Son Güncelleme:

Dolar kurunun hareketi ile tüketici güveni tam tersi bir seyir izliyor. Dolar ne kadar değer kaybederse tüketici güveni o kadar artarken, dolar yükselince de tüketici endişelenerek kötümserleşiyor. Dün TÜİK’in Tüketici Güven Endeksi anketi tüketicinin güveninin yüzde 3.2 azaldığını gösterirken dolar 3.9830 ile yeni bir rekor kırdı.

DOLARDAKİ rekor üstüne rekor tüketiciyi de derinden etkiliyor. Bunun ilk işaretini ise Tüketici Güven Endeksi verilerinden alıyoruz. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), Merkez Bankası işbirliğiyle yürüttüğü Tüketici Güven Endeksi, kasımda ekime göre yüzde 3.2 azaldı ve 65.2’ye geriledi. Tüketici Güven Endeksi’nde 100’den büyük veri tüketicinin güveninde iyimser, düşük veri ise kötümser durumu gösteriyor. Dolar kuru da son 1 ayda yaklaşık yüzde 8 değer kazandı ve dün sabah saatlerinde 3.9830 lira ile tarihi zirvesine çıktı.

TÜİK verilerine göre tüketicinin güveninin gerilemesinde öne çıkan nedenlerin başında ailelerin maddi durum beklentilerindeki kötüleşme oldu. Ankete katılan tüketicilerin ekonomik durum beklentisi ekime göre yüzde 2.8 kötüleşerek 84.6’ya indi. Gelecek 12 ayda tüketiciler daha zor günlerin kendilerini beklediği fikrinde.

Diğer önemli gösterge ise genel ekonomik durum yani Türkiye ekonomisi. Bu kalemde ekime göre düşüş yüzde 3.7 ve endeks verisi 87.1’e indi. Tüketiciler ekonomik durumun daha kötü olacağını ve kendilerini zorlayacağını düşünüyor. Ekonomiye bakışı negatife dönen tüketicinin tasarruf yapma ihtimali de oldukça azaldı. Kasımda tasarruf edemeyeceğini söyleyen tüketicilerin oranındaki artış yüzde 14.4. Endeks verisi ise 18’e kadar indi. Tek olumlu veri işsiz sayısında. Gelecek 12 ayda işsiz sayısında düşüş bekleyenlerin oranı yüzde 0.1 de olsa arttı.

KONUT VE OTOMOBİL

Tüketiciler gelecek 12 ayda dayanıklı tüketim malı almayı da planlamıyor. Bu endeks ekime göre yüzde 1.2 geriledi. Enflasyonda da artış bekleyen tüketicilerin sayısında yüzde 8.9’luk yükseliş dikkat çekti. Kötü haberden ilki otomobilcilere. Gelecek 12 ayda otomobil satın almamayı düşünenlerin sayısında yüzde 11.4 artış var. Konutçular ise daha zor durumda kalabilir. Son 12 ayda konut alma veya inşaa ettirme ihtimali olanların oranındaki azalış yüzde 22.1.

Dolarda dün da dalgalı bir seyir yaşandı. Sabah saatlerinde 3.9830 liraya yükselerek rekor kıran dolar, gün içinde 3.94 liraya gerilese de bankalararası piyasada son işlemler 3.9513 liradan yapıldı. Analistler, Merkez Bankası’nın dün piyasayı yüzde 12.25 tek faiz oranından fonlamasının da çok etkili olmadığını belirtirken, jeopolitik risklerde önemli bir değişiklik olmadan kurlardaki ateşin sönmeyeceği fikrinde. Gösterge tahvil faizlerinde de yüksek seyir devam etti. 2 yıllık gösterge tahvil faizi yüzde 14.34, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 13.02 oldu. Borsa İstanbul ise günü yüzde 0.66 yükselişle 105 bin 963 puandan tamamladı.

Dolar çıkıyor güven düşüyor

ALTINDA YÜKSELİŞ TRENDİ SÜREBİLİR

DOLARDA rekorlar sürerken gram altında da her gün yeni bir tarihi zirve geliyor. Altının gram fiyatı, dün tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 164.2 lirayı gördü. Kapalıçarşı’da ise çeyrek altın 269, Cumhuriyet altını 1.099 liradan satıldı. Global Menkul Değerler Analisti Rıdvan Baştürk, altında gelen zirvelerin TL’deki zayıflıktan kaynaklandığını belirterek “Kısa vadede doları küresel bazda etkileyecek gelişme olmazsa TL’nin oynaklığı altın fiyatlarını da belirlemeye devam edecek. Artan siyasi ve jepolitik riskler, yüksek enflasyon gelişmelerine rağmen piyasa oyuncularının Merkez Bankası’nın faizde kuvvetli bir adım atmayacağını düşünmeleri ve bankanın daha fazla sıkılaşma yapmayacağı yönünde sözlü yönlendirmelerde bulunması TL’deki kırılganlığı yükseltti. Bu nedenle gram altında bir miktar gevşemenin ardından yeni tarihi zirveler şaşırtıcı olmaz. Teknik açıdan da yukarı yönlü trend kuvvetli bir şekilde korunuyor. Elinde olanlar bir süre daha taşımaya devam edebilir. Burada 165 TL seviyeleri kâr realizasyonu için ideal olarak değerlendirilebilir” dedi.

PİYASA İNİŞ ÇIKIŞLARI GEÇİCİ

BAŞBAKAN Yardımcısı Mehmet Şimşek, yaşanan piyasa iniş çıkışlarının geçici olduğunu belirterek, Türkiye’nin, iddia edildiği gibi ciddi borç sorunuyla karşı karşıya olmadığını söyledi. Türkiye piyasalarında son dönemde ciddi dalgalanmalar olduğuna işaret eden Şimşek, bunları iyi anlamanın ve resmi sakin bir şekilde, paniklemeden doğru okumanın çok önemli olduğunu vurguladı. Şimşek, geride kalan iç ve dış şoklar karşısında Türkiye’de ekonomi, piyasa ve vatandaşların büyük bir direnç, dayanıklılık gösterdiğini ve ortaya muazzam bir performans koyduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Bugün ABD ya da Batı ile yaşanan sorunlar geçicidir. Türkiye’yi güçlü kılan ve 1990’lı yıllardaki kırılganlıklarına oranla çok farklı noktada tutan birkaç temel husus var. Türkiye’nin kamu sektörü bilançosu hiç olmadığı kadar güçlü. Türkiye’nin kamu borcunun döviz kuru ve faizlere olan duyarlılığı azalmış durumda. Eskiden Hazine’nin borcunun yüzde 58’i döviz cinsindeyken, bugün bu oran yüzde 39 civarında. Benzer şekilde faize karşı da, eskiden faiz ağırlıklı olarak hızlı değişken faizle borçlanırken, sabit faizle borçlanıyoruz. Birçok şoku aynı anda yaşasak bile, yani faiz artışlarının, kurda değer kayıplarının bile, Türkiye’nin kamu borç stokunun milli gelire oranını etkileme seviyesi oldukça düşük.” “Esas olarak kurdan beslenen enflasyonist bir süreç var. Eninde sonunda bunu tekrar tek haneye indireceğiz” diyen Şimşek, 2007’den bu yana her yıl ortalama 941 bin vatandaşa net yeni istihdam sağladıklarını kaydetti.

MERKEZ BANKASI DAHA CESUR OLMALI

TÜRK Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, Merkez Bankası’nda liyakat anlamında en ufak bir eksiklik olmadığını belirterek, “Merkez Bankası’nın siyasi iklimden daha bağımsız, hatta bir miktar daha cesur olarak, bir miktar daha iletişimi bu anlamda yukarı alarak, daha politikalarını sıkı uygulaması gerekir. Eğer faizleri düşürmesi gerekiyorsa düşürmesi, artırması gerekiyorsa da artırması gerekir Merkez Bankası eminiz gerek kurda yaşanan dalgalanmalarda, enflasyon, faiz gibi... Buralarda daha başarılı netice almamızı sağlayan bence enstrümanlar ortaya koyabilir. Ben bu konuda karamsar değilim” dedi. Bilecik, AA Finans Masası’nda dövizin muazzam derecede yükselişi kadar inmesinin de iş dünyası için iyi bir şey olmadığını ifade etti.

Etiketler: gazetehaberleri


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı