"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Doktorlar uyarıyor

HÜKÜMET’in Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) değişiklik yaparak etkin maddesi, dozu ve endikasyonu (tedavi gerekçesi) farklı ürünleri aynı grupta toplamaya hazırlanması ve yeni nesil yüksek tansiyon ilaçlarının reçetelenmesinde uzmanlık kısıtlamaları getirmeyi planlaması hekimlerin tepkisine yol açtı.

Önde gelen online hekim sitelerinden doktoruz.com tarafından yapılan bir ankete katılan hekimler öngörülen değişikliklerin yürürlüğe girmesi halinde hastaların tedavilerinin aksayabileceği, sağlıklarının riske gireceği, ayrıca da fark ödemelerinin yükselebileceği yönünde endişelerini belirttiler.

Sağlık Uygulama Tebliği’ne ilişkin olarak 12.10 2009 tarihinde yayınlanan genelge ile Tebliğin ‘14.2 Eşdeğer ilaç uygulaması’ başlıklı maddesi yeniden düzenlendi. Ancak elektronik alt yapı hazır olmadığı için değişikliğin uygulamaya konulması şimdilik durduruldu. Yapılan düzenleme yürürlüğe girdiği takdirde etkin madde, doz ve endikasyon farklılığı olan ürünler birbirinin eşdeğeri olarak aynı grupta yer alacak. Tebliğin 9. maddesinde yapılan değişiklikle de reçetelemede kısıtlamalar getirilecek.

Toplam 1220 hekimin katıldığı ankette, katılımcıların %92’si, aynı etkin maddeyi, aynı dozda ve benzer farmasötik formda içermeyen maddelerin birbiri yerine verilmesinin, tıbbi açıdan büyük sakıncalar doğuracağını belirtti. Hekimlerin büyük çoğunluğu yapılan düzenlemelerin uygulamaya girmesi halinde sadece hastanın doğru tedavi görmemesi riski doğmakla kalmayacağını, ancak hastaların aynı zamanda daha fazla fark ödemek zorunda da kalabileceklerini kaydetti. Hekimlerin %86’sı ise hastaların fiyat farkı oluşturmayan ilaçların reçetelenmesi isteğiyle gelebileceklerinden, bunun da kendilerini, hastaya en uygun tedaviyi planlama açısından kısıtlamasından kuşku duyuyor. Yeni nesil yüksek tansiyon ilaçlarının reçetelenmesini sadece kardiyoloji, endokrinoloji ve nefroloji uzmanlarıyla kısıtlama hazırlığı da hekimlerin ciddi tepkisiyle karşılaştı. Hekimlerin %89’u böyle bir uygulamanın bu ilaçları kullanmak zorunda olan hastaları çok güç durumda bırakacağını kaydetti. Özellikle bu uzmanların bulunmadığı veya çok az bulunduğu bölgelerde hastaların gerekli ilaçları yazdıramayacaklarından endişe ediliyor.
Dr. Gündüz TEZMEN

 

Erdoğan’ın cemevini yıktığını unuttunuz mu

 

ANLAŞILAN o ki ‘sahte’ çalıştaylarla Alevi oylarına oy diken Erdoğan’ın Kürt isyanlarına ilişkin bilgisi yok... Dersim isyanının bir ‘Kürt başkaldırısı’ olduğunu bilmiyor. BOP’nin eşbaşkanı olarak aklınca AB uyum koşullarının peşine takılıp arkadan dolaşarak karakucak puan almaya kalkışıyor. Sünni inancının onu Alevi karşıtlığının seçkin öznelerinden biri olarak yaptığını unutuyor, unutturmaya kalkıyor.

Anımsayıno tarihlerde kendisi ‘ruhsatsız kaçak bir evde oturuyordu ama, Alevi inançlı yurttaşların ibadet yaptığı Karacaahmet’teki Cemevi’nin duvarını ‘ruhsatsız’ olduğu için bir gece yarısı kazma-kürek yıkıyordu.

7.7.1994 gecesi de Alevi tarihinin acı ve gözyaşıyla dolu bir tarihidir.

O zaman yıkım ekibinin başındaki Erdoğan’ın, şimdi siyasi karşıtlarını Alevi düşmanlığıyla suçlamasına acaba kim, nasıl, neden inanıyor sorusuna yanıt vermesi gerekmez mi?

Erbil TUŞALP- Karaburun-İZMİR

 

Deniz Feneri’ne organize himaye

 

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, siyasal iktidarın, Deniz Feneri ilişkilerini himaye ettiğini ve delilleri karatmaya devam ettiğini bildiriyor. Kart önce bir örnek veriyor:

Yönetimi TMSF’ye intikal eden Bursa’daki Olay Medya Grubu’nun Genel Yayın Yönetmenliği görevine getirilen Necati Mesut Özen olayında yaşanmaktadır. Özen; Deniz Feneri Derneği soruşturmasında Zekeriya Karaman ile olan yasadışı ilişkileri sebebiyle sorgulanmaktadır. Adı geçenin, Zekeriya Karaman’ın yasadışı yollarla elde ettiği para ilişkilerini akladığı iddia edilmektedir.

Adı geçenin bu tür ilişkileri; Kanal7, Yurt Haber Ajansı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinin ihale süreçlerinde de ortaya çıkmış ve soruşturmalara konu olmuştur. Bu süreçlerde dönemin İBB Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İETT yönetimine, ihaleye açılacak işlerin yukarıda adı geçen kişilerin belirlediği şirketlere bırakılması konusunda baskı yaptığı ciddi iddialar arasındadır. Bu çerçevede Kanal7’ye usulsüz ihalelerle aktarılan paralarla ilgili olarak Zekeriya Karaman’ın, 28.03.1997 tarihinde İstanbul 28. Noterliğindeki işlemlerde Necati Mesut Özen ile yasadışı ilişki içine girdiği iddia edilmektedir. Görüldüğü gibi Özen, 1997’li yıllardan bu yana Karaman’la yasadışı ilişkilerini sürdürmektedir. Bu tablo Deniz Feneri Derneği soruşturmasında da ortaya çıkmıştır.

* Deniz Feneri’nde etkin olan kadrolar, 1995-1996’lı yıllardan itibaren İstanbul Büyükşehir’in kadrolarıyla işbirliği içindedirler. Bu kadrolar, bugün de siyasi iktidar tarafından organize bir şekilde korunmaktadırlar.

* Dernek kamu yararı statüsünde olduğu için her türlü vergiden muaf bir şekilde para ve yardım toplamaya devam ediyor. TBMM’nin üstün hizmet ödülünü alıyor... İslam Konferansı Örgütü tarafından uluslararası sempozyumlarda refere ediliyor. Yani, devlet yetkisi ve nüfuzukötüye kullanılarak, uluslararası alanda imtiyaz yaratılıyor. Bir hükümet böylesine aleniyet kazanmış usulsüzlük ve yolsuzluk süreçlerine rağmen böyle tabloya neden seyirci kalır?

 

Biliyor musunuz

 

Basmacı: Bunlar nasıl tüccar


İSTANBUL Ticaret Borsa Başkanı Nejat Basmacı’nın, Disiplin Kurulu’na sevki ile ilgili olarak "Biblo kızla ilgili bir espri yaptım, anlamadılar. Gerçekte İzmir’e gitmeyen ama THY’den uçak parası, 4 günlük yövmiye alan bir yönetim kurulu üyesi, müfettiş tarafından Savcılığa verince bana karşı tertibe başladılar.
Hacıbekir’den ilgili kurum ve kişilere gönderdiğim gönderdiğim lokumu ‘hediye’ diye yaydılar. Bana da "o müfettişi bakanlığa geri gönder; dava açılmasını engelle" dediler. Kanun dışı iş yapamam. Yanımda konuşan iki kişi, gidenin arkasından konuşuyor. Ahlak kalmamış, bunlar nasıl tüccar?" dediğini...

60 yaşına basan, Harbiye’deki İstanbul Radyosu’nun 1 yıldır kapalı olan stüdyolarının onarılmayarak konserlerin kaldırılması üzerine ‘Yurttan Sesler Korosu’ sanatçılarının bugün 12.30’da radyo önünde TRT’yi prosesto eylemi yapacaklarını...

X