"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

‘Dökme su’ ile piyasa düzelmez

GEZİ olaylarının ardından hem ortalığı hem de piyasaları yumuşatabilecek tek kişi Başbakan Tayyip Erdoğan idi.

Ancak Erdoğan Tunus’ta yaptığı açıklama ile tepkilerin artmasına, dolayısıyla piyasaların iyice bozulmasına neden oldu. Hâlâ da ortalığı yumuşatacak, normalleşmeyi sağlayacak tek kişi sadece Başbakanın kendisi. Buna karşılık üslubu biraz yumuşamış görünse de hala sokağı sakinleştiremiyor. Buna karşılık karşılama törenleri ve düzenlenecek iki büyük mitingin ‘boy gösterisi’ olarak algılanıp, direnci artırması ihtimali var. Bu mitingler sırasında, şimdiye kadar korunan, sağduyu tümüyle devre dışı kalıp tarafların karşılıklı çatışmaya gireceği bir ortam oluşmasından da korkuluyor.
Piyasalar açısından bakıldığında gerginliğin devam ettiği rahatlıkla görülebilir. Ekonomi yönetimi, böylesine durumlarda sık sık başvurulduğu gibi, yangını su dökerek söndürmeye çalıştı. Geçtiğimiz cuma günü kurlardaki yüksek artışı frenlemek için Özelleştirme İdaresi’nin 300 milyon dolar sattığı belirtildi. Geçen hafta kamu tarafından, daha fazla döviz sattırıldığı biliniyor. Ancak daha önceki deneyimlerden biliyoruz ki; bu satışlar birer panik işareti olarak algılanabiliyor. Bu nedenle de kısa süreli olarak yangını bastırmış görünse de, ileriye dönük çok daha büyük alevlenmelere neden olabiliyor.

Özelleştirmeden sorumlu Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Özelleştirme İdaresi’nin döviz satışının normal bir işlem olduğunu söylemiş. Halbuki herkes bilir ki; İdare bu tür işlemleri çaktırmadan, piyasada etki yaratmadan, gerekirse çok sayıda kanaldan, yedirerek yapar. Özelleştirme satışının normal bir işlem değil, ‘boy gösterisi’ niteliği taşıdığın Sayın Bakan da, piyasalar da biliyor...
Ancak piyasaların bildiği bir şey daha var; ‘dökme su ile değirmen dönmez’ misali, bu tür dökme su niteliği taşıyan işlemlerle kurlarda istikrar sağlanamaz.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın bu durumu açıkça gördüğünü tahmin ediyoruz. Zaten yurt dışında iken, ‘gerilimin biran önce bitirilmesi gerektiğini aksi takdirde sermaye çıkışının önlenemeyeceğini’ Ankara’ya bildirdiği konuşuluyor. Karşılama törenleri ve planlanan boy gösterisi mitinglerine bakacak olursak, ‘Başbakan artık Babacan’ı dinlemiyor’ diyebiliriz.

PİYASAYA MÜDAHALE

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın, hangi sözlerle ifade etti bilmiyorum ama hem partisine hem de Başbakan’a piyasalar konusunda uyarıda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca Başbakan’ın ‘faiz lobisi’ söylemi adı altında bankalara, bankacılara ve sermayeye karşı bayrak açmasının yine piyasalar açısından tedirginlik kaynağı olduğunu göreceğini de tahmin ediyorum.
Bunun örneklerini geçmişte çok yaşadığım için söylüyorum; Daron Acemaoğlu’nun deyimiyle ‘Cin şişeden çıktığı zaman kolayca içeri girmez.’ Sermaye açığı olan bir ülkeyi yönetip, böyle davranamazsınız. Mühim olan algıyı değiştirmek. Yani piyasalara içeride barışın sağlanıp çatışmaların önlendiğini, belirsizliğin giderildiğini göstermek zorundasınız. Bunun için de bir an önce, bir yerinden başlayıp, içeride güveni yeniden sağlamaya başlamanız gerekiyor.
Bu kadar döviz ihtiyacı olan bir ülkede özelleştirmeye ya da kamu bankalarına döviz sattırarak kurlar önlenmez, faizleri zorla indirme operasyonu yapılamaz. Ne kadar yüksek dış borç stoku bulunduğuna bakarsanız; IMF’e borcunuzu sıfırlamanızın, ancak bir hamaset unsuru olduğunu rahatça görürsünüz.
Özetle; piyasaları, ‘zor’ yoluyla, popülist söylemle, ‘günah keçisi bankacı’ yaratarak, büyük işadamlarını tu-kaka ederek yatıştıramazsınız. Ancak bataklığı kurutarak, yani çatışmayı yaratan sorunları çözerseniz piyasalar rahatlar, normale girer.

X