Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Doğum borçlanmasında önemli püf nokta

ONCA hengameye, onca propagandaya rağmen öyle olmadığı uygulaması başlayınca anlaşıldı... Tüm kadınlara doğum borçlanması geldiği, hatta bu vesileyle emekliliklerinin çok kolay olacağı söylendi, yazıldı, çizildi...
Sonra SGK, Tebliğ ve Genelgeleriyle konuya açıklık getirdi... Bunları sonra bir kez de değiştirdi... Ama “uzmanların” dediği bir türlü olmadı...
Olmayınca, bu sefer de SGK bu işi bilmiyor dedi, o uzmanlar... Oysa, SGK personelinin yapacağı bir şey yoktu, Kanun ne diyorsa ona açıklık getirmeye çalıştılar...
Şöyle; Kanuna göre doğum yapmadan önce SSK tescili olan kadınlar, doğumdan sonra çalışmadıkları süreleri borçlanabilecekti... Bunun da 2 yıla kadarını ve en çok iki doğum için... Yani koşullar uygun ise, en çok 4 yıllık borçlanma yapılabilecek...
Burada kritik nokta; çalışan ve doğum yapan tüm kadınlar değil, sadece SSK sigortalısıyken doğum yapan ve çalışmayan kadınlar borçlanma yapabilmektedirler... Böyle olunca, doğum yaptıktan sonra ilk defa SSK sigortalısı olanlar da borçlanma yapamayacaklar...
Şüphesiz bu durum analık vakasının sebep olduğu “ekonomik ve sosyal risk” ile de uyum içerisindedir. SSK sigortalısı olarak çalışırken ve bu sebeple de ücret geliri elde ederken, doğum yapan kadın sigortalı çalışamadığı için ücret gelirinden mahrum kalmaktadır. Çocuğuna bakmak ve büyütmek için çalışmamayı tercih edince de ücret gelirinden mahrum kalmanın yanı sıra sosyal güvencesi de sona ermektedir.
Böyle olunca, doğum sebebiyle oluşan riskin sonuçlarından bir kısmını, kaybedilen sigorta günlerini kazanması için kadın sigortalılara bir olanak tanınmış ve doğum borçlanması getirilmiştir... Nihayet kanun koyucunun tercihi bu yönde oluşmuştur.
Denilebilir ki, aslında ilk defa SSK sigortalısı olunmadan önce doğum yapılmış olsa bile kadınlar doğum sonrası belli bir süreyi borçlanarak sosyal güvenliklerine saydırabilmelidirler... Bizce de olabilir, olmalıdır... Hatta sadece SSK sigortalısı kadınlar değil, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı iştirakçisi kadınlara da benzer bir olanak tanınabilir...
Tüm kadın sigortalılara tanınmalı
Biz çıtayı biraz daha yükseltelim; madem kadınlara pozitif ayrımcılık var, maden referandum sonrası Anayasa da böyle diyor, o halde doğum yapan ve bu sebeple de çalışma hayatından uzak kalan tüm kadın sigortalıların, boşta geçen sürelerinin sosyal güvenliklerine sayılması sağlanmalı ve bundan kaynaklı sürelerin primlerini de kişilerin kendileri borçlanıp ödeyerek değil de devlet vergi gelirleri ile finanse etmeli ve ödemelidir...
Sanırım bu önerimiz, “uzmanlara” göre daha da ileri bir düzeyi temsil ediyor... Kadınlarımız da bu yönlü taleplerini yükseltmeli ve bu taleplerine seçim sürecinde siyasal partilerin sahip çıkmaları için girişimlerde bulunmalıdırlar...
Şimdi bu öneri ve taleplerimiz böyledir diye, biz de SGK personeli bu işi bilmiyor mu diyelim... Bence gayet iyi biliyorlar... Taleplerimiz ile mevcut uygulama karıştırılmamalı ve kimse de kendi anlayış eksikliklerini ya da siyasal iktidara yöneltilmesi gereken eleştirileri Kurumlar üzerine yıkarak uyanıklık yapmamalıdır...
Öyle ya, belki “uzmanları” da izleyen uzmanlar vardır memlekette...

X