Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Doğu’da aşırı yağış ve kar var, Batı ısınıyor

Yağışlar bugün Orta ve Doğu Karadeniz, İç Anadolu’nun doğusu ile Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde etkili. Ve bu yağışlar gök gürültülü sağanak şeklinde. Sivas çevreleri, Kars-Erzurum dolaylarında yağış kar, hatta yer yer gök gürültülü kar şeklinde olacak. Lütfen hem kar hem de sağanak şeklindeki aşırı yağışlara bugün ve gece dikkat edin.

Tam normallerde bir kışa ilerliyoruz derken sistemler yine karışmaya, birbirine girmeye başladı. Yazı bitirirken serinlemeleri ve yağışları görünce sevinmiştik "mevsimler yerli yerine yerleşti" diye. Çünkü bu kış için beklenti, yağışların normallerin üzerinde olması, sıcaklıkların da normalleri biraz aşacağı yönünde.

Bu şu anlama geliyor; yağışlar kış normallerinin üzerinde, ancak kar oranı normallerin altında. Kasım ayının sonlarına geliyoruz sıcaklıklar bahar değerlerini aratmıyor. Bugüne kadar sıcaklıklar yüksekti, önümüzdeki günlerde de artacak. Öyle ki aralık ayının ilk günlerinde yaklaşık 5-6’sına kadar sıcaklıklar yine normallerin üzerinde, Kuzey bölgelerde bile 18-19 derecelere yükseliyor olacak. Yaşadığımız normalleri aşan sıcaklıklar yalnızca Batı için değil, kışı sert geçiren Doğu’da da etkili. Yani yağışların gelmesi normal bir kışa ilerliyoruz anlamına gelmiyor.

KAR DA YAĞMUR KADAR ÖNEMLİ

Yağış olsun da kar ortalamanın altında kalsın, diyemiyoruz. Çünkü kar çok önemli. Ürünlerin korunması, toprak sıcaklığının belirli bir seviyede kalması, yüzeyin amonyaklanması (kar içerisinde amonyak mevcut), doğal bir baraj olarak suyun bahar ve yaz için biriktirilmesi, vakti geldiğinde ısınmayla yavaş yavaş eriyip toprağı nemlendirerek mahsulleri tabii yollarla sulaması faydaları arasında.

Bu arada "kar yağsın da şu mikroplar kırılsın" derler ya, bu aslında soğuktan değil kar içerisindeki amonyaktan ileri geliyor olsa gerek. Çünkü birçok mikrop ve bakteri sıfır derecede yaşayabiliyor. Hem öyle olsa kışın ayazlı gecelerde de sıcaklık çok düşüyor, o zaman da mikroplar kırılırdı.

Sıcaklıkların büyük değerlerde dalgalanması eğer kışın akabinde baharda da sürer ise o zaman karların da erken erimesi söz konusu olabilir ki bu da ayrı bir kısıntı olur, hem dağlardaki karın zayi olması, hem de su baskınları açısından.

Umuyoruz ki her şey yolunda gitsin, kışları kış, yazları yaz gibi yaşayalım...

Bakın yalnızca bizde değil, dünyanın bir çok bölgesi sıra dışı iklim koşullarına doğru ilerliyor. Küresel ısınma sistemleri öyle etkiliyor ki ya çok uçlarda mevsimler yaşıyoruz, ya da kışlar sıcak, yazlar serin geçiyor. Bunun anlamı şu; mevsimler çok uçta olursa yani çok soğuk kışlar, çok sıcak yazlar geçirdiğimizde rüzgarlar ve fırtınalar çok kuvvetleniyor, yani sistemleri bir uçtan öbür uca taşıyor. Yok kışlar ılık, yazlar serin olunca da, mevsimler birbirine yaklaştığı için sistemler arası rüzgarlar zayıflıyor, normal koşullarda hava ve deniz akıntıları oluşamıyor, ya da zayıflayıp yön değiştirebiliyor. Bu durumda zincirleme reaksiyonlarla hava koşulları altüst oluyor. Her iki koşulda da denge şaşıyor, denge ne kadar önemli değil mi?
X