« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Doğrudan şaşmayalım!

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Metin SERTOĞLU

Orman Bakanı Sayın Arif Sezer, Adana'da mahkumları toplayıp, ‘‘Gönlümüz kader kurbanı insanlarımızın da bir afla karşılaşmasından yana’’ diyerek ilk demecini orman yerine cezaevinde patlatmış. Sayın Bakan'ın ziraat aletleri ticareti yaptığını duydum ama hukukçuluğunu duymamıştım. Yarın Adalet Bakanımız da yangına hassas bölgelerdeki çalışmaları hakkında basın toplantısı yapacak olursa şaşmamak gerekir! Anlaşılıyor ki, Orman Bakanlığı bürokratları, Sayın Sezer'e verdikleri brifingde herşeyi tozpembe göstermişler. Sayın Bakan da bakmış ki, ormanda yapacak iş kalmamış, kendisine iş aramış. Seçimlere kadar olan kısa süre içinde, diz boyu rezaletlerin sergilendiği Orman teşkilatında köklü çözüm arayışlarına girmek bana göre de zaman kaybı olur. Ancak göz açıp kapayana kadar geçecek kısa dönemde yapılacak çok önemli işler de var. Öncelikle uyku hastalığına tutulmuş Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı (AYH) Genel Müdürlüğü'nün gaflet uykusundan acilen uyandırılması ve Merkez Av Komisyonu'nun Mart ayında toplanıp, 1999-2000 Av Mevsimi için avcılık kurallarını belirlemesi gerekiyor.

<ı>Hep aynı senaryo

Silah sektörü AYH teşkilatını ele geçirmiş. ‘‘Çok tüfek satılsın. Bol hayvan öldürülsün. Paralar cukkaya indirilsin!’’ (Bu arada yaban hayatının kökü kazınırmış ne gam!) duasıyla hazırladıkları önerilerini, varlığı ile yokluğu belli olmayan Genel Müdür'e imzalatıyorlar. Eminim ki şimdi silah sektörünün başı, Adanalı olmanın avantajını kullanmaya kalkacak, yıllardır haftada üç gün olan avcılığı, her güne dönüştürmeyi yine deneyecektir. Tabii, her yıl olduğu gibi bu yıl da İstanbul'dan üç av uleması (!) Sayın Bakan'ın huzuruna çıkacak, ülkede yapmak istedikleri hayvan katliamını akademik (!) araştırmalar ve hayali maddi gelir tablolarının arkasına gizlenip bakanı buna inandırmaya çalışacaklardır. Bu senaryo her yıl aynı aktörlerle tekrarlanır ancak bir sonuca ulaşamaz.

<ı>Haydi kolay gelsin

Bu insanların gözlerini adeta kan bürümüş! Av bayilerine dağıttıkları, Milli Parklar bilgisayarından çoğaltıldığını tahmin ettiğim anket formlarına bir göz atınca; ‘‘Bunlar akıllarını yitirmişler!’’ demekten kendimi alamadım. Lokanta menüsü gibi alt alta yazdıkları hayvanlardan ‘‘Hangilerini öldürmek istersiniz!’’ diye soruyorlar. Dağ Koyunu, Geyik, Karaca gibi 3167 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun avını yasakladığı hayvanlar dahi kanlı menüye dahil edilmiş. Adamlar kendilerini kanunların da üstünde görüyorlar. Uçar, kaçar, doğada ne görürlerse sadece öldürmek istiyorlar.

Hangi siyasi görüşte olursa olsun, son altı yıldır görev yapan Orman Bakanları doğrudan şaşmamışlar ve hayvancıklara hep koltuk çıkmışlardır. Duygusallığını afla dile getiren Sayın Sezer'in hayvanların ölüm fermanına karşı göstereceği hassasiyetten ve şefkatten hiç kuşkumuz olamaz. Sayın Orman Bakanı'ndan ricamız, bürokratların savlarına kulak vermeden, bütün gönüllü kuruluşların ve diğer resmi kurumların temsilcilerini bir araya toplayıp, hepsini dinlesin. Eş, dost hemşehri ilişkisine itibar etmeden, korumasız hayvanların telefatına geçit vermesin.

Hoş geldiniz Sayın Bakan. Haydi kolay gelsin!




Bunları da Beğenebilirsiniz