Eğitim Haberleri

EĞİTİM

    Doğru tercihin püf noktaları

    Önder ÖNDEŞ
    02.07.2015 - 10:40 | Son Güncelleme: 02.07.2015 - 10:57

    LYS bitti. Ancak adayların rahat bir nefes alabilmesine biraz daha var. Şimdi onları son bir zorlu dönemeç bekliyor: Doğru tercih. Uzmanlar bunun en az sınav başarısı kadar önemli olduğunu söylüyor. Öyle ki, tercih kılavuzunu iyi okumadığı için sınavda kazandığı başarıyı doğru değerlendirmeyen adaylar olabiliyor. İşte uzmanların tercih yaparken dikkat edilmesi gerekenlere dair önerileri.

    ÖNCE KILAVUZU DOĞRU ANLAYIN

    Doğru tercihin püf noktalarıSınavlar bitti, ancak adayların geçmesi gereken son bir süreç daha var. Sınavlarda ter döken yüz binlerce öğrenci ve ailesi şimdi de, doğru tercih yapma telaşına girdi. Bu süreç, sınav başarısı kadar önemli. Kültür Temel Liseleri Eğitim ve Rehberlik Direktörü Salim Ünsal, tercihler oluşturulurken puan ve sıralama değerlerinden daha fazla bakılacak bir diğer ayrıntının ise o bölümlerin bilgileri olduğunu söylüyor. Program ve meslek hakkında bilgi sahibi olmadan yapılan tercihlerin riskli olduğunu vurgulayarak, “Her yıl 400 bine yakın adayın bir yükseköğretim programında okuyorken yeniden üniversite sınavlarına girmek istemesinin en somut gerekçesi hatalı ve mesleği tanımadan yapılan tercihlerdir” diyor. Ünsal, adayların tercih yaparken dikkat etmeleri gereken noktaları şöyle açıklıyor:

    - Adayların tercihlerini 6-14 Temmuz arasında ÖSYM’nin web adresi üzerindeki Aday İşlemleri bölümüne bildirmeleri gerekiyor. Sürenin uzatılmayacağı ÖSYM tarafından hatırlatılıyor. İnternet sisteminde son gün yoğunluğunu yaşamamak için işi son dakikaya bırakmamak gerek.

    - Tercih sayısında bir değişim olmadı. Adaylar bir tane yapabilecekleri gibi 30 tercih bildiriminde de bulunabilecek.

    - Tercihler yapılırken 2015 ÖSYS kılavuzundaki iki tablo kullanılacak. Lisans programları Tablo 4’te, Sınavsız ve Sınavla girilebilecek önlisans programları ise Tablo 3’te yer alıyor. Geçen yıl iki tablo halinde verilen önlisans kontenjanları bu yıl tek tabloya düşürüldü. Kontenjanın yüzde 60’lık kısmına meslek liseli adaylar sınavsız yerleşirlerken, yüzde 40’lık kısmına tüm adaylar sınavla yerleşmeye çalışacak.

    - Adayların lisans programlarını seçebilmesi için istedikleri programın OBP katkısı olmayan puan türü itibariyle 180, önlisans programlarını tercih edebilmesi için ise yine OBP katkısız 140 barajını geçmiş olması gerekiyor.

    - Açıköğretimdeki lisans ve önlisans programlarını tercih edebilmek için adayların herhangi bir YGS puan türünden 140 alması yeterli. Açıköğretimin tüm programlarında geçen yıldan beri kontenjan kısıtlaması olduğu için adaylar, bu yıl yerleştikleri takdirde bir sonraki yıl OBP’lerinden alacakları katkının yarısını kaybedeceklerini unutmamalı.

    - Adaylar tercihlerini kendi kişisel bilgisayarlarından tercih için belirlenen tarihler arasında, günün her saatinde ÖSYM’ye bildirebiliyor. Ayrıca 14 Temmuz’a kadar bildirdikleri listede istedikleri değişikliği yapabiliyorlar. Kişisel bilgisayarı olmayan veya kendi yaptığı işlem konusunda endişeye düşen adaylar, ÖSYM’nin tercih merkezlerinden ücret karşılığında işlem yaptırabiliyor.

    - Adayların tercihlere kendi sıralarının yüzde 10–15 yukarısından başlayıp kendi sıralarının yüzde 30, hatta yüzde 40 aşağısında yer alan programlarlason vermeleri yerleşme şanslarını artıracak.

    - UOLP-SUNY programı uygulayan devlet üniversitelerini seçerken bu programlarda eğitimin ücretli olduğunu unutmamalısınız. Devlet üniversitelerinin tüm programları ücretsiz değil.

    - Sağlık, eğitim, mühendislik, iktisadi bilimler, hukuk ve psikoloji gibi dallar son yıllarda çok tercih ediliyor. Genel olarak kontenjanlarda bir büyük değişimin olmaması adaylar açısından büyük şans.

    - Tercihlerin sıralama ve puan bakımından birbirine yakın yerlerden seçilmesini kazanma şansını azaltan bir unsur olarak değerlendiriyorum. İlk ve son tercih arasındaki puan ve sıralama farkı ne kadar büyükse şans da o ölçüde artacak.

    - Son yıllarda gerek yeni üniversitelerin sisteme dâhil edilmesi, gerekse kontenjanlardaki artış barajı geçen adayların hemen hepsinin doğru tercih ile bir programa yerleşebileceğini gösteriyor. Tercihler bir uzmanın denetiminde yapılırsa şansınızı daha da artıracağınızı unutmamalısınız.

    - “Şimdi kazanamazsam ek kontenjanla yerleşirim” gibi yanlış bir kamuoyu algısı var. Genel yerleştirmede bir programa girmek, ek yerleştirmede kazanmaktan çok daha kolay, sakın unutmayın!

    - Tercihlerin tamamı lisans programları olabileceği gibi tamamı önlisans programları da olabilir. Kısaca 30 tercihten istediğinizi lisans programlarından, istediğinizi önlisans programlarından oluşturabilirsiniz.

    Doğru tercihin püf noktaları

    PUANLARI DEĞİL, BAŞARI SIRASINI DİKKATE ALIN

    Doğru tercihin püf noktalarıFen Bilimleri Dershanesi Rehberlik Genel Koordinatörü Cihan Yeşilyurt, adayların tercih sürecinde yapması gereken ilk şeyin, istedikleri programlar hakkında bilgi edinmeleri olduğunusöylüyor. İkinci önerisi ise, popüler meslek hevesine kapılıp da hata yapmamaları. Yeşilyurt, “Yükseköğretim programlarının ilgi alanınıza girip girmediğini, beklentilerinize ve yaşam biçiminize uygun olup olmadığını araştırın” diyor. Adaylara tercih ettikleri bölüm ile hayatlarının çok uzun bir dönemini belirleyeceklerini hatırlatarak, “Bu yüzden bölüm tercih ederken popüler meslek olmasının ötesinde yaşamdan beklentilerinizi göz önünde bulundurun. Ayrıca okumayı düşünmediğiniz bir bölümü tercih listenize kesinlikle yazmayın. İstemediğiniz bir meslek kendinizi ve çevrenizi mutsuz eder. Bir yıl kazanayım derken uzun yıllarınızı heba edersiniz” diyor. Yeşilyurt’un tercih yapacak adaylara önerileri ise şöyle:

    - Tercih yapmak puanınızın düşmesine neden olmaz. Ancak tercih yapıp yerleştirildiğiniz takdirde kayıt yaptırsanız da yaptırmasanız da önümüzdeki yıl OBP’nın yarı yarıya düşeceğini unutmayın. Üniversite ve meslek seçimi tüm hayatınızı etkileyecek bir süreç. Bu nedenle, tercih listenizi sadece okumayı planladığınız bölümleri dikkate alarak oluşturun.

    - Bir önceki yılın başarı sıralarını dikkate alarak tercihlerinizi hazırlayın. Her yıl sınavın zorluk derecesi değiştiğinden puanı dikkate almak yanıltıcı olur. Tercihlerinizi yaparken en çok istediğiniz bölümden en az istediğiniz bölüme doğru puan farklarına bakmadan sıralamalısınız. ÖSYM yükseköğretim programlarına yerleştirme yaparken sizi olası en yüksek tercihinize yerleştirir, bu nedenle çok istemediğiniz halde puanı daha yüksek diye bir bölüme üst tercihlerinizde yer verirseniz daha çok istediğiniz bir bölüme yerleşme şansınızı kaybedebilirsiniz.

    - Yükseköğretim programlarına her yıl sürpriz yerleşmeler de oluyor. İlk birkaç tercihinizde, başarı sıranızın ya da puanlarınızın yeterli olmayabileceği endişesi yaşamadan, idealiniz olan bölümlere yer verin. Özellikle vakıf üniversitelerinin başarı sıralarında sürpriz düşüşler ya da yükselişler beklenmeli. Bu bağlamda üniversite adayları çok geniş bir yelpazeden tercihlerini oluşturmalı. Örneğin; 50 bininci olan bir aday 25 bininci başarı sırası ile alan bir bölümü yazarak listesini oluşturmaya başlayabilir ve kendi başarı sırasının oldukça altında olan 100 bininci bir bölümü de son tercihi yaparak sıralamasını bitirebilir.

    - Tercih edeceğiniz yükseköğretim programlarının özel koşullarını mutlaka kılavuzdan okuyun. Bazı programlar için fiziksel özellikler, cinsiyet, sağlıkla ve yaşla ilgili koşullar istenebiliyor. Koşullarını taşımadığınız bir programa puanınız yeterli olup yerleştirilseniz bile kaydınız yapılmaz.

    - Okumayı planladığınız üniversite ve bölümleri tercih ederken akademik kadro, barınma, ulaşım, Erasmus, sosyal-kültürel imkânlar gibi noktaları araştırmanızda fayda var.

    - Yeni açılan bölümlerin kılavuzda puanı olmaz. Bu nedenle onları tercih ederken eşdeğer bir üniversite ve bölüm ile kıyaslayarak tercih listenize yazmanız uygun olur.

    - Tercih listelerinizi mutlaka rehber öğretmenlerinizle birlikte değerlendirin. Kendi istekleriniz öncelikli olsa da aileniz ve sizi tanıyan öğretmenlerinizin görüşlerini de dikkate alın.

    Doğru tercihin püf noktaları

    Doğru tercihin püf noktalarıSiz bu hataları yapmayın!

    * Tercih hatalarının başında üniversitelerin ve bölümlerin ayrıntılı bir biçimde araştırılmaması geliyor.
    * Adaylar sınav sonuç belgesini doğru yorumlayamayabiliyor. Sonuç belgesinde yazan puan türlerini, yerleştirme puanlarını ve başarı sıralarını birbirine karıştırabiliyor.
    - ÖSYM’nin Haziran ayının sonunda internetten yayınladığı Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu, adaylar tarafından kesinlikle incelenmiyor. Hatta Kılavuz’un ÖSYM’nin sitesinde olduğunu dahi bilmeyenler çıkabiliyor.
    - Kılavuz incelenmediği için yükseköğretim programlarının özel koşulları da okunmuyor. Dolayısıyla özel koşul gerektiren bölümlerle ilgili sıklıkla hata yapılabiliyor.
    - Adayların birçoğu hangi durumda Ortaöğretim Başarı Puanı’nın kırılacağını bilmiyor.
    - Sayısı çok arttığı için devlet ve vakıf üniversiteleri birbiriyle karıştırılabiliyor. Tercih ettiği üniversitenin vakıf üniversitesi olduğunu bilmeyip, ücret ödemek zorunda olan ya da öğrenimine devam edemeyen öğrenciler olabiliyor.

    UNUTMAYIN!

    * Okul birincileri; size ayrılan okul birinciliği kontenjanından sadece mezun olduğunuz yıl içinde bir defa yararlanabilirsiniz.

    * Özel yetenek sınavıyla yerleşmek isteyenler; istediğiniz bölümleri tercih listesinden belirtmeyecek, bizzat üniversiteye başvuracaksınız.

    * Meslek liseli adaylar; önlisans programlarının bazılarına sınavsız girmek istediğinizde birinci yerleştirme önceliği liseden mezun olunan yıla göre belirlenecek. Dolayısıyla mezun olduğunuz yıl bu hak, yerleşme şansınızı yükseltecek.

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı