"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Doğan Hızlan: Seferis'e değil Türkiye'ye yapılan ayıp

Doğan HIZLAN

Ertuğrul Özkök'ün Urla İskelesi, 2427 Sokak denemesi (Pazar Yazısı, 20 Haziran 1999, Hürriyet) ilkelliğimizin vahim bir örneğini sergiliyor.

Nobel Ödüllü şair Seferis'in İzmir'de doğduğu evin üzerine takılan plaketi, İzmir Belediyesinin ANAP'lı üyeleri, sökmeye ve sokağın adını değiştirmeye karar vermişler.

Önce bu çağdaş karardan (!) ötürü onları kutlarım.

Ertuğrul Özkök'ün yazısı bir feryaddı. Hem medeniyet hem de İzmirlilik adına. Bakın ne diyor:

'Geçen yıl limana inen sokaktaki o sıla evine küçük bir plaket takılmıştı. Gecikmiş hem de çok gecikmiş bir plaket.

Seferis'in doğduğu evin üzerine takılmış bir plaket.

Sokağa da onun adı verilmişti.

Hiç olmazsa adı, öteki kıyısına taşınmıştı.

Şimdi belediyenin ANAP'lı üyeleri sokağın adını değiştirme kararı almışlar.

Neden, hangi akla hizmet etmek için?

O da belli değil.

Seferis'i tanıyorlar mı? Sokaktaki o plaketten başka bir yerde adını duymuşlar mı?

O da belli değil'

Bence, hangi akla hizmet, deyimi yerine karşıt kavramından yola çıkarak, hangi akılsızlığa hizmet demek daha doğru.

Dünya edebiyatının önemli, Türkiye'de de çok okunan bir şairinin İzmir'de doğduğu eve plaket çakılması bizim sanata/edebiyata verdiğimiz önemi gösterir, bize saygınlık kazandırır.

Yoksa Seferis'in ününe ün katmaz. Dünya edebiyat tarihine de bir sayfa daha eklenmez.

Ancak, o plaketin sökülüp, sokağın adının değiştirilmesi, Türkiye'nin siciline kötü bir not olarak düşülür.

SOKAK adları konusundaki ilkelliğimizi, yanar dönerliğimizi, ilkesizliğimizi, rüzgár gülü kimliğimizi ibretle izliyorum.

Bizim bildiğimizi dünyadan niye saklayalım? Onlar da bu vesileyle öğrensin.

Her iktidar sanat, kültür, bilim konusunda kimi tanıyorsa onun adını sokağa veriyor. Ardından gelen bakıyor ki, böyle bir adamı tanımıyor, üstelik ya komünist ya faşist diye bakıyor. Adamcağız hayatında bu iki kavramdan başka bir şey duymamış, kitap okumak zaten hak götüre.

Oysa gerçek değerlerin adları, iktidarlara göre değişmez. Siyasetçilerin bu eziklikten, kompleksten kurtulması gerekiyor.

Bir sanatçının, edebiyatçının, düşünürün, siyaset adamının önemi iktidarlara göre değişiyorsa, bu onun değersizliğinden kaynaklanmıyor, siyasetçilerin zavallılığından kaynaklanıyor.

Şimdi ANAP'lı üyeler arasında bir anket yapsanız, Seferis'i tanımadıklarını anlarsınız.

Ben bilmemelerini ayıplamıyorum ama bir bilene sormamalarını, öğrenmemelerini ayıplıyorum.

İsterlerse ben onlara çeşitli ansiklopedi fotokopileri gönderebilirim.

***

BİLMEYENLER öğrensin diye de Seferis'in dilimize çevrilen kitaplarının adlarını yazdım:

Seçme Şiirler-Çeviren: Cevat Çapan

Bütün Şiirleri -Çevirenler: Herkül Milas - Özdemir İnce

Kapadokya Kaya Kiliselerinde Üç Gün - Çeviren: Samih Rifat

Profil - Çeviren: Cevat Çapan

Bu kitapları okuduktan sonra belki hatalarından dönerler.



X