"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Doğan Hızlan: Necati Cumalı, Urla'ya döndü






Doğan HIZLAN

NECATİ Cumalı, artık çocukluğunu geçirdiği Urla'daki evinde yaşayacak. Türk edebiyatının büyük ustasının masasında daktilosu açık, hep bir şiir için tuşlara vurulacak gibi. Masanın yanında bir pikap duruyor. Paris'teki odasında müzik dinlermiş.

Sevdiğim, saydığım Berrin Cumalı o Paris günlerini anlatıyor.

Sadece süt içerek yaşarmış. Tiyatroya, sinemaya, konsere gidebilmek, kitap alabilmek için.

Şair, yazar evlerini çok severim. Metinleri bizim rehberimizdir ama evin içine sinen yaşamın izdüşümü mutlaka onun eserinde hissedilir.

Berrin Cumalı, Necati Cumalı Anı ve Kültür Evi'nin açılışından çok mutlu. Gecikmiş bir kadirbilirliğin simgesi. Evin kullanılabilir, gezilebilir hale gelmesindeki başrolün Kültür Bakanı İstemihan Talay'da olduğunu söylüyor.

Talay, sanatçı evlerinin onarım çalışmalarının sürdüğünü, Reşat Nuri Güntekin'in Çanakkale'deki evinin de ziyarete açılacağı haberini veriyor.

1987'den beri sürüncemede kalmış bir projenin tamamlandığını Necati Cumalı göremedi.

Oysa isterdik ki, yazarlarımız, şairlerimiz, sanatçılarımız toplumun sevgisinin, saygısının tadını çıkarsınlar.

* * *

CUMALI'NIN Urla'daki evinden biraz ötede bir başka şairin, Yorgo Seferis'in evi var.

Şairler akrabadırlar. Şimdi de komşular.

Yorgo Seferis'in adı sokaktan kaldırılmıştı, sonra da sanat kamuoyunun baskısıyla levha yeniden eski yerine yerleştirildi.

Seferis'in evini çok güzel onarmışlar. Otel ‘‘Yorgo Seferis Residance’’ı açmışlar.

Taş duvarlar, döneme uygun mobilya, burayı zevkle yaşanır kılmış.

Kapıdaki Yunanca ve Türkçe levha şiirin dillerin, sınırların ötesindeki ebedi hayatını vurguluyor.

Otelin broşüründeki iki tanıtım cümlesi nasıl da hoşuma gitti:

‘‘Çocuklu ailelere uygun. Evcil hayvan kabul edilir.’’

‘‘Yorgo Seferis 1900 yılında bu evde doğdu.’’ Bu söz bile oraya geleni dizelerin dünyasına çekiveriyor.

* * *

BU YAZIYI Ildırı'daki bir kahvede yazdım. Eski taş binalara dalgın dalgın bakarak.

Önümde ıssız bir koy ve dalgalı bir deniz.

Her şehri yaşayanından ve seveninden öğrenmek isterim.

Buraya gelmemi de Ertuğrul Özkök tavsiye etti.

* * *

DENİZİN kıyısında şunu düşündüm: Bu satırların hepsini karalayıp sadece ve sadece Necati Cumalı ve Yorgo Seferis'ten şiirler yazmakla yetinmeliydim.

X