"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Doğan Hızlan: Lahmacun ve cep telefonu

Doğan HIZLAN

Önünüze kocaman bir plastisin (model çamuru) kümbeti koysalar ne yapardınız? Gönlünüzden geçenleri, özlem duyduklarınızı biçimlendirirdiniz. Bilinçaltı zindanlarında tuttuğunuz her şey, birden dışarıya fırlar, şekilleniverirdi.

Sözgelimi gemiler, trenler, insanlar.. vesaire... vesaire...

Peki Zeytinburnu'nda yaşayan çocuklar ne yapmış?

Lahmacun ve cep telefonu.

Demek ki hayatlarından zihinlerine yürüyen iki unsur var: Yemek ve iletişim. Belki de taklit, bir özenme. Çok rastladıkları, bu yüzden de hatırladıkları ilk iki şey.

Psikologların çokgen yorumlarına yarayacak malzeme.

Mimar Sinan Üniversitesi'nde ve Marmara Üniversitesi'nde okuyan gençler, hafta sonları Olivium (Zeytinburnu) alışveriş merkezine gelip çocuklarla birlikte, hamura yaratıcılığın sihirli soluğunu üflüyorlar.

Çocuklar yavaş yavaş, ev ve başka şeyleri yapmaya başlamışlar.

Önceleri çekingen, uzak duran çocuklara, genç üniversiteliler el uzatınca, çocuklar da hamurdan ellerini çekmez olmuşlar.

Bir zamanlar deri çamurlarının altında hayattan bezenler, şimdi sanatla, güzellikle tanışıyorlar. Karşılarında gördükleri üniversiteli ağabeylerine, ablalarına benzeme duygusu uyanıyor onlarda.

Bu çocukların gelecekte küçük bir mahallenin dar ilişkilerinden kurtulacaklarına, çete sözünü bilmeyeceklerine inanıyorum.

Onlar bu merkeze gidip geldikçe küçük evlerinin dışında bir hayat olduğunu öğreniyorlar.

***

ALIŞVERİŞ merkezlerinin çağrısına dayanamam.

Hele yeni açılmışlarsa...

Dün Sahilyolu'ndan gazeteye gelirken yeni alışveriş merkezi Olivium'a uğramak istedi canım. Aydınlık, espası insanı rahatlatan binada dolaşırken alçakgönüllü, sakallı biri geldi yanıma. Ben bu binanın mimarı Erhan Özel'im dedi.

Surların yatay kırmızı tuğla dokusunu binanın yüzeyine abartmadan yansıtmış.

Olivium'u çevreleyen küçük havuzlar da, eski mekanların koruma amacını özetliyor, stilize bir anlayışla.

Giriş katını bir kasaba meydanı gibi düşünmüş. Öğleden sonraları sürekli canlı müzik yapılıyor. Ben de eski kentlerde herkesin buluşup konuştuğu Agora'yı çağrıştırdı.

'Halay çekebilirler,' diyor Özel, yapısına coşkunun da harcını katarak.

Söyleşiye başladıktan sonra yanımıza Olivium'un genç genel müdürü O. Murat İzci geldi. O da güzel şeyler yapmak istiyor.

23 Nisan'da oraya gelen çocuklara, semtteki okullara Şiirlerde Çocuklar adlı küçük bir antoloji armağan etmişler. Şair Enver Ercan'ın zevkli, küçük bir seçkisi.

19 Mayıs'ta da bundan sonra da tekrarlanmasını beklediğim güzel bir işi gerçekleştirmişler: Öğretmenler, öğrenciler 1 milyon liraya sinema seyretmişler. Tam 1350 kişi gelmiş.

Pazarlama sorumlusu Engin Yıldırım, etkinliklerde dinamizmi canlı tutacaklarını söylüyor.

Üst katta MİHA'nın (Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğrencilerinin Haber Ajansı) bir fotoğraf sergisi var.

Yanıbaşındaki kitapçıdan da kitabınızı da kasetinizi de alabilirsiniz.

***

BU tür merkezler bence bir çok işlevi birden üstleniyorlar.

Büyük şehir uygarlığının sadece bazı şehir merkezlerinde odaklanmasını önlüyorlar. Her semte sanatın yayılmasanı sağlıyorlar.

Şehrin ortak yaşama biçimi üzerine hepimiz ortak bir anlaşmayı imzalıyoruz.

Ben bugün öğleden sonra orada, yürüyen merdivene ilk kez binen yetmiş yaşındaki nineyle, çamura hayat veren torununun, iki genç sevgilinin o meydanda Napoliten dinlediğini - O. Murat İzci en çok beğenilen, ilgi duyulan müziğin Napoliten olduğunu söyledi- hayal ediyorum. Hayır, hayal etmiyorum, sesleri buraya kadar geliyor.

X