"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Doğan Hızlan: İran'da Hayyam'a iade-i itibar

Doğan HIZLAN

İRAN'ın Nişabur şehrinde üç gün süren Ömer Hayyam Semineri düzenlenmiş.

İranlı bir şair için böyle bir seminerin haber değeri nedir?

İran ve bir şair ilişkisi olunca önem kazanır.

Yeni rejimin başladığı 1979 yılından bu yana İran'da Hayyam'ın kitapları okunmuyormuş.

Kitapçı raflarında yeri boşmuş.

Ancak Hatemi'nin reformist yönetimi biraz sesini duyurmaya başlayınca Hayyam'a ilgi artmış.

Hangi rejim olursa olsun şairlerin, edebiyatçıların, sanatın gücü karşısında, özgürlüğe teslim oluyorlar.

Ben inanıyorum ki bütün evlerde gizli gizli Hayyam okunuyordu.

Hayyam, artık İran'ın değil bütün dünyanın şairi. Onun şiirlerini bir ülkenin sınırları içine hapsetmek mümkün değil.

Sanat ve edebiyat tarihi şunu gösteriyor ki, iktidarlar devriliyor, diktatörler tasını tarağını toplayıp tarihin karanlığına gömülüyor.

Sanatçılar da tarihe onur vererek, okurlarının, dinleyicilerinin önündeki saygın yerlerini alıyorlar.

İtalyan faşizminde, Alman Nazizminde, Sovyet komünizminde, sanat daima ezilen, ya da siyasal amaçlar uğruna kullanılmak istenen bir duruma düşürülmek istendi.

Kitaplar yakıldı, insanlar hapsedildi, resimler karalandı.

Sonuç. Sanat/sanatçı gene güzellikleriyle, ulusun onuru olmaya devam etti.

Hayyam, bizim ülkemizde de çok sevilen, çok okunan bir şair.

Şiiri bir yaşama felsefesini simgelediğinden ayrı bir yaygınlık kazanmış.

Yahya Kemal'den Rüştü Şardağ'a kadar geniş bir çeviri listesi, bu şairin Türkiye'deki okunurluğunun ispatıdır.

***

HAZİRANIN ilk günlerinde dostlarla birlikte Moskova'ya gideceğiz.

Nazım Hikmet'in de mezarını ziyaret edeceğiz, orada şiirlerle, şarkılarla onu anacağız.

Bunu yaparken geçmişte ona karşı siyasetçilerin, hükümetlerin takındığı tavır yüzünden de içimizden utanç duyacağız.

Bir zamanlar elden ele dolaşan Nazım Hikmet Şiirleri'ni hatırlamak istemeyeceğiz. Ama yetkililere hatırlatacağız.

Vedat Türkali'nin Güven romanında bununla ilgili sayfaları okurken, yeniden o günlerin karası üstüme çöktü.

Nazım Hikmet'i hapishanelere tıkan politikacılar, şimdi konuşmalarında onun şiirleriyle şakıyorlar, çok iyi bir şair olduğunu bütün dünya söyledikten sonra yeni bir yargıymış gibi tekrarlıyorlar.

Peki iyi şaire yaptıkları bu zulmü hatırladıkça acaba politikacılığın iki yüzlü bir meslek olmasından acı duymuyorlar mı?

Şimdi bunu düzeltmek için bari onun mezarını buraya getirsinler.

İstediği gibi bir köy mezarlığına gömsünler.

***

EY politikacılar, bütün şairlere itibarlarını iade edin. Edin ki, sizin de onların sayesinde itibarınız olsun.

X