"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Doğan Hızlan: Fotoğrafta donmayan kareler

Doğan HIZLAN

Şakir Eczacıbaşı 'nın Teşvikiye'deki Pamukbank Fotoğraf Galerisi'nde açtığı 'Renk Yolculukları' adını taşıyan sergisi, fotoğraf için çok kullandığımız, donmuş kare deyimini değiştiriyor.

R. Paul McMillen, sergi kitapçığında, Eczacıbaşı'nın fotoğraf dünyasını tanımlıyor:

‘‘Eczacıbaşı bir tek kare siyah fotoğraf çekmemiş bugüne kadar. Onun konusu renk... Gerçekte o, renkli fotoğraf çekmiyor, renkleri fotoğraflıyor.’’

Serginin bir özelliği de ilk kez 100 x 150 boyutunda fotoğrafların yer alması.

Ziyaretçilerin deftere yazdıkları, onun sanatına değişik bakış açılarının notları. Bu yazıların içinde ben, Dr. Hüsrev Hatemi'nin notunu çok beğendim, yazıma alıyorum:

‘‘Subjektifi objektifleştirene psikolog, 'objektif'ini subjektifleştirene Şakir Bey denir.’’

İzlenimci bir anlatımı var Ezcacıbaşı'nın. Renklerin duyulara etkisini çekiyor. ‘‘Renklerin öne çıkmasını istedim’’ diyor.

Bu fotoğrafalarda, hareketin renkteki yorumunu buluyorsunuz.

Klasik donmuş bir fotoğraf karesi sözünü, onun fotoğrafları için kullanamazsınız. Çünkü fotoğraf, bir süreci yakalamıştır ama bitmeyen bir hareketin peşindedir.

* * *

ECZACIBAŞI, fotoğrafta yapmak istediğini, bir edebiyatçı aracılığıyla açıklıyor, ünlü şair T.S.Eliot'un bir tesbitiyle.

‘‘T.S.Eliot, nasıl, ilk okunuşta anlaşılan, gizemini ele veren şiirleri sevmezse, ben de fotoğrafta bunu uyguladım. İlk bakışta bütün renkleri, bütün haraketleri görmeyebilir bakan. Dikkatini yoğunlaştıracak.’’

Hareketli bir dünyada durağanın dışına çıkmayı amaçlamış, bunu da ustaca başarmış.

Yaşamın belirsizliğini fotoğraf karelerindeki belirsizliklere aktarmış.

Fotoğraflara her baktığınızda başka şey göreceksiniz.

Fotoğraflar size derin bir yalnızlığı çağrıştırıyor. Hiç kuşkusuz bu yalnızlıktan kaçışların, renklere yansıyışını farkediyorsunuz.

Zaman zaman bazı fotoğraflara bakarkan onları okursunuz.

Yalnızlar, yalnızlıklar... Sanatın, sanatçının tükenmeyen konusu. Sanatçının ta kendisi...

Şakir Eczacıbaşı'nın yalnızlık üzerine söylediklerini okuduktan sonra fotoğraflarını seyrederseniz, derinine anlamanız mümkündür:

‘‘Çünkü ben insanların hep yalnız olduğunu düşünüyorum. En yakınlarına bile kendilerini açıklamıyorlar. Yalnız acı duyduklarında değil; güldüklerinde, sevindiklerinde, coştuklarında da yalnızlar. Eğlenceler düzenlemeleri, şenlikler kurmaları, gezilere çıkmaları kendilerinden kaçış aslında... Kimi bunun bilincinde, kimi hiç değil. Hep yalnızlar...’’

* * *

YALNIZLIĞIN, süren, bitmeyen bir duygu olduğunu bu fotoğraflarda, bir renk dünyasının içinde yakalayacaksınız.



X