"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Doğan Hızlan: Çok saçlı Ferit'in ince çizgileri

Doğan HIZLAN

KUŞAĞIMDAN biri hakkında tek satır çıksa sevincin sonsuz denizlerine dalarım. Kuşak saplantısı vardır bende.

Güldiken'in Ferit Öngören Özel Sayısı'nı görünce, dostlukların güzelliğini anımsadım. Gençlik günlerindeki masa sohbetlerini, tartışmaları, a dergisi serüvenlerini yeniden yaşadım.

Kuşakdaşlar üzerine yazı yazmak böyledir, onu anlatırken farkında olmadan kendinizi anlatmaya başlarsınız.

Çınaraltı'nda, Yenikapı'da aynı şeyleri okur, farklı bakışlarla, birbirimizin zevkini, yargılarını zenginleştirirdik.

Ferit Öngören aramızdaki tek çizerdi. Daha doğrusu çizerliği ve yazarlığı bir arada yürütüyordu.

Çizgisinin ardındaki hiç mesafe kaybetmeyen derinlik, yazıdaki ustalığından kaynaklanıyordu. İkisi birbirini zenginleştirir, özgünleştirirdi.

Ferit Öngören'in çizgileri bizim için karikatür kavramıyla özdeşleşmişti, karikatür demek Ferit'ti.

Gerçekten de biçimsel inceliğin içerikteki zeka inceliğiyle birleşmesi bizi karikatür üzerine düşündürüyordu.

Belki o dönemde Ferit aramızda olmasaydı, çizgiye sevgimiz böylesine olmayacaktı.

Elleri durmazdı Ferit'in, sol elinde sigara sağ elinde bir kalem durmadan çizerdi, sanki durmadan tığla bir bir danteli örüyordu.

Tartışmalara katılırken, başlatırken de çizmeyi sürdürürdü. Bu yüzden de gözümüzün içine bakmadan konuşur,tartışırdı.

* * *

Güldiken'i alıp onunla yapılan söyleşiyi okuduktan sonra, çizgilerine baktığınızda, karikatüre yaklaşımınızın değişeceğini tahmin ediyorum.

Galiba şiiri sevmekle başlıyor her şey. Ferit de bu kuralı bozmadı.

Kemal Özer, Ferit Öngören'in bendeki görüntüsü'nde şiirle olan kopmaz bağlantısına değiniyor:

'Özellikle şiire yakın ilgi gösterdi hep. Yazılan şiiri, şiirde yapılmak istenenleri yakından izledi. Sözcükleri kullanırken ozanların sergilediği ustalıkları her zaman önemsedi.'

Karikatürle resim nerede buluşur, nerede birbirlerine naz yaparlar? Ferit'in çizgisine baktığımda hep onu düşündüm.

Adnan Özyalçıner, Ferit'in Çizgilerine Kağıt Yetmez...'de ilk kitabı Panayır'ın kapağını anlatıyor, usta bir hikayecinin ayrıntıcılığıyla Panayır'ın bütün öğelerinin nasıl kapakta sıralandığını belirttikten sonra Ferit'in o güzelim evine sözü getiriyor:

'Ama panayırın o cümbüşü, yalnız kağıt üzerinde kalmıyor. Panayır alanına bakan balkonu parmaklıklı süslü evin ön yüzü kapakta yer almış. Bütünü, aynı güzellikte, kentin herhangi bir yerindedir. Orda duruyordur. Bir gün, kenti dolaşırken o evle karşılaşabilirim.'

Yusuf Ziya Ortaç, Ferit'in evleri çok güzeldir, çok tatlıdır fakat içinde oturulmaz, incedir, yıkılır, dermiş.

Çizer, karikatürcü Ferit Öngören'den söz ederken, yazarlığını es geçmeyelim. Mizah üzerine iyi kitaplar yazmış, ciddi araştırmalar yapmış bir yazardır. Üstelik günlük gazetelerde de yıllarca yazmıştır.

Atık Evler, karikatürünü gördüğünüzde, kamyona yüklenen evlerin şiirini bulursunuz, öyküsünü de.

Ferit'in unutamadığım, zaman zaman bakmak gereği duyduğum çizgileri Orhan Kemal'in yazdığı, onun çizdiği İstanbul'dan Çizgiler. İstanbul'u oya gibi onunla gezerim.

* * *

SEVGİLİ Ferit, çok yaşa, çok çiz.

Yeniden gençlik günlerine döndürdün beni.

X