"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Doğan Hızlan: Ben, kadının mücevherlisini severim

Doğan HIZLAN

ÇEVREMDEKİ kadınların hemen hepsi altını ve mücevheri sevmezler.

Arada bir gümüş ya da benim anladığım mücevher sınıfına girmeyen bir iki incik boncuk takarlar.

Mukadderata bakın ki ben de frapan kadınları severim. Mücevherata düşkün olanlara tutkuyla bağlanırım.

Ertuğrul Özkök, bir yazısında tezgáhlarda görünen takılar üzerine yazmıştı.

Demek ki onları mücevherattan sayanlar var.

Ağır mücevherat benim kasdettiğim, takana ve takılana baktıran cinsinden.

Altının parıltısını çok sevdiğimi zannetmeyin, hatta o sarılık beni rahatsız eder.

Kapalıçarşı'dan Kuyumcular Çarşısı'ndan geçerken birden kendimi altın sayan Honore de Balzac'ın ünlü kahramanı Eugenie Grandet gibi hissederim. Sanki altınların rengi göz bebeğime vurmuştur.

Güzel bir kadının göğsünde taşıdığı elmas, yakut, zümrütten oluşan bir gerdanlık beni büyüler. Kimi büyülemez ki diyeceksiniz...

Bazen o güzel kadına mı, o paha biçilmez mücevhere mi bakıyorum, ayıramam.

Uydurma kolyelere yüz verdiğimi sanıp da tutkumu lütfen ucuzlatmayın.

Erkeklerde mücevherden nefret ederim. Serçe parmağına takılana bir anlam veremem. Elim madene değdiği anda ürperirim, o yüzden de saat kullanamam.

Erkek bileklerindeki altın saatler, şehre alışamamış bir köylülük göstergesidir benim için.

Göğüslerinde asılı kolyeler... Aman aman pazar zevkinizi bozmak istemem.

* * *

MÜCEVHERİN imitasyonunu kullananlara kızıyorum. Beni aldatmaya ne hakları var. Sahicisini dolapta saklayacaksan niye aldın? Bencil kadınlar ancak onu tek başlarına seyrederler.

En az sevdiğim takı bileziktir. Özel işlenmişleri, yöresel zevkleri taşıyanlarını zaman zaman beğensem de, benim indimde bir kez gözden düşmüş.

Hálá düğün resimlerinde kolu bilezikli gelinleri görünce hemen kapatırım o sayfayı. Eskiden zenginlik anlatan cümlelerden biri de şöyleydi: Kolu bilezikten kalkmıyor.

Elizabeth Taylor'a hayranlık nedenlerimin başında mücevhere tuktkusu gelir.

Mücevher, takı, taşıyanın kimliğini ele verir.

Ailesinin geçmişinden, maddi durumundan zevkine kadar geniş bir biyografi ve aile kütüğü yansır o taşların pırıltısından.

Güzel bir kadının iyi dikilmeş tayyörünün yakasında mutlaka bir broş ararım.

Elmasla, pırlantaya ayrıcalıklı bir yer verdim her zaman.

Yarı değerli taşları da çok severim, genç yaştaki kızlara, genç hanımlara daha çok onları yakıştırıyorum.

Kırmızı akik, turkuvaz, lapis lazuli.

Louvre Müzesi'nin içindeki bir mağazada yarı değerli taşların en güzellerini gördüm.

Güzel bir kadının özlemini çekiyordu hepsi.

Mücevher ne anlam ifade eder ?

Adrian W.B.Randolph ne diyor:

''Süs nesnelerine anlam yakıştırmak kolay değildir. Bu tür nesnelerde anlam aramak yerine, parıltının göz alıcılığına, görkemin güzelliğine sapar aklımız.''(P dergisi, Çağlar Boyunca Takı ve Mücevher, s.44)

Güzel kulaklar küpesiz çok çıplaktır.

Tercihim ya elmas ya da inci.

Uzun, ta omuzlara sarkan, yere değen köpek kulaklarını andıran küpeleri Carmen'den başkasına yakıştıramıyorum.

P dergisi'nin Çağlar Boyunca Takı ve Mücevher Özel Sayısı'ndaki mücevherleri seyrederken, onları tanıdıklarımın boynuna, gerdanına, kulağına taktım, kime hangisi gidebilir sorusunun cevabını aradım.

* * *

ALTIN ve lal takı seti'ni kendime ayırdım.

Mizanseni hazırladım.

Sevgilimin boynunda ışıldıyor. Akşam güneşinin takıdaki yansıması yüzüne vuruyor.

Ondan ötesini müsaade edin de sizinle paylaşmayalım.

X