"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Doğan Hızlan: Avni Doğan: Kültürün evrenseli olmaz

Doğan HIZLAN

BEETHOVEN'la başımız dertte yazım (Hürriyet, 20 Aralık Çarşamba) üzerine Fazilet Partisi TBMM Grup başkanvekili Avni Doğan'ın komisyonda yaptığı konuşmadan bir bölümü okurlarıma aktarıyorum.

Telefon konuşmamızda verdiğim sözü yerine getiriyorum:

İkisini okuduktan sonra okurlarım daha nesnel bir karara varabilirler.

'Her milleti bir diğer milletten ayıran tek temel şey kültürdür. Biz, buna milli kültür diyoruz.

Nasıl tabiatta renkler varsa, yedi renk varsa, bu yedi rengin tonları varsa, her milli kültür de dünyada bir renktir.

Türk milleti, zengin bir milli kültüre sahip millettir. Varlığının devamının, bu zengin kültürü koruyup geliştirmekle doğru orantılı olduğunu iyi bilen bir milettir Türk milleti. Gerçi, Dokuzuncu Senfoni dinleyip, Mozart'ı dinleyip, işte çağdaş Türkiye diye masa yumruklayan cumhurbaşkanları gördü bu millet. Dokuzuncu Senfoni'nin çok büyük sanat şaheseri olduğu bir yana- elbette, çok büyük bir sanat şaheseridir, bir kilise müziğidir Dokuzuncu Senfoni, dini bir müziktir. Şimdi ne olacak da, onu dinleyince biz çağdaş olacağız. Mesela, Yunus Emre'nin bir iláhisini dinlesek, Hacı Arif Bey'den bir şarkı dinlesek, acaba, çağdışı mı oluruz? Şimdi bu toptancı kafa yapısının Türk kültürüne çok ciddi zararlar verdiğini açıkça söylemek gerekiyor.

Şimdi, Türkiye'de, Türkçede dünyanın hiçbir dilinde olmayan bir kelime duymaya başladık, evrensel kültür. Bu, dünyanın hiç bir dilinde yok. Almancada yok, İngilizcede yok, bizim gazino solcularının dilinden düşmüyor bu, evrensel kültür.

Bizim kültürümüzün mayası İslámiyet'tir. Bütün kültür bilimciler şunu söyler, yalnız bizim kültürümüz için değil dünyanın bütün kültürlerinin, ama, bütün kültürlerin tek kaynağı, ilk kaynağı dinlerdir. Bu, benim sözüm değil. Partimi kimse mürteci diye falan suçlamasın; bunu Eliot söylüyor.

Evet, altını çizerek söylüyorum, bütün kültürlerin hareket noktası dinlerdir. Bizim milli kültürümüzün temel kaynağı, esas kaynağı, esas mayası da İslámiyet'tir.'

* * *

Aynı konuyla ilgili iki de e. posta var:

Amerika'da Boston'da yaşayan Prof. Dr. İlhan Aran'dan aldım aşağıdaki e.posta'yı:

'Sayın Hızlan,

Yazınızı beğenerek okudum ve sizi gönülden destekliyorum. 16 Aralık bu büyük bestecinin doğum yıldönümü idi. TV'de 9.Senfoni'nin (Mahler düzenlemesi ile, Neemi Yervi yönetiminde Detroit Senfoni Orkestrası tarafından) icrasını seyrederken özellikle de son bölümde insanlığın kardeşliğinden bahseden koral bölümde, gözyaşlarımı tutamadım. Radyolarda da tüm gün Beethoven'in besteleri çalınıyordu. Ayrıca çocukların eğitimi için hazırlanmış programlar da bestecinin hayat hikáyesini yayınladılar. İnternette özellikle (http://www.childrensgroup.com) sayfasını tetkik etmenizi öneririm.

Tabii burası bir başka álem. Sağlıklar diliyorum.'

Prof. Dr. İlhan Aran

Boston, MA-USA

* * *

Bir başka okurum Dr. Mehmet Demirer, oldukça ağır eleştirilerde bulunuyor o yazım hakkında.

Benim hızımı alamayıp, hayli tüy dikmeli tespitlerde bulunduğumu yazmış.

Haydi bana bir tane Zaharya bestesi söyleyin de bileyim, diyor. Siz Zaharya'nın ismini ilk ne zaman duydunuz, diye de soruyor.

Okuruma cevap vereyim:

Ben küçük yaşlarda Zaharya'yı dinledim ve çaldım da.

Türk musikisi ile ilgili olduğunuza göre, sanırım onun tanınmış Hüseyni bestesini seversiniz, güftesi Náfiz'indir:

'Tál'atın devr-i kamerde', diye başlayan bestenin en sevdiğim icrası da rahmetli Radife Erten'inkiydi.

Ben Dede'nin bestelerini de çok dinledim, sanırım, Türk müziği sevgisinde bir ihtiláfımız yok.

Beethoven'ın da Dede Efendi'nin de yerleri ayrı.

X