"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Doğan Hızlan: Açık Radyo'nun başını 'Kasabanın En Güzel Kızı' yaktı

Doğan HIZLAN

RTÜK, Açık Radyo'ya 15 gün kapatma cezası verdi. Radyo çalışanları kurbanlık koyun gibi - başka bir benzetme bulamadım -tebligatı bekliyorlar.

Ömer Madra'nın verdiği bilgi ışığında, bunu hakettikleri(!) kanaatine vardım.

Kitapları her yerde satılan, genç kuşağın çok sevdiği Charles Bukowski'nin bir hikáyesini okumuşlar, adı da Kasabanın En Güzel Kızı.

O öyküde geçen, çokca rastladığımız deyimlerden biri varmış, işte o hikáye yüzünden başları derde girmiş.

Anlayacağınız Kasabanın En Güzel Kızı, başlarını yakmış.

Ömer Kardeşim, siz okuyacak başka hikáye bulamadınız mı, elin kızından size ne. Üstelik Bukowski denilen yazarın hayatı da pek mazbut değil. Gençlere örnek gösteremezsin.

Adam içki içiyor, at yarışı oynuyor. İyi bir aile babası olduğunu sanmıyorum.

Devletin bu kitaplara el koyması(!) lazım.

Gençleri bu avareliğiyle baştan çıkardığı yetmiyormuş gibi, siz de onun hikayeleriyle ahlaksızlığı körüklüyorsunuz.

RTÜK'ün gazabına uğrayan bu dünyaca ünlü yazarın kısaca biyografisini okuyun da, anlı şanlı kurulun edebi bilgisi önünde bir kez daha saygıyla eğilin.

Bukowski, Almanya'da doğdu, annesi Alman, babası Amerikan askeriydi, üç yaşında Amerika'ya gitti.

Charles Bukowski'nin eserleri 14 dile çevrildi. Her yıl satılan kitaplarının adedi 1 milyonu buluyor, bazı kitapları 40 baskı yaptı.

Otobiyografik kitabı Bar Kelebeği'ni sinemaseverler hala hatırlar. Mickey Rourke, ünlü şair ve yazar Bukowski'yi oynamış, Faye Dunaway de kız arkadaşı rolünü üstlenmişti.

1994 yılında 73 yaşında öldüğünde, Avrupa ve Amerikadaki yayınlanan 100'ün üzerinde gazete ölüm haberini birinci sayfadan verdi.

Jean-Paul Sartre, onun için, ‘‘Amerika'nın en iyi şairi,’’ demişti.

Her yerde satılan ve hakkında yasal hiç bir soruşturma açılmayan kitaptan; kapatmaya neden olan bölümü buraya aldım:

‘‘Bakın bana, bir daha bu sirk numarasını yaparsanız, kendinizi sokakta bulursunuz. Sizin soytarılıklarınıza ihtiyacımız yok burada.

Pezevenk, sen git dibini dövdür!.’’

Oscar Wilde'ın sözünü kaçıncı kez hatırlatıyorum:

‘‘Müstehcen kitaplar yoktur kötü eserler vardır.’’

Eser iyi olduğuna göre, söz konusu cümle bütün içinde normaldir.

* * *

O radyonun dinleyicilerinden biriyim, özellikle sabahları Ömer Madra ile Şerif Erol'un, kalıpları aşan, günün haberleri üzerine özgün yorumlar yapan, araya seçkin müzikler koyan konuşmalarını mutlaka izlerim.

Açık Radyo'nun 91 hissedarı var, 92 idi Ferruh Doğan ölünce bir eksildi.

RTÜK, hepinizin çok iyi bildiği gibi, bizim, mahallemizin, ülkemizin ar ve namusunu koruyan, hayasız programlara, konuşmalara asla fırsat vermeyen, genellikle davranışlarıyla Orta Çağ'daki engizötürleri çağrıştıran üyelerden oluşan saygın bir kuruldur.

Hem çağdaşlaşmamız için çalışır hem de ırz ve namusumuzun bekçisidir.

Doğrusu bizim zevksiz programları dinlememizi, seyretmemizi de önler, hemen tedbirini alır.

Yayın özgürlüğü, yaratama özgürlüğü, edebiyatçılara, yazarlara, şairlere özgürlük.

Bütün bunları kullanırken inanmıyoruz da, kendimizin inanmadığı özgürlük kavramına başkalarını inandırmak için çaba harcıyoruz.

Başarısız oyuncular olarak.

* * *

RTÜK üyeleri edebiyat seçiciler kurulunda görev alsaydı, edebiyatımız nice olurdu.

Düşünmek bile istemiyorum.

X