Doğal SİT alanlarında HES yapımına izin verilmeyecek

İSTANBUL / DHA
12.08.2014 - 08:58 | Son Güncelleme:

Özgün ekosistem, yapısına sahip ve endemik türlerin üreme ve beslenme ve göç yollarını içeren doğal alanlarda hidroelektrik santralı (HES) yapımına izin verilmeyecek. Kararı değerlendiren TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu, ''Evet ama yetersiz'' dedi.

Doğal SİT alanlarında planlanan HES projelerinin gerçekleştirilmesine yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bölge komisyonlarına gelen başvuruların değerlendirilmesinde uyulacak ilke kararı Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Karara göre, ekolojik temelli bilimsel araştırma raporu sonucunda; bölgesel, ulusal veya dünya ölçeğinde olağanüstü ekosistemleri/türleri bulunduran, özgün ekosistem yapısına sahip, doğal alanların ekolojik bütünlüğünü sağlayan ve besin zinciri içinde yer alan kritik türleri barındıran doğal SİT alanlarında HES yapımına izin verilmeyecek.

Aynı rapor sonucunda; küresel ve ulusal ölçekte dar yayılımlı, kritik, nesli tehdit ve tehlike altında endemik tür veya türlerin üreme ve beslenme, yaşama ve göç yolu alanlarını içeren veya jeolojik ve jeomorfolojik açıdan istisnai özellikte olan doğal sit alanlarında HES yapımına izin verilmeyecek.

Doğal sit alanlarında yeniden değerlendirme yapılıncaya kadar, bu özellikleri bünyesinde barındırmayan birinci, ikinci ve üçüncü doğal sit alanlarında tarımsal su ihtiyaçların dikkate alınması ve biyolojik çeşitliliğin devamının teminat altına alınması şartıyla buralarda HES yapımı taleplerine izin verilebilecek. Ancak kesin korunacak hassas alanlarda HES projelerine gerçekleştirilemeyecek.

''EVET AMA YETERSİZ''

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu, bugün yayımlanan HES kararını değerlendirdi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

''Doğal sit alanlarında yapılacak olan HES’lere dair verilecek izinlere dair ilke kararları bugün resmi gazetede yayımlanmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayımlanan ilke kararları 4 ana başlıktan oluşmaktadır.
1. Başlıkta;
İlke kararlarında Doğal Sit alanlarında yapılacak olan projelerde hazırlanan Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporu sonucunda
• Bölgesel, ulusal veya dünya ölçeğinde olağanüstü ekosistemleri/türleri bulunduran,
• Özgün ekosistem yapısına sahip, doğal alanların ekolojik bütünlüğünü sağlayan ve besin zinciri içinde yer alan kritik türleri barındıran,
• Küresel ve ulusal ölçekte dar yayılımlı, kritik, nesli tehdit ve tehlike altında endemik tür veya türlerin;
- üreme ve beslenme alanlarını ihtiva eden,
- hayati ihtiyaçlarını temin edebileceği uygun yaşama şartlarını sağlayan,
- göç ve yayılma alanlarını ve göç yollarını ihtiva eden,
• Ekolojik süreçleri, ekosistem hizmetlerini, ekolojik barınakları muhafaza eden, iklim değişikliklerine tampon sağlayan,
• Jeolojik ve jeomorfolojik açıdan istisnai özellikte olan
Alanlarda HES yapımına izin verilmeyeceği vurgulanmaktadır.

EKOLOJİK TEMELLİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA RAPORU HER PROJEDE YOK!
Yayımlanan ilke kararı her projede uygulama bütünlüğü sağlamak ve karar mekanizmasının dayanaklarını resmi yazılı hale getirilmesi açısından olumlu bir gelişmedir.
Ancak, HES’ler kapsamında yaşanan çevresel sorunlara kesin çözüm üretmekten ne yazık ki uzaktır. Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporu her HES projesi için hazırlanmamaktadır. ÇED raporu hazırlanan HES projelerinde bu rapor genellikle hazırlanmakla beraber, asıl sorunlu olan mikroHES olarak nitelendirdiğimiz, bir derenin üzerine onlarca yapılan 1-25 MW kurulu güce sahip olan HES projeleri için bu raporun hazırlanması zorunlu değildir. Valiliklerin insiyatifindedir.
Dolayısıyla ilke kararının 1. Maddesi doğrudan mikroHES’leri etkilemeyebilecektir.

TOPLAM ETKİ GÖZ ARDI EDİLİYOR!
HES projelerinde en önemli sorunlardan birisi de bir dere üzerine birçok HES projesinin yapılabilmesi veya bir derenin kollarında birçok HES projesinin yapılabilmesidir. Bu süreçte ne yazık ki “kümülatif etki değerlendirme” süreci işletilmemektedir. Böyle bir kavram ÇED Yönetmeliği’nde tanımlar kısmında dahi yer almamaktadır.
İlke kararlarının 1. Maddesine kümülatif çevresel etkilere de değerlendirilmemiştir.

KURAKLIK, SU MİKTARI DEĞERLENDİRMESİ YOK!
Ülkemizde yoğun bir kuraklık probleminin yaşandığı, içmesuyu kaynaklarının tükendiği, İstanbul gibi Ankara gibi kentlerin başka havzalarda başka kentlerin derelerinden su getirmeye çalıştığı bir dönemde, “kuraklık” sorununun HES projelerinin de bir parçası olduğu göz ardı edilmektedir.
İlke kararları kapsamında projenin yapılacağı havzadaki yer altı ve yerüstü su miktarı, kuraklık risk değerlendirmesi gibi biran önce hayata geçirilmesi gereken konular yer almamaktadır. Yani yapılacak HES projelerinde değerlendirme sürecinde “kuraklık” göz ardı edilmiştir.
2-3 yılda bir yoğunlaşan meteorolojik kuraklık somut bir gerçeklikken, bu kuraklığa karşı önlem alınması gerekmektedir.

YETERSİZ!
İlke kararlarının yayımlanmış olması önemli bir adım olmakla beraber, sorunun çözümünden uzak ve yetersizdir. Hazırlanan ilke kararlarında yine iki başlı çevre yönetimi, su yönetimi sorunu ortaya çıkmıştır. Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın bu ilke kararlarında yer almaması bunun göstergesidir.
Ülkemizde yaşanan kuraklık, ekolojik yıkımlara karşı HES projelerinin değerlendirilmesi ve ilke kararlarının güçlendirilmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı biran önce ilgili tüm paydaşları masa etrafına davet ederek gelen görüşleri, bilimsel raporları bu yasal metinlere aktarmalı ve uygulamalıdır.''




Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı