Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dizelde rekabeti yakıt ateşledi

PETROL Ofisi’nin Prodizel Plus’ı piyasaya sürmesi, Total ve Aytemiz Petrol’ün de Avrupa normlarına uygun motorin ithalatına başlaması, bir anda dizel otomotiv pazarını canlandırdı.

İthal araçların yanı sıra, Fiat, Renault, Ford, Hyundai gibi yerli üreticiler de dizel modelleriyle, hızla gelişen pazardan pay kapmaya çalışıyor.

PETROL Ofisi’nin yüksek setan sayısına sahip Prodizel Plus’ı piyasaya sürmesi, Total ve Aytemiz Petrol’ün de Türkiye’de üretilen motorine oranla 20 kat daha az kükürt içeren Avrupa normlarına uygun motorin ithalatına başlaması, otomotiv firmalarına yaradı. Daha önce Avrupa normlarına uygun motorin üretilmediği gerekçesiyle Türkiye’de dizel motorlu araç satmama kararı alan firmalar da devreye girince, otomotiv sektöründeki rekabet bir anda dizel’e kaydı.

1990’lı yılların güçsüz, gürültülü ve çevre düşmanı olarak nitelendirilen dizel motorlu araçlar, artık yerini küçük hacimli yeni nesil dizel motorlu araçlara bıraktı. Dizel motorlarda yaşanan bu gelişme, pazarın hızla büyümesine yol açtı. Bunun sonucunda, Avrupa otomobil pazarının yüzde 50’sini dizel motorlu araçlar ele geçirdi.

YAKIT KALİTESİ

Ancak, Avrupa otomobil pazarında yaşanan bu gelişmenin etkisi, Türk pazarına yansıyamadı. Buna da, dizel motorların yakıtı olan motorinin Türkiye’de ki kalite sorunu neden oldu. Türkiye’de üretilen kükürt oranı yüksek, setan sayısı düşük motorin, yeni nesil dizel motorlar üzerinde olumsuz etki yarattı.

Motorinin kalitesi yüzünden yaşanan sorunlar, otomotiv firmalarının da başını ağrıttı. Bir çok firma, Türkiye’de Avrupa normlarına uygun motorin üretilinceye kadar dizel motorlu araç ithal etmeme kararı aldı. Hatta bazı yerli otomobil üreticileri, ihraç amacıyla dizel motorlu araçlar üretmelerine karşın, ürettikleri bu otomobilleri iç piyasaya sürme yoluna gitmedi.

Arkadaşımız Ayşegül Akyarlı’nın yaptığı araştırmaya göre, yakıtın kalitesinden kaynaklanan bu olumsuzluklara rağmen, dizel motorlu araçların Türk otomotiv pazarındaki yüzde 5’lik payının, son iki yılda yüzde 15’e kadar ulaşması, akaryakıt dağıtım şirketlerinin de gözünü açtı. Bunun sonucunda, akaryakıt dağıtım şirketleri arasında yaşanan rekabet, bir anda promosyonlu satışlardan kaliteli ürün satışına kaydı. Petrol Ofisi, yakıtın daha iyi yanmasını ve yakıttan tasarruf sağlayan, yüksek setan sayısına sahip katkılı yeni motorini ‘Prodizel plus’ı piyasaya sürdü. Total ve Aytemiz Petrol ise Türkiye’de üretilenlere oranla 20 kat daha az kükürt içeren Avrupa normlarına uygun motorin ithalatına başladı. Bu yolla, Tüpraş’ın 2005 yılından itibaren Aliağa Rafinerisi’nde Avrupa normlarına uygun motorin üretimini beklemeden, yeni nesil dizel motorlu araç sahiplerini kendi istasyonlarına çekerek, pazardan pay kapma yarışına girdi. Akaryakıt dağıtım şirketleri arasındaki bu yarış, otomativ firmalarını da etkiledi.

Daha önce Avrupa normlarına uygun motorin üretilmediği gerekçesiyle Türkiye’de dizel motorlu araç satmama kararı alan bazı firmalar, bu kararlarından vaz geçmeye başladı. Aralarında Fiat, Renault, Ford, Hyundai, BMW, Audi, Citroen, Jaguar, Jeep, Land Rover, Mercedes, Nissan, Opel, Mitsubishi, Seat, Peugeot, Skoda, Volkswagen’in de bulunduğu bu firmalar, ek filtre sistemleriyle desteklenmiş dizel modelleriyle, hızla gelişen pazardan pay kapmaya çalışıyor.

Buna karşın, Toyota gibi bazı otomotiv firmaları ise, Avrupa normlarına uygun motorin satışının yeterince yaygınlaşmaması nedeniyle, dizel pazarına girmek için acele etmiyor. Toyota yetkilileri, ‘müşteri memnuniyeti açısından sorun yaşamamak için, Avrupa normlarına uygun motorin satışının tüm Türkiye’yi kapsamasını bekliyoruz’ diyor.

Arızaların kaynağı kükürtlü motorindi

Türkİye
’deki rafinerilerde dizel motorlu araçlar için üretilen motorin, yüksek oranda kükürt içeriyor. Avrupa ülkelerinde üretilen ve satılan motorin içerisindeki kükürt oranı ortalama 350 ppm olmasına karşın, Türkiye’de bu oran 4 bin 500 ppm’e kadar çıkıyor. Türkiye’de satılan motorin yakıtındaki bu olumsuzluk, özellikle modern teknolojili dizel motorlara önemli ölçüde zarar verebiliyor. Yeni üretilen araçlarda, yakıt besleme sistemleri yüksek basınç altında çalışacak şekilde ayarlanmış modern teknoloji ürünü dizel motorlar kullanılıyor. Motorinde bulunan yüksek orandaki kükürt, yüksek basınç altında sülfirik asite dönüşüyor. Bu da, motorun özellikle iç kısımlarında tahribata, silindir iç cidarlarında zamana ve kullanıma bağlı bir korozyona ve aşınmaya neden oluyor. Uzun sure bu şartlar altında çalışan dizel motorlar da arıza ve aksaklıklar ortaya çıkmaya başlıyor.

Akaryakıtçılar 2005’i bekliyor

ŞU
anda toplam satışının sadece yüzde 40’ını ithal etme hakkına sahip olan akaryakıt dağıtım şirketleri, sattıkları ürünlerin fiyatını da belirleyemiyor. Bu nedenle ithalata yönelen firmalar, zararı da sineye çekmek zorunda kalıyor. Ancak, 2005 yılından itibaren fiyat ve ithalatın serbest bırakılmasıyla birlikte, akaryakıt dağıtım şirketleri arasında yaşanan rekabet, daha da artacak. Tüpraş’ın üretime başlaması beklenmeden, Avrupa normlarına uygun motorin satışı, akaryakıt dağıtım şirketleri arasında yaygınlaşacak. Dizel araçlarda yakıttan kaynaklanan arıza sorunları da bu yolla ortadan kalkacak.
X