"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Diyet yapmadan da zayıflayabilirsiniz

Yazımın başlığının sizi şaşırtacağını biliyorum. şaşkınlığınızın, yazıyı okuyunca daha da artacağından eminim ama diyet yapmadan da zayıflamanız kesinlikle mümkün! Hatta fazla kiloları verip sağlıklı kiloda kalmanın yolu, bu işi diyet yapmadan da başarmayı öğrenmenizden geçiyor.

Bunun birinci nedeni, diyet listelerinin en büyük kusurunun birkaç haftadan fazla sürdüremeyecek kadar sıkıcı, zor ve sınırlayıcı olması, ikinci nedeni hiçbir diyetin ömür boyu sürdürülebilir öneriler içermemesidir. Özellikle çalışan, oradan oraya koşuşturan biriyseniz diyet reçetelerini uzun süre uygulamanız olanaksızdır. Bin bir zahmetle verilen kiloların diyet bırakılınca fazlasıyla geri alınması da bundandır.
En başarılı kilo verme merkezlerinde bile diyetle verilen kiloların en geç 1-2 yıl sonra yüzde 60’ı geri alınıyor. Diyetlerin bu kadar başarısız olmasının birinci nedeni uygulayanlarda yarattığı “stres” ve “yoksunluk duygusu”dur. Bu duygu büyük ümitlerle başlanan diyetlerin çoğu zaman 3-5 hafta en geç de 6 ay sonra bırakılmasına yol açar.
Diğer taraftan medikal-tıbbi - bir değerlendirmeden geçmeden doğrudan diyete başlayanları başarısızlığa mahkûm eden başka nedenler de vardır. Bunların en önemlisi, temelde yatan tıbbi problemi araştırmadan işe doğrudan düşük kalorili bir beslenme planı ile başlanmasıdır. Böyle bir programın başarılı olmasını beklemek hayaldir. Eğer hipotiroidiniz veya hiperinsüliniminiz varsa (yani siz yeteri kadar tiroid hormonu tüketemediğiniz veya aşırı miktarda insülin ürettiğiniz için kilo alıyorsanız) sadece yiyip içtiklerinizi azaltmanız, sorunu çözmeden sadece diyet yapmanız pek işe yaramayacaktır.

NASIL OLACAK?

Kilo sorununuz olduğunu düşünüyorsanız ve özellikle vermeniz gereken kilo miktarının 3-4 kilodan fazla olduğu kanaatindeyseniz, mutlaka tıbbi kontrollü, “medikal bir diyet programı”ndan faydalanmaya çalışın. Böyle bir program ile yola çıkmazsanız çok geçmeden mutsuz, kırgın, kızgın ve de “kronik diyetçi”lerden biri haline geleceğinizi unutmayın.
Yiyerek içerek de sevdiğiniz besinlerden de tümüyle vazgeçmeyerek ama sağlıklı, doğru ve düşük kalorili bir beslenme planı yapıp fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz.
Yapacağınız tek şey kilo verme döneminde yediklerinizi azaltıp, kilo koruma döneminde sadece ihtiyacınız kadar yemek olmalıdır. Önemli bir nokta da şu: Hiçbir kilo programını aktivite ile desteklenmeden sonuç vermez, verse bile başarı kalıcı olmaz.
Diyet yapmadan kilo vermek istiyorsanız formülümüz aynı: Yediklerinizi azaltın, aktivitenizi arttırın?

Zencefil bazı kanserleri önleyebiliyor

Zencefilin mide rahatsızlıklarına özellikle bulantıya iyi geldiği uzun zamandır biliniyordu. Yeni çalışmalar zencefil kökünden yapılan çayın kemoterapi sonrası bulantıları da azalttığını gösterdi. Diğer taraftan düzenli olarak zencefilden faydalananlarda özellikle sindirim sistemi tümörlerinin daha az görüldüğü belirtiliyor. Özellikle bulantı, hazımsızlık, gaz, şişkinlik sorunu olanlar zencefil çayından faydalanabilirler.

Hangi antibiyotikler gebelikte kullanılır

Hamilelik sırasında bakteriel enfeksiyonlar oluşabilir; solunum yolları, idrar yolları, genital organlar gibi birçok organ sistemi hastalıklarının antibiyotikle tedavi edilmesi gerekebilir. Bazı enfeksiyonlar gebeliğe de zararlı olabileceğinden ciddi belirtiler vermese bile tedavi edilmelidir. Gebelikte kullanılan antibiyotiklerin çeşidi, gebelikte ne zaman, ne kadar süreyle ve ne dozda kullanılacakları bu ilaçların güvenilirliğini belirleyen faktörlerdir.
Tedaviye karar veren hekimin önerileri doğrultusunda antibiyotikler güvenle kullanılabilir. Bazı antibiyotiklerin ise gebelikte kullanılması sakıncalıdır. (tetrasiklin gibi). Hamilelikte güvenle kullanılabileceği düşünülen antibiyotikler şunlardır:
· Amoksisilin
· Ampisilin
· Klindamisin
· Eritromisin
· Penisilin
DR. ERHAN CANKAT

Ağız kuruluğu çekiyorsanız?

Ağız kuruluğu sık görülen bir problem değildir. Bazen kan şekeri yükselmesi, seyrek olarak da tükürük bezi hastalıkları ile ilişkilidir. Nadiren romatizmal bazı sorunlardan da (Sjögren sendromu) kaynaklanabilir.
Diyabetli biriyseniz ve ağız kuruluğunuzun arttığını düşünüyorsanız kan şekerini kontrol ettirin, yükselmiş olabilir. Ağız kuruluğuyla başa çıkabilmek için çayınıza, suyunuza limon ekleyin. Sulu meyveleri tercih edin. Yiyeceklerinize daha fazla sos, salça, su ekleyin. Ağzınızda buz eritebilir, sık sık ılık su yudumlayabilirsiniz. şeker içermeyen şekerlemelerden de faydalanmanız yararlı olacaktır.
X