"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Divriği’de kitap aramak

DİVRİĞİ’de (Sivas) yaşayan bir okurum dün telefonla beni aradı ve haklı bir şikáyette bulundu:<br><br>"Yaşadığım yerde bir kitapçı yok, ben zaman zaman Sivas’a gidiyorum, orada Migros’ta da okumak istediğim kitapları bulamıyorum. Zaten iyi bir okurun kitabı bir markette araması da, Türkiye’ye özgü bir gariplik. Okuru buna mecbur eden dağıtım düzeninden yakınmak olağan."

Okurum, çözülemeyen, her geçen gün daha da kronikleşen bir sorundan söz ediyor.

Anadolu’nun bir çok bölgesine kitap ulaşamıyor. Büyük kentlerin büyük kitapçıları dışında, aradığınız kitabı bulmak bir rastlantı, bir şans.

Alışveriş merkezlerindeki marketlerde genellikle en çok satanlara yer veriliyor, oysa meraklı, belli konulara ilgisi yoğunlaşan bir okur bu kitapları alabilmeli.

Bir kaç yayınevi bir araya gelerek bir dağıtım şirketi kurdu ama ben bütün Türkiye’yi ve yayınevlerini içine alan güçlü bir dağıtım kurumundan söz etmek istiyorum.

Gerçekten de büyük yayınevleri birleşmeli, böyle bir dağıtım ağı kurmalı.

* * *

HER konuyu eksik bırakıyoruz, tamamlama duygusundan yoksunuz.

Kitap tanıtma ekleri var, çok az da televizyonlarda kitap tanıtma programları var. Diyelim ki okur, bir kitabı beğendi hemen gidip almak istiyor. İmkánsız, ya oradaki kitapçının keyfini, beğenisini bekleyecek ya da büyük zahmetlerle kitabı ısmarlayacaksınız.

Bu bütün yayınevlerini kapsayan dağıtım örgütünü kuranın ekonomik açıdan da güçlü bir yapıya kavuşacağı kanısındayım.

Çünkü bu kurumun, örgütün her yerde birer görevlisi olursa, bu işi gerçekleştirmek kolaylaşır.

Benim çözüm önerim farklı. Artık Türkiye’de bir kitap kulübü kurulmalıdır. Bence bu kulüp hem yayıncının hem yazarın hem de okurun lehine olacaktır.

Çünkü kulübe üye olan okur, kulübün çıkaracağı bültende, katalogta belli kitapları seçecek, ödentisi karşılığında indirimli kitabı aramaktan tepe sersemi olmadan alacaktır.

Bu statü gerçekleşirse, kulübe üye olan kişi hem yayınlardan haberdar olacaktır hem de seçim hakkını kullanarak kitabı elde edebilecektir.

Türkiye’de yayıncılık hálá bir sanayi haline gelemediyse, hálá esnaf düzeyinde kalmışsa, bunun ardında kitap kulübünün olmaması yatar. Küçük çaptaki dağıtım şirketleri bunun çaresi değildir.

Üstelik bu kulübün yaptığı yayınlarda, bir çok yazarın, eleştirmenin görüşü de yer alır, böylece okurlar kitap hakkındaki ön bilgiyi edinmiş olurlar.

Yıllar önce Bertelsmann böyle bir girişimde bulunmuştu, sonra da Tansu Çiller dönemindeki kriz nedeniyle gerçekleştirilemedi.

* * *

YAYINCILARIMIZIN biraz dünya ölçeğinde düşünmelerini öneriyorum, kısıtlı tirajı, dar boğazı aşmak için en akılcı çözüm budur.

Dünyayı izliyorlarsa bunun önemini bilirler.
X